Hukuk Genel Kurulu 2018/983 E. , 2018/1822 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.06.2012 tarih ve 2011/159 E., 2012/307 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.12.2013 tarih ve 2013/1306 E., 2013/19226 K. sayılı kararı ile, “…Dava, basın yoluyla kişilik …
**Hukuk Genel Kurulu 2018/983 E. , 2018/1822 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.06.2012 tarih ve 2011/159 E., 2012/307 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.12.2013 tarih ve 2013/1306 E., 2013/19226 K. sayılı kararı ile, “…Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde, 11/01/2011 tarihli Star Gazetesi'nde "Üniversite Olaylarının Perde Arkası Notları TKP'den Çıktı" başlığı ile yayımlanan haberde kişilik haklarının ihlal edilmesi nedeniyle manevi zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini istemiştir. Davalılar, haberde kişilik haklarına saldırının söz konusu olmadığını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, güvenlik birimlerinden gelen cevabi yazılardan davaya konu haber içeriğinde yer alan şekilde bir soruşturma yapılmadığı anlaşıldığından, haberin gerçeğe uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; dava konusu haberde iddia edildiği gibi bir soruşturma yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak Emniyet Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye "bu hususun tespiti için yeterli bilginin mevcut olmadığı, ayrıntılı bilgi verildiği takdirde yeniden çalışma yapılabileceği" şeklinde muğlak cevap verildiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, davalıların dosyaya sunduğu delillerden, dava konusu haberde yer verilen hususları doğrular biçimde, davacı partinin isminin yer aldığı formlarda bazı üniversite öğrencilerinin özel yaşamlarına, kişisel ve siyasi eğilimlerine ilişkin notların bulunduğu, bu formlarda adı geçen öğrencilerin parti örgütüne ne şekilde kazandırılabileceklerinin, bu yolda hangi tanıdık veya yakınlarının kullanılabileceğinin yazılı olduğu, yine bazı belgelerde mevcut düzene karşı üniversiteliler tarafından konulacak tavrın nasıl etkin ve güçlü bir hale getirileceğine ve ne tür etkinlikler yapılacağına dair özel çalışmaların bulunduğu, bu çalışmaların davacı parti mensuplarınca hazırlandığı hususunun belirgin biçimde ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu haber ve davalılar tarafından sunulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; haberin görünür gerçeğe uygun olduğu, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı sonucuna varılmaktadır. Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davalıların manevi tazminatla sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.….”