4. Hukuk Dairesi 2010/8540 E. , 2011/11109 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 10/02/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi ta
**4. Hukuk Dairesi 2010/8540 E. , 2011/11109 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 10/02/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, usulsüz yapılan ihale nedeniyle oluşan kurum zararının tahsili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup, bu tür istemlerde uygulanacak faiz yasal faizdir. Davacı dava dilekçesinde zarar tutarına haksız eylem tarihinden yasal faiz yürütülmesini istediğine göre, yerel mahkemece istem gibi karar verilmesi gerekirken zarar tutarına dava tarihinden yasal faiz yürütülmesi biçiminde karar verilmiş olması doğru değildir. 3-Davalı ...’nün diğer temyiz itirazına gelince: Davacı eldeki davada, ihale harcama yetkilisi ve satın alma komisyon başkanı olan davalıların belirlenen ihale yaklaşık maliyet tutarının 2 katı üzerinden bir fiyatla tıbbi malzeme alımı yaptığını, aradaki fark kadar kurumun zarara uğratıldığını belirterek zararın ödetilmesini istemiştir. Dosya kapsamına göre; ihtiyaç nedeniyle 3 kalem tıbbi malzeme alımı için pazarlık usulü ile alım yapıldığı, alımı yapılan malzemelerden “ilaç kutusu” için 23.000 TL yaklaşık maliyet belirlendiği, 18.886 TL ile en avantajlı teklifi veren “Kutsan” firması ile vergi borcunun bulunması nedeniyle sözleşme imzalanamaması üzerine, 36.991 TL ile ikinci en iyi teklifi veren “Üniyay” firmasına ihale edilerek sözleşme imzalandığı anlaşılmaktadır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 44. maddesi ile Mal Alımı İhale Yönetmeliği 67. maddesinde; ”…en avantajlı teklif fiyatı ihale yetkilisince uygun görülmesi kaydıyla…, sözleşme imzalanır…” biçiminde düzenlemeye yer verildiği, bunun yanında Kamu İhale Genel Tebliğinin “Tekliflerin Alınması, Değerlendirilmesi” başlıklı 13. Bölüm C bendinde; “…İhale komisyonunca yaklaşık maliyet tespit edilirken değerlendirilmeyen her hangi bir husus olup olmadığını, verilen tekliflerin rayicin üzerinde olup olmadığını, gerçeği yansıtıp yansıtmadığını sorgulayarak…uygun görülürse en avantajlı teklif verene…” şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Açıklanan yasal düzenleme ve alt düzenlemelerle; en avantajlı teklifi verene ya da en avantajlı ikinci teklifi verene ihale olunurken komisyon tarafından önceden belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin bir kez daha gözden geçirilmesi, denetlenmesi rayice ve gerçek değerlere uygun olup olmadığının kontrol edilmesi amaçlanmıştır. Dosyadaki bilgi, belge ve delillerden; davalıların ihale yetkilisi ve satın alma komisyon başkanı olarak davaya konu edilen ihale komisyon kararında ve evraklarında imzalarının bulunduğu, yaklaşık maliyet bedelinin gerçek bedeli yansıtıp yansıtmadığı, tıbbi malzemenin rayiç bedelinin ne olduğu hususunda herhangi bir araştırma yapılmadığı, yukarıda açıklanan düzenlemelere uygun hareket edilmediği anlaşılmaktadır. Şu halde yerel mahkemece, anılan yönlere ilişkin olarak araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... yönünden, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı ...'den peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.