Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2240 E. , 2024/1635 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2240 Karar No:2024/1635 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... ... Anonim Şirketi (...) Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtım lisansı sahibi
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2240 E. , 2024/1635 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2240 Karar No:2024/1635 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... ... Anonim Şirketi (...) Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtım lisansı sahibi davacı şirketin,15/08/2014 tarihine kadar davalı TEİAŞ tarafından tahsil edilen sistem kullanım ceza faturası bedellerinin iadesi istemiyle yapılan 15/08/2014 tarihli başvurusunun cevap verilmemek suretiyle (zımnen) reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 17/03/2022 tarih ve E:2016/3491, K:2022/1105 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Ocak 2007 - Ağustos 2012 dönemleri arası "fider açma" ihlâli ile Ocak 2008 - Ağustos 2012 dönemleri arası ve Temmuz 2014 dönemi reaktif enerji ihlâli nedeniyle düzenlenen sistem kullanım ceza faturaları yönünden; Anılan döneme dair düzenlenen sistem kullanım ceza faturalarının iptali istemiyle açılan davalarda, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kesinleşen mahkeme kararları sonucu, tahsil edilen miktarın iadesinin yapıldığı, anılan dönemlere ilişkin ceza faturalarının ayrı ayrı dava konusu edilmesiyle lehine sonuçlanan yargı kararları akabinde davacı şirkete iade edildiği, söz konusu dönemler için davalı idare tarafından iade yönünde bir işlem tesis edilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından, bu dönemler için karar verilmesine yer olmadığı; Eylül - Ekim - Kasım - Aralık 2012 dönemlerine ilişkin reaktif enerji ihlâli nedeniyle düzenlenen sistem kullanım ceza faturaları yönünden; Anılan döneme dair düzenlenen sistem kullanım ceza faturalarının iptali istemiyle açılan davalarda, ... İdare Mahkemesi'nce verilen ve henüz kesinleşmeyen kararların, içerik itibarıyla aynı dönemlerin incelenmesine ilişkin olduğu anlaşıldığından devam eden bir yargılama bulunan bu dönemlere yönelik istem yönünden derdestlik nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı; Ocak 2013 - Haziran 2014 dönemlerine ait reaktif enerji ve fider açma ihlâlleri nedeniyle düzenlenen sistem kullanım ceza faturaları yönünden; Davacı tarafından 21/12/2006 tarih ve 1029 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının (e) bendinde yer alan ve 2 numaralı ek "İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi"nin 1.5. maddesinin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kararı ile oluşan yeni hukuki durum sonrasında 15/08/2014 tarihli başvurusu ile, başvuru tarihine kadar tahsil edilen sistem kullanım ceza faturalarının iadesine ilişkin idari işlem tesis edilmesi yönünde davalı idareden talepte bulunulduğu, davacı şirket ile davalı idare arasında Sistem Kullanım Anlaşması'nın 14/08/2012 tarihinde imzalandığı, dolayısıyla, bu tarihe kadar 21/12/2006 tarih ve 1029 sayılı Kurul kararının (e) bendinde yer alan ve 2 numaralı ek "İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi"nin 1.5. maddesi dayanak alınarak sistem kullanım cezalarının tesis edildiği, ve bu tarihten sonra ise davacı şirket ile davalı idare arasında imzalanan Sistem Kullanım Anlaşması uyarınca cezaî şartın uygulandığı, söz konusu dönemler açısından "İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi"nin 1.5. maddesi kapsamında işlem tesis edilmediği anlaşıldığından, bu dönemler açısından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın incelenmeksizin reddine, kısmen davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, başvurusunun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında olduğu, cezaî yaptırımın kanunî dayanağının bulunmadığı, isnat edilen ihlâllerin mücbir sebepten kaynaklandığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanması olduğu; 2. maddesinde, bu Kanun'un, elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı, toptan veya perakende satışı, ithalat ve ihracatı, piyasa işletimi ile bu faaliyetlerle ilişkili tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüklerini kapsadığı; 3. maddesinde, bu Kanun'un uygulanmasında, bağlantı anlaşmasının, bir üretim şirketi, dağıtım şirketi ya da tüketicinin iletim sistemine ya da dağıtım sistemine bağlantı yapması için yapılan genel ve özel hükümleri içeren anlaşmayı; sistem kullanım anlaşmasının, bir üretim şirketi, tedarik lisansı sahibi şirket veya tüketicinin iletim sistemini ya da dağıtım sistemini kullanımına ilişkin genel hükümleri ve ilgili kullanıcıya özgü koşul ve hükümleri içeren anlaşmayı ifade edeceği; 5. maddesinin birinci fıkrasında, lisans sahibi tüzel kişilerin lisansları kapsamında sahip oldukları haklarına ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği kurala bağlanmıştır. 6446 sayılı Kanun'a dayanılarak çıkarılan ve 28/05/2014 tarih ve 29013 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Şebeke Yönetmeliği'nin "Reaktif enerjinin kompanzasyonu" başlıklı 14. maddesinde, "(1) İletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişiler tarafından; aylık olarak sistemden çekilen endüktif reaktif enerjinin sistemden çekilen aktif enerjiye oranı yüzde yirmiyi, aylık olarak sisteme verilen kapasitif reaktif enerjinin sistemden çekilen aktif enerjiye oranı ise yüzde onbeşi geçemez. (...) (4) Reaktif enerjiye ilişkin olarak birinci fıkrada belirtilen oranlara uyulmaması durumunda, kullanıcılara uygulanacak yaptırımlar bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenir."; "Bağlantı anlaşması, sistem kullanım anlaşması ve yan hizmet anlaşması" başlıklı 36. maddesinde, "(1) Tüzel kişi tarafından üretim lisansının TEİAŞ’a verildiği tarihten itibaren altmış gün içerisinde bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşması TEİAŞ tarafından tüzel kişiye önerilir. (...) Tüzel kişi TEİAŞ’ın anlaşma önerisine otuz gün içerisinde yazılı yanıt verir. (2) Tarafların mutabakatı hâlinde bağlantı ve/veya sistem kullanımına ilişkin hüküm ve şartları içeren bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşması imzalanır. TEİAŞ ve lisans sahibi tüzel kişinin, bağlantı ve/veya sistem kullanımına ilişkin anlaşmanın hükümleri üzerinde mutabakata varamamaları hâlinde, ihtilaflar Kanun'un ve tarafların ilgili lisanslarının hükümlerine göre Kurum tarafından çözüme kavuşturulur ve konu hakkında alınan Kurul kararları bağlayıcıdır. (3) İletim sistemine hâlihazırda bağlı olan üretim tesisleri ile bağlantı ve/veya sistem kullanımına ilişkin olarak üretim tesisleri dışında gerçek ve tüzel kişiler tarafından TEİAŞ’a yapılan diğer başvurularda da aynı süreç uygulanır." kurallarına yer verilmiştir. Davacı ile TEİAŞ arasında imzalanan İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşması'nın "Cezaî Şartlar" başlıklı 9. maddesinde, "TEİAŞ tesislerinde kullanıcının bağlı olduğu fidere 00.00-24.00 saatleri arasında 4 (dört) veya daha fazla arıza intikal ederek kesicinin açması" fiili cezaî şart uygulanması gereken ihlâl olarak tanımlanarak, bu ihlâl için, "00.00-24.00 saatleri arasındaki her 4 (dört) açma için içinde bulunulan aya ait Sistem Kullanım Fiyatına göre hesaplanan bedelin %1'i oranında ceza uygulanır. 4'ün (dört) katına ulaşmayan açma sayılarının 4'ün (dört) katına doğru aşağı çekilerek hesaplanır. Buna ilave olarak, günde 4 (dört) ve katlarında açma olmasa dâhi aylık toplamda 20'nin (yirmi) üzerinde açma olması hâlinde bu miktarın aşıldığı her bir açma için kullanıcının, içinde bulunulan aya ait Sistem Kullanım Fiyatına göre hesaplanan bedelin % 0,2'si oranında ceza uygulanır. Günde 4 (dört) ve katlarında açma olsa dâhi ayda toplam 12 (on iki) açmaya kadar ceza uygulanmaz. Test, tekrar kapama ve paralel arıza kapsamındaki fider açmaları bu açmalarda dikkate alınmaz" cezaî şartı; "İletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması" fiili cezaî şart uygulanması gereken ihlâl olarak tanımlanarak, bu ihlâl için, "kullanıcının o ayki sistem kullanım fiyatına göre hesaplanan bedelin %0,5'i oranında ceza uygulanır. Ceza, her uzlaştırma periyodu için yapılacak ölçümlerin sonucuna göre 00.00-24.00 saatleri arasında bir defadan fazla uygulanmaz. TEİAŞ tarafından sistem ihtiyacı için konulan kapasitör fider sayaç değerleri ölçümlere dâhil edilmez." cezaî şartı öngörülmüş; "Mevzuata Uyum" başlıklı 15. maddesinde, anlaşmanın yürürlük tarihinden sonraki mevzuat değişikliklerinin taraflar için bağlayıcı olacağı düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1) Temyize konusu İdare Mahkemesi kararının, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın incelenmeksizin reddine ve Nisan 2014 döneminde reaktif enerji ve fider açma ihlâlleri nedeniyle düzenlenen sistem kullanım ceza faturası yönünden davanın reddine ilişkin kısımlarının değerlendirmesinden; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, Ocak 2013 - Mart 2014 dönemine ait reaktif enerji ve fider açma ihlâlleri nedeniyle düzenlenen sistem kullanım ceza faturaları yönünden davanın reddine ilişkin kısmının değerlendirmesinden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; ikinci fıkrasında, idari uyuşmazlıklarda, dava açma süresinin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; 11. maddesinin birinci fıkrasında ise, ilgililer tarafından idarî dava açılmadan önce, idarî işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı bulunup bulunmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendine aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. Aktarılan mevzuat kuralları değerlendirildiğinde; idari işlemin tebliğinden sonra dava açma süresi içerisinde bu işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği veya 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye başvuru yapılabileceği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, anılan dönemlere ilişkin 15 adet sistem kullanım ceza faturasının (fatura numaraları:............................................) değişik tarihlerde tebliğ edildiği (sırasıyla tebliğ tarihleri: 24/06/2013, 24/06/2013, 24/06/2013, 24/06/2013, 24/06/2013, 21/08/2013, 09/09/2013, 03/10/2013, 30/10/2013, 27/11/2013, 24/12/2013, 08/02/2014, 24/02/2014, 24/03/2014, 21/04/2014), anılan faturaların dava açılmaksızın kesinleşerek tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Aktarılan süreç sonrasında davacı tarafından, 15/08/2014 tarihinde davalı idareye intikal eden başvuru dilekçesi ile sistem kullanım ceza faturaları uyarınca 15/08/2014 tarihine kadar tahsil edilen miktarın iadesinin talep edildiği, söz konusu başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde, "davalı idareye yapılan başvuru sonucunda 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davanın açıldığı" şeklinde açıklamaya yer verildiği görülmektedir. 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca, ilgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını isteyebilecekleri açıktır. İdari işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi gibi istemlerle yapılan başvurular 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında olup, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra idari işleme dayanılarak tahsil edilen miktarın iadesi istemiyle yapılan başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı tarafından, 21/12/2006 tarih ve 1029 sayılı Kurul kararının (e) bendinde yer alan ve 2 numaralı ek "İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi"nin 1.5. maddesinin yargı kararı ile iptal edilmesi sonucunda oluşan yeni hukukî durumdan yararlanmak amacıyla başvuru yapıldığı ifade edilmiş ise de, iadesi istemiyle başvurusu yapılan sistem kullanım ceza faturalarının, taraflar arasında imzalanan Sistem Kullanım Anlaşmalarından kaynaklandığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir. Bu durumda, davacının, dava konusu ettiği, sistem kullanım ceza faturaları uyarınca tahsil edilen tutarın iade edilmesi amacıyla 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yaptığı başvurunun reddi sonrasında dava açabileceğinin kabulü, kamu düzeninden sayılan dava açma süresinin göz ardı edilmesi sonucunu doğuracaktır. Bu itibarla, anılan sistem kullanım ceza faturalarının iptali istemiyle dava açma süresi içinde dava açılmadığı, dava açma süresi geçirildikten sonra faturalar uyarınca tahsil edilen tutarın iadesi istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye yapılan başvurunun dava açma süresini ihya etmeyeceği anlaşıldığından, bakılan davanın bu kısım yönünden, süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkân bulunmamaktadır. Belirtilen gerekçelerle, bu kısım yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır. 3) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, Mayıs ve Haziran 2014 dönemleri yönünden, davanın reddine ilişkin kısmının değerlendirilmesinden; Dosyanın incelenmesinden, Mayıs ve Haziran 2014 dönemlerine ilişkin sistem kullanım ceza faturalarının "reaktif enerji sınır değerinin aşılması" ihlâli nedeniyle düzenlendiği; davacı şirket ile TEİAŞ arasında Van 2, Adilcevaz, Bağışlı, Başkale, Engil, Erciş, Hakkari, Muş, Tatvan, Van trafo merkezleri için ayrı ayrı "İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığı; Bulanık trafo merkezi yönünden ise ceza faturasına konu dönemler itibarıyla taraflar arasında sistem kullanım anlaşması bulunmadığı anlaşılmıştır. 3.1. Mayıs 2014 dönemine ilişkin ... tarih ve ... sayılı sistem kullanım ceza faturası yönünden; 3.1.1. Fatura muhteviyatının 01/05/2014 - 27/05/2014 tarihlerine ilişkin kısmının değerlendirmesinden; 3.1.1.1. Bulanık trafo merkezi yönünden; Davacı şirket ile TEİAŞ arasında Bulanık trafo merkezi için iletim sisteminin kullanımı açısından kurulması gerekli akdî ilişkinin kurulmadığı anlaşılmıştır. Bu çerçevede, ceza faturasına konu ihlâlin Mayıs 2014 dönemine ilişkin olduğu, akdî ilişkinin zorunlu tarafı TEİAŞ tarafından hazırlanan ve Kurul tarafından onaylanarak yürürlüğe giren Yöntem Bildirimi'ne, tip sözleşmedeki hükümler nakledilmek suretiyle bu sözleşmenin hüküm ve sonuçlarının anılan dönem itibarıyla Bulanık trafo merkezi için sözleşme dışı davacı şirkete uygulanması yönündeki ilgili düzenleyici işlemlerin dayanağı kanunlarda herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu ilişkinin salt idarelerin ikincil nitelikteki düzenlemeleriyle kurulmasına ise hukuken imkân bulunmadığı görüldüğünden, Yöntem Bildirimi'nde yer alan cezaî şart hükümleri ihmâl edilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Diğer taraftan, dava konusu işlemin, iletim sistemini fiilen kullanması ve arz güvenliği nedenleriyle, davacı şirket açısından sözleşme hükümleri olmaksızın uygulanması gerektiği iddia edilebilirse de, işlemin, mahiyeti itibarıyla kullanıcılar tarafından sisteme verilen zararın karşılığı, başka bir anlatımla tazmini niteliğinde olmadığı, salt sözleşme hükümlerinin bu anlamda arz güvenliğinin ihlâli karşılığında öngörülen cezaî nitelikte bir işlem olduğu, kullanıcı tarafından sisteme verilen zararın ayrıca tazmin edileceği de açıktır. Bu itibarla, davacı şirket ile TEİAŞ arasında ceza faturasına konu ihlâl döneminde Bulanık için sistem kullanım anlaşması imzalanmadığından, bu anlaşmanın hükümleri, olması gereken akdî ilişkinin tarafı olan davalı idarece tek taraflı olarak hazırlanan İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimi uyarınca, akit dışı davacıya, TEİAŞ tarafından hukuken geçerli bir dayanak olmadan cezaî şart uygulandığı anlaşıldığından, söz konusu faturanın Bulanık trafo merkezine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. 3.1.1.2. Diğer trafo merkezleri yönünden; Davacı şirket ile TEİAŞ arasında sistem kullanım ceza faturasına esas alınan Van 2, Adilcevaz, Bağışlı, Başkale, Engil, Erciş, Hakkari, Muş, Tatvan, Van trafo merkezleri yönünden ayrı ayrı "İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığı, davacı şirket ile TEİAŞ arasında iletim sisteminin kullanımı açısından kurulması gerekli akdî ilişkinin kurulduğu, iadesi istenilen ceza faturalarının hukukî mahiyeti itibarıyla, sözleşmeden kaynaklanan bir cezaî şart niteliğinde olduğu, sistem kullanım anlaşmasını imzalamış ve bu anlaşmada yer alan hüküm ve şartları kabul etmiş taraflar hakkında uygulama alanı bulabileceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, "Sistem Kullanım Anlaşması"nın "Cezaî Şartlar" başlıklı 9. maddesinin anılan trafo merkezleri yönünden ihlâl edildiğinin sabit olduğu, idarî yaptırım niteliği bulunmayan anlaşmadan kaynaklanan cezaî şartın uygulandığı, dolayısıyla söz konusu faturanın anılan trafo merkezlerine ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. 3.1.2. Fatura muhteviyatının 28/05/2014 - 31/05/2014 tarihlerine ilişkin kısmının değerlendirmesinden; Dava konusu fatura ekinde yer alan reaktif kapasite aşımı ihlâline ilişkin "Ceza Muhteviyat Çizelgesi"nde, Sistem Kullanım Anlaşması'ndan farklı olarak, kullanıcı tarafından TEİAŞ'a ödenmesi gereken ceza kısmında "28/05/2014 tarih ve 29103 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Şebeke Yönetmeliği kapsamında cezai işlem Geçici 7. madde uyarınca değerlendirmeye alınmıştır." notu yer almış, uygulanacak oran ise %20 olarak belirtilmiştir. Buna göre, dava konusu faturada, Sistem Kullanım Anlaşması'nın 9. maddesinde belirlendiği şekliyle, kullanıcının o ayki sistem kullanım fiyatına göre hesaplanan bedelin %0,5'i üzerinden değil, Elektrik Şebeke Yönetmeliği'nin Geçici 7. maddesi uyarınca %20'si üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Elektrik Şebeke Yönetmeliği'nin "Reaktif enerji cezası" başlıklı Geçici 7. maddesinde, "İletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişiler tarafından, aylık olarak sistemden çekilen endüktif veya sisteme verilen kapasitif reaktif enerjinin aktif enerjiye oranının, 14. maddede düzenlenen oranları aşması durumuna ilişkin olarak, bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında Kurul kararı ile gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar, reaktif enerji kullanım oranı 14. maddeye göre değerlendirilir ve ihlâl tespiti durumunda kullanıcılara o ayki sistem kullanım fiyatına göre hesaplanan bedelin %20’si oranında ceza uygulanır." kuralına yer verilmiş olmakla birlikte, Dairemizin 18/02/2015 tarih ve E:2014/2924 sayılı kararıyla anılan düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına, 15/11/2018 tarih ve K:2018/3202 sayılı kararıyla da iptaline karar verilmiş olup, anılan düzenlemenin iptali ile birlikte hukukî sonuçlarının da ortadan kalkacağı tabiidir. Bu itibarla, sözleşmeden kaynaklanan bir cezaî şart niteliğinde olan "reaktif enerji sınır değerlerini aşan kullanıcılar aleyhine yaptırım uygulanmasına" ilişkin olarak iptal edilmiş Yönetmelik düzenlemesine göre hareket edilemeyeceği, mevcut sözleşme hükümlerinin esas alınması gerektiği anlaşıldığından, söz konusu faturanın anılan tarih aralığına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Mayıs 2014 dönemine ilişkin faturanın 01-27 Mayıs 2014 dönemine ilişkin kısmının Bulanık trafo merkezi dışındaki kalan trafo merkezleri yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla birlikte, dava konusu ceza faturasının bir bütün olarak "Mayıs 2014 dönemi Sistem Kullanım Ceza Ücreti"ne ilişkin tutarı içerdiği, konusunun ve içeriğinin ayrılamadığı görüldüğünden, tahsil edilen fatura tutarının iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 3.2. Haziran 2014 dönemine ilişkin ...tarih ve ... sayılı sistem kullanım ceza faturası yönünden; Dava konusu fatura ekinde yer alan reaktif kapasite aşımı ihlâline ilişkin "Ceza Muhteviyat Çizelgesi"nde, Sistem Kullanım Anlaşması'ndan farklı olarak, kullanıcı tarafından TEİAŞ'a ödenmesi gereken ceza kısmında "28/05/2014 tarih ve 29103 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Şebeke Yönetmeliği kapsamında cezai işlem Geçici 7. madde uyarınca değerlendirmeye alınmıştır." notu yer almış, uygulanacak oran ise %20 olarak belirtilmiştir. Buna göre, dava konusu faturada, Sistem Kullanım Anlaşması'nın 9. maddesinde belirlendiği şekliyle, kullanıcının o ayki sistem kullanım fiyatına göre hesaplanan bedelin %0,5'i üzerinden değil, Elektrik Şebeke Yönetmeliği'nin Geçici 7. maddesi uyarınca %20'si üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Elektrik Şebeke Yönetmeliği'nin "Reaktif enerji cezası" başlıklı Geçici 7. maddesinde, "İletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişiler tarafından, aylık olarak sistemden çekilen endüktif veya sisteme verilen kapasitif reaktif enerjinin aktif enerjiye oranının, 14. maddede düzenlenen oranları aşması durumuna ilişkin olarak, bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında Kurul kararı ile gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar, reaktif enerji kullanım oranı 14. maddeye göre değerlendirilir ve ihlâl tespiti durumunda kullanıcılara o ayki sistem kullanım fiyatına göre hesaplanan bedelin %20’si oranında ceza uygulanır." kuralına yer verilmiş olmakla birlikte, Dairemizin 18/02/2015 tarih ve E:2014/2924 sayılı kararıyla anılan düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına, 15/11/2018 tarih ve K:2018/3202 sayılı kararıyla da iptaline karar verilmiş olup, anılan düzenlemenin iptali ile birlikte hukukî sonuçlarının da ortadan kalkacağı tabiidir. Bu itibarla, sözleşmeden kaynaklanan bir cezaî şart niteliğinde olan "reaktif enerji sınır değerlerini aşan kullanıcılar aleyhine yaptırım uygulanmasına" ilişkin olarak iptal edilmiş Yönetmelik düzenlemesine göre hareket edilemeyeceği, mevcut sözleşme hükümlerinin esas alınması gerektiği anlaşıldığından, hukuka aykırı olarak düzenlenen sistem kullanım ceza faturası uyarınca tahsil edilen tutarın iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin bu kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, 2. ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın incelenmeksizin reddine ve Nisan 2014 dönemine ait sistem kullanım ceza faturası yönünden davanın reddine ilişkin kısımlarında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısımlarının ONANMASINA, 3. ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Ocak 2013 - Mart 2014 dönemlerine ait sistem kullanım ceza faturaları yönünden davanın reddine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 4. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne; 5. ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Mayıs ve Haziran 2014 dönemlerine ait sistem kullanım ceza faturaları yönünden davanın reddine ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 6. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 7. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca. bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 03/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.