12. Ceza Dairesi 2024/3332 E. , 2025/5353 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3394 E., 2024/393 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 say…
**12. Ceza Dairesi 2024/3332 E. , 2025/5353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3394 E., 2024/393 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 6.000.000,00 TL maddi tazminat ve 300.000,00 TL manevi tazminatın 04.04.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 340.326,00 TL maddi tazminatın ve 130.00,00 TL manevi tazminatın 04.04.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili ve davacı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; hükmün 3. paragrafının çıkarılarak yerine manevi tazminat talebinin reddine yazılması ve faiz başlangıç tarihinin 05.04.2016 olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine ve davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı düzenlendiğine, tazminatın hesaplanmasında munzam zararın, enflasyon farklarının da gözetilmesi gerektiğine, manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, el koyma işleminin hukuka uygun olduğuna ve davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu nedenle hükmün bozulması gerektiği hususuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/658 Esas 2020/965 Karar sayılı ceza dosyası incelendiğinde, 5607 sayılı yasaya muahlefet suçundan yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2159 D. İş sayılı ve 04.04.2016 tarihli kararı ile arama yapılmasına ve arama sonucu makul şüpheyi haklı kılan, geçici el konulan veya muhafaza altına alınan eşyaların el konulmasına karar verildiği ve 05.04.2016 tarihinde yapılan aramada davacıya ait 2480 adet İxpria K6 marka cep telefonu, 140 adet İxperia x1 marka cep telefonu, 450 adet Active Drops marka bitkisel ürün, 290 adet Prostat seti bitkisel ürün ve 969 kutu Panax ibareli hapa el konulduğu ve yapılan yargılama sonunda davacı hakkında beraat ve el konulan eşyaların sahiplerine iadesine hükmedildiği, hükmün 02.12.2021 tarihinde kesinleştiği, davacının el konulan eşyasından cep telefonlarının 02.12.2021 tarihi sonrasında Ticaret Bakanlığı'nın bila tarihli teslim fişi evrakından görüleceği teslim edildiği, diğer taraftan kalan bitkisel ürün, hap ve kutuların ise CBS'nin 02.01.2023 tarihli evrakından idrak edileceği üzere dava tarihine kadar davacıya teslim edilmediği ve adli emanet müdürlüğünde bulunduğu; bu kapsamda Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 30.05.2022 tarihli, 2021/237 Esas ve 2022/4191 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacının maddi zararı eşyanın el koyma tarihi itibariyle piyasa koşullarına uygun fiyatı ile davanın açıldığı tarih piyasa koşullarına uygun fiyatı arasındaki farka göre yukarıda belirtildiği üzere bir kısım eşyanın teslim edilmesi bir kısmının ise tesliminin yapılmamış olması ile birlikte eşyanı keyfiyeti ve teslimi halinde dahi artık piyasa koşullarına göre değeri dikkate alınarak hesaplanan, hükme ve denetime elverişli, açık ve belirli, hükme esas alınan nihai bilirkişi raporuna göre davacının maddi tazminat talebi cihetiyle haksız koruma tedbiri süresince mahrum kalınan gelir kaybı 340.326,00 TL olup, talep sonucu da gözetilerek el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazine'den alınarak davacıya verilmesine, öte yandan davacının manevi tazminat talebi yönünden de yukarıda izah edilen esaslar ile birlikte zenginleşme sonucu doğurmayan hak ve hakkaniyet gözetilerek manevi tazminat talebinin 130.000,00 TL'lik kısmının hakeza taleple bağlılık ilkesi gereği el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazine'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün 3. paragrafının çıkarılarak yerine manevi tazminat talebinin reddine yazılması ve faiz başlangıç tarihinin 05.04.2016 olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin (j) bendinde, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilerin uğramış olduğu zararları isteyebileceklerinin belirtildiği dikkate alınarak, davacının el konulan eşyalarından cep telefonlarının davacıya teslim edildiği ancak kalan bitkisel ürün, hap ve kutuların ise İstanbul Anadolu CBS'nin 02.01.2023 tarihli evrakından görüldüğü üzere ürünlerin bir kısmının adli emanet deposunda muhafaza edildiği ve davacıya teslim edilmediği anlaşıldığından, öncelikle el konulan bitkisel ürünlerin ekonomik değerini yitirip yitirmediği, son kullanma tarihlerinin geçip geçmediği ve el konulan ve savcılık adli emanetinde muhafaza altına alınmış eşyanın niteliği ve niceliği tereddütsüz olarak belirlendikten sonra, eşyanın el koyma anındaki piyasa koşullarına uygun rayiç değerinin ürün faturaları ve dosyada yer alan diğer belgeler dikkate alınarak bilirkişi tarafından tespit edilerek sonucuna göre maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi