TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ADNAN DER İN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2020/17721) Karar Tarihi: 10/5/2023 Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Muhterem İNCE Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucu : Adnan DER İN ve diğerleri bkz. ekli tablonun (C) sütunu Vekili : Av. Mehmet Kenan EREN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, işçilik a
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ADNAN DER İN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2020/17721) Karar Tarihi: 10/5/2023 Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Muhterem İNCE Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucu : Adnan DER İN ve diğerleri bkz. ekli tablonun (C) sütunu Vekili : Av. Mehmet Kenan EREN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, işçilik alaca ğı nedeniyle aç ılan davalar ın ayn ı maddi olaya dayan ılmak suretiyle aç ılan başka davalarda verilen kararlardan aksi bir sonuca ula şılarak reddedilmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvurular 29/6/2020 ve 30/6/2020 tarihlerinde yap ılm ıştır. 3. Ekli tabloda s ıralanan ba şvurular, ba şvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. Komisyonca ba şvurular ın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 4. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurular ın kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Konular ının ayn ı olmas ı nedeniyle ekli tablonun (B) sütununda numaralar ı belirtilen ba şvuru dosyalar ının ayn ı tablonun (1) numaral ı sat ırında yer alan 2020/17721 numaral ı bireysel ba şvuru dosyas ı ile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 3A. Başvurucular ın Açt ığı Davalar 8. Başvurucular iktisadi devlet te şekkülü olan Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret Anonim Şirketine ait Kemerköy Termik Santralinde alt i şverenin işçileri olarak 2011 yılında çal ışmaya başlam ıştır. Başvurucular, 2011 y ılı içinde hizmet kolunda faaliyette bulunan Türkiye Enerji Su ve Gaz İş Sendikas ına (TES-İŞ/Sendika) üye olup Elektrik Üretim A.Ş.nin (EÜA Ş) Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerinde alt işveren şirketleri n personeli olarak zincirleme i ş sözleşmesiyle çal ışmaktad ır. 9. Yeniköy ve Kemerköy Santralleri, öncesinde Yeniköy Yata ğan Elektrik Üretim ve Tic. A. Ş. ve Kemerköy Elektrik Üretim ve Tic. A. Ş. (KEAŞ) taraf ından işletilmekte olup Özelleştirme Yüksek Kurulunun 7/8/2014 tarihli ve 2014/78 say ılı özelleştirme karar ına istinaden tüm hak ve borçlar ıyla 23/12/2014 tarihinde dava d ışı Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A. Ş.ye devredilmi ştir. 10. Başvurucular; 2013 y ılı içinde dava d ışı taşeron firmalar ile i şveren aras ında akdedilen sözle şmelerin muvazaal ı olarak akdedildi ğini, kendilerinin i şveren işçisi say ılarak işveren ile Sendika aras ında akdedilen i şletme toplu i ş sözleşmesindeki ( İTİS) haklardan yararlanmalar ı gerektiğini, gerçekte as ıl işverenin i şçisi olduklar ını belirterek buna ili şkin muvazaan ın tespiti ile as ıl işverenin i şçisi say ılarak toplu i ş sözleşmesinden (T İS) yararland ırılmak amac ıyla 12/2/2014 tarihinde Milas 1. Asliye Hukuk ( İş) Mahkemesinde dava açm ıştır. 11. Yarg ılama s ıras ında başvurucular ın çal ıştığı KEAŞ ile diğer baz ı kamu şirketleri 30/7/2015 tarihli Yüksek Planlama Kurulu karar ıyla 18/6/1984 tarihli ve 18435 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan 233 say ılı Kamu İktisadi Te şebbüsleri Hakk ında Kanun Hükmünde Kararname'nin 38. maddesi gere ğince tasfiye edilmi ş, tüm hak ve borçlar ıyla birlikte EÜA Ş'a devredilmi ştir. 12. Mahkeme ba şvurucular ın 30/6/2013 tarihinden sonraki dönem bakımından EÜAŞ Genel Müdürlü ğünün işçileri oldu ğunun tespitine ve bu dönem için T İS'ten yararlanmalar ı gerektiğinin kabulüne karar vermi ş, işçilik alacaklar ına hükmetmi ştir. 13. Karara kar şı başvurucular temyiz kanun yoluna ba şvurmam ış, EÜAŞ'ın temyizi üzerine ilk derece mahkemesi kararlar ı Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesince onanara k kesinleşmiştir. 14. Başvurucular; bu defa EÜA Ş'a ait işyerinde çal ışan ve Sendika üyesi olan işçilerin as ıl işverenin i şçisi oldu ğu hâlde muvazaal ı olarak alt i şveren işçisi gibi gösterildi ğini, işverenin daha az maliyetle i şçi çal ıştırmak için bu yola ba şvurduğunu, bu açıdan bireysel ve kolektif haklar ının k ısıtland ığını, hâlen yürürlükte bulunan T İS hükümlerinden sendika üyeli ği nedeniyle yararlanmalar ı gerektiğini ileri sürerek ba ştan beri daval ının işçisi say ılmalar ı ve bu suretle 30/6/2013 ile 23/12/2014 tarihleri aras ındaki döne m bak ımından EÜA Ş işçisi olduklar ı, sendika üyeliklerinin i şyerine bildirildi ği tarihinden itibaren T İS'ten yararland ırılmalar ı gerektiğinin tespiti ile sözle şmeden kaynaklanan i şçilik alacaklar ının (ücret fark ı, iş güçlüğü tazminat ı, ikramiye, sosyal yard ım, ilave tediye ve vardiya tazminat ı) tahsili istemiyle Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) ayr ı ayr ı dava açm ışlard ır. Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 415. Mahkeme kararlar ında, davalar ın k ısmen kabulüyle ba şvurucular ın 30/6/2013 ile 23/12/2014 tarihleri aras ındaki dönem bak ımından EÜA Ş işçisi olduklar ı ve sendika üyeliklerinin i şyerine bildirildi ği tarihinden itibaren T İS'ten yararland ırılmalar ı gerektiğinin tespitine, i şçilik alacaklar ına ilişkin taleplerin reddine karar verilmi ştir. 16. Mahkeme; karar gerekçelerinde, Yarg ıtay denetiminden geçerek kesinle şen ayn ı mahiyetteki çok say ıda davay ı da emsal göstermek suretiyle ba şvurucular ın farkl ı haz ırlanan tek tip sözle şmeler ile -ihaleyi alan firmalar de ğişse dahi- EÜA Ş bünyesinde çal ışmalar ını kesintisiz devam ettirdiklerini, bu firmalar ile yap ılan alt i şverenlik sözle şmelerinin 22/5/2003 tarihli ve 4857 say ılı İş Kanunu'nun 2. maddesine ayk ırı ve muvazaal ı olduğunu, alt işverenlerin yapt ıklar ı as ıl işin işçi temini oldu ğunu belirtmi ştir. Mahkeme ayr ıca muvazaaya ili şkin tespitin 30/6/2013 tarihinden itibaren yap ıldığını ve daval ılar lehine usule ilişkin kazan ılm ış hak teşkil etmesi nedeniyle 30/6/2013 ile 23/12/2014 tarihleri aras ındaki dönem bak ımından as ıl işveren-alt i şveren ilişkisinin muvazaal ı olduğunu kabul ederek bu tarihler aras ındaki dönem için davac ı işçilerin sendika üyeliklerinin i şyerine bildirildiği tarihten itibaren T İS'ten yararlanmalar ı gerektiğini ifade etmi ştir. Buna göre Mahkeme; başvurucular ın devir tarihi olan 23/12/2014 tarihine kadar olan ücretleri talep etti ğini, iş sözleşmesinin devir tarihinden sonra da devam etti ğini, işbu davan ın iki y ıllık süre geçtikten sonra aç ıldığını ve Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin 6/11/2018 tarihli ve E.2017/17244, K.2018/23666 say ılı karar ında kanunda bahsedilen iki y ıllık sürenin hukuki niteli ğinin hak düşürücü süre olarak kabul edildi ğini vurgulayarak alacak kalemleri yönünden taleplerin reddine karar vermi ştir. 17.İstinaf dilekçelerinde ba şvurucular vekili; daval ı EÜAŞ'ın devralan de ğil devreden şirket olarak kabul edilmesinin hatal ı olduğunu, başvurucular ın 30/6/2013 ile 23/12/2014 tarihleri aras ındaki dönem bak ımından EÜA Ş işçisi olduğunun tespitine dair kararlardaki hükmün kald ırılarak başvurucular ın baştan itibaren daval ı EÜAŞ Genel Müdürlüğünün işçisi say ılmas ı gerektiğinin tespiti şeklinde hüküm kurulmas ı gerektiğini ifade etmi ştir. Başvurucular; yarg ılama esnas ında Yatağan Asliye Hukuk ( İş) Mahkemesinde ayn ı mahiyette aç ılan davalar ın kabul edildi ğini, Bölge Adliye Mahkemesi taraf ından onand ığı dile getirilmi ş olmas ına rağmen aksi yönde karar verildi ğini iddia ederek karar ın kendilerinin daval ı EÜAŞ işyerlerinde meri olan 1/3/2013-28/2/2015 yürürlük süreli, 1/11/2013 imza tarihli, 15. dönem İTİS'ten yararland ırılmalar ı gerektiğinin tespiti şeklinde değiştirilmesine karar verilmesini talep etmi ştir. 18. Başvurucular yine sendika üyeli ğinin işverene bildirildi ği tarihten itibaren TİS'ten yararland ırılmalar ı gerektiğinin tespiti yerine EÜA Ş'ın TİS'inden yararland ırılmalar ı gerektiğinin tespiti şeklinde bir ifadenin yaz ılmas ının yerinde olaca ğını belirtmiştir. Ayr ıca EÜAŞ'ın devreden şirket oldu ğu, bu nedenle de iki y ıllık zamana şımının geçirildi ği şeklinde bir savunmada ve iddiada bulunulmad ığı, bir işletmeyi aktif ve pasifiyle devralan ın alacakl ılara karşı sorumlulu ğunun devrin ticari i şletmeler için Ticaret Sicil Gazetesi'nde yay ımlanmas ından itibaren ba şlayacağı vurgulanarak karar ın bozulmak suretiyle ortadan kald ırılmas ı talep edilmi ştir. 19.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararlarda; başvurucular ın 30/6/2013 ile 23/12/2014 tarihleri aras ındaki dönem bak ımından EÜA Ş işçisi olduğunun tespiti hükmünün kald ırılarak özellikle davac ının 14/7/1965 tarihli ve 657 say ılı Devlet Memurlar ı Kanunu'nun 4-C maddesi gere ğince başvuruda bulunabilece ğini ve bu başvurular ın sağlıklı şekilde sonuçland ırılabilmesi için ba şvurucular ın baştan itibaren daval ı Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 5EÜAŞ Genel Müdürlü ğünün işçisi say ılmas ı gerektiğinin tespiti şeklinde hüküm kurulmas ı gerektiğini, Yarg ıtay denetiminden onanarak geçen ayn ı mahiyette seri dosyalardaki muvaza a tespitinin bu davada uyu şmazl ık konusu olan 12/2/2014 ile 23/12/2014 tarihleri aras ındaki dönem için de geçerli ve kesin hüküm niteli ğinde olduğunu ifade etmi ştir. 20. Kararda, ba şvurucular ın 12/2/2014 ile 23/12/2014 tarihleri aras ında alt işveren-as ıl işveren ilişkisinde muvazaa tespitini talep etmesinde hukuki yarar ı bulunduğu, bu nedenle muvazaa tespitinin ba şlang ıç tarihinin daha önce verilen kararda belirtilen 30/6/2013 tarihi değil önceki davan ın aç ıldığı 12/2/2014 tarihi olmas ı gerektiği belirtilerek Mahkemenin karar ı kald ırılm ış; başvurucular ın 12/2/2014 ile 23/12/2014 tarihleri aras ındaki dönem bak ımından EÜA Ş işçisi oldu ğunun ve sendika üyeli ğinin işyerine bildirildi ği tarihten itibaren T İS'ten yararland ırılmas ı gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekti ği şeklinde yeniden hüküm kurulmu ştur. 21.İstinaf kararlar ında devir tarihinden sonraki çal ışmalar nedeniyle do ğan işçilik alacaklar ından devreden i şverenin sorumlulu ğunun bulunmad ığının aç ık olduğu, başvurucular ın devir-özelle ştirme tarihi olan 23/12/2014 tarihine kadar olan ücretleri talep ettiği, iş sözleşmesinin devir tarihinden sonra da devam etti ği, davan ın iki y ıllık süre geçtikten sonra aç ıldığının sabit oldu ğu ve Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin 6/11/2018 tarihli ve E.2017/17244, K.2018/23666 say ılı karar ında kanunda geçen iki y ıllık sürenin hukuki niteliğinin hak dü şürücü süre olarak kabul edildi ği ve resen dikkate al ınarak alacak kalemleri yönünden taleplerin reddine karar verilmesinin isabetli oldu ğu belirtilmi ştir. 22. Gerekçede; ba şvurucular ın ilk davan ın aç ıldığı 12/2/2014 tarihinden özelleştirmenin gerçekle ştiği 23/12/2014 tarihine kadar alacaklar ının hesap edilmesi gerektiğini dava dilekçesinde ifade etti ği, dolay ısıyla bu hususun ba şvurucular ın kabulünde ve bağlay ıcı olduğu vurgulanm ıştır. Hak düşürücü sürenin Mahkemece resen inceleme konusu yap ılmas ı gerektiği dikkate al ındığında sürenin zamana şımı niteliğinde oldu ğu ve daval ının devreden de ğil devralan oldu ğu yönündeki istinaf sebeplerinin yersiz oldu ğu belirtilmiştir. Neticede İstinaf Dairesi ba şvurucular ın bireysel ba şvuru konusu yaz ılı hususlarla ilgili istinaf taleplerini esastan reddetmi ştir. 23. Başvurucular kararlar ı ayn ı iddialarla temyiz etmi ş; Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesi, somut davalarda verilen hükmün temyiz kesinlik s ınırını aşacak mahiyette ileriye yönelik etkisinin bulunmad ığını vurgulayarak reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktarlar ın ayr ı ayr ı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibar ıyla temyiz kesinlik s ınırı alt ında kald ığını belirtmiş, temyiz istemlerinin reddine karar vermi ştir. 24. Nihai kararlar 18/3/2020 tarihinde ba şvuruculara tebli ğ edilmiştir. Başvurucular 29/6/2020 ve 30/6/2020 tarihlerinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. B. Başvuru Konusu Davayla Benzer Olup Milas Asliye Hukuk Mahkemesinde Aç ılan Davalar ın Süreçleri 25. Başvurucularla ayn ı durumda olan ba şka işçiler taraf ından ayn ı hukuksal nedenlerle aç ılan davalarda Milas Asliye Hukuk Mahkemesi ba şvuru konusu davalardaki benzer gerekçelerle i şçilerin alacak taleplerinin reddine karar vermi ştir. Mahkemenin söz konusu davalara ili şkin gerekçesinde, devir tarihinden sonra iki y ıllık sürenin geçmesi nedeniyle daval ı işverenin alacak kalemlerinden sorumlu olmayaca ğına vurgu yap ılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 626. Davac ılar ın istinaf talepleri, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. 7. ve 9. Hukuk Dairelerinin muhtelif tarihlerdeki kararlar ı ile esastan kesin olarak reddedilmi ştir. Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen bir k ısım dava istinaf incelemesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmi ş, an ılan Daire bu davalarla ilgili olarak muvazaa tespit tarihi aç ısından hükümleri düzeltmi ş, işçilik alacaklar ıyla ilgili olarak di ğer Daireler yönünde de ğerlendirmeler yapmak suretiyle bu yöndeki talepleri reddetmi ştir (İzmir 15. Hukuk Dairesinin 2/3/2022 tarihli ve E.2019/2382, K.2022/331 say ılı karar ı). 27. Esastan ret karar ı veren İstinaf Dairelerinin gerekçelerinde, Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin 6/11/2018 tarihli ve E.2017/17244, K.2018/23666; 16/10/2018 tarihli ve E.2018/4285, K.2018/22218 say ılı kararlar ı ile Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesinin 2/10/2018 tarihli ve E.2015/21724, K.2018/17274 say ılı karalar ına at ıf yap ılm ıştır. Davac ılar ın devir-özelle ştirme tarihi olan 23/12/2014 tarihine kadar olan ücretleri talep ettikleri, i ş sözleşmelerinin devir tarihinden sonra da devam etti ği, davalar ın iki y ıllık süre geçtikten sonra aç ıldığının sabit oldu ğu belirtilmi ştir. Mahkemece 4857 say ılı Kanun'un 6. maddesinin üçüncü f ıkras ında da devredenin sorumlulu ğunu s ınırlayan iki y ıllık sürenin hukuki niteli ği hak düşürücü süre olarak kabul edilerek ve bu sebeple resen dikkate al ınarak alacak kalemleri yönünden taleplerin reddine karar verilmesinin isabetli oldu ğu vurgulanm ıştır. Neticede İstinaf Daireleri davac ı işçilerin istinaf taleplerini esastan reddetmi ştir. C. Başvurucular ın Sundu ğu Başvuru Konusu Davayla Benzer Olup Yata ğan Asliye Hukuk Mahkemesinde Aç ılan Davalar ın Süreçleri 28. Davac ılar, EÜAŞ'ın Yeniköy Termik Santrallerinde TES- İŞ üyesi ve alt i şveren şirketlerin personeli olarak zincirleme i ş sözleşmesiyle çal ışmıştır. Davac ılar ın başvurucular ile ayn ı hukuksal nedenlerle açt ıklar ı davalarda Yata ğan Asliye Hukuk Mahkemesi i şverenin muvazaal ı işçi çal ıştırdığını, sendika üyesi olan davac ılar ın TİS'teki işçilik alacaklar ına hak kazand ıklar ını belirtilerek alacak taleplerinin k ısmen kabulüne karar vermi ştir. 29. Daval ılar ın istinaf talepleri, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Huku k Dairesinin muhtelif tarihlerdeki kararlar ıyla esastan kesin olarak reddedilmi ştir. Kararlarda işyerinin devriyle ilgili olarak kanunda öngörülen hak dü şürücü süre yönünden herhangi bir değerlendirme yap ılmam ıştır. 30. Temyiz edilen kararlar yönünden Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesi temyize konu edilen miktarlar ın karar tarihi itibar ıyla temyiz kesinlik s ınırının alt ında kald ığını belirterek temyiz istemlerinin reddine karar vermi ştir. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 1. Kanun Hükmü31. 4857 say ılı Kanun'un " İşyerinin veya bir bölümünün devri" kenar başlıklı 6. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: - İşyeri veya i şyerinin bir bölümü hukukî bir i şleme dayal ı olarak ba şka birine devredildi ğinde, devir tarihinde i şyerinde veya bir bölümünde mevcut olan i ş sözleşmeleri bütün hak ve borçlar ı ile birlikte devralana geçer. Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 7Devralan i şveren, işçinin hizmet süresinin esas al ındığı haklarda, i şçinin devreden işveren yan ında işe başlad ığı tarihe göre i şlem yapmakla yükümlüdür. Yukar ıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce do ğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan i şveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden i şverenin sorumlulu ğu devi r tarihinden itibaren iki y ıl ile s ınırlıdır.'' 2. Yarg ı Kararlar ı 32. Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesinin 2/10/2018 tarihli ve E.2015/21724, K.2018/17274 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... Davac ı vekili, davac ının 01/03/2007-24/06/2011 tarihleri aras ında taşeron işveren Seven İnşaat A.Ş bünyesinde temizlik görevlisi olarak daval ı as ıl işveren İstanbu l Üniversitesine ba ğlı Cerrahpa şa T ıp Fakültesinde çal ıştığını, haklar ı ödenmeden istif a dilekçesi imzalat ılarak iş akdinin feshedildi ğini ileri sürerek k ıdem ve ihbar tazminat ı ile yıllık izin ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklar ını istemiştir. 2- İşyeri devrinin i ş ilişkisine etkileri ile i şçilik alacaklar ından sorumluluk bak ımından taraflar aras ında uyuşmazl ık söz konusudur. İşyeri devrinin esaslar ı ve sonuçlar ı 4857 say ılı İş Kanununun 6 nc ı maddesinde düzenlenmi ştir. Sözü edilen hükümde, i şyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan i ş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlar ıyla devralan i şverene geçeceği öngörülmü ştür. Devir tarihinden önce do ğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden i şverenle devralan i şverenin birlikte sorumlu olduklar ı ayn ı yasan ın üçüncü f ıkras ında belirtilmi ş, devreden i şverenin sorumlulu ğunun devir tarihinden itibaren iki y ıl süreyle s ınırlı olduğu hükme ba ğlanm ıştır. ... İşyerinin devredildi ği tarihe kadar do ğmuş bulunan ücret, fazla çal ışma, hafta tatili çal ışmas ı, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 say ılı Kanunun 6 nc ı maddesi uyar ınca devreden i şveren ile devralan i şveren mü ştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki y ıl süreyle s ınırlıdır. Devir tarihinde n sonraki çal ışmalar sebebiyle do ğan sözü edilen i şçilik alacaklar ı sebebiyle devrede n işverenin sorumlulu ğunun olmad ığı aç ıktır. Bu bak ımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çal ışma, hafta tatili çal ışmas ı, bayram ve genel tatil ücreti gibi i şçilik alacaklar ından devralan i şveren tek ba şına sorumlu olacakt ır. ... Davac ının daval ı [S.İ.T.T.] A.Ş. nezdinde 01.01.2007-30.06.2008 ve 01.01.2010-31.03.2011 tarihleri aras ında olmak üzere iki çal ışma dönemi oldu ğu ve davac ının 01.07.2008-31.12.2009 aras ında başka bir alt i şveren nezdinde çal ıştığı anlaşılmıştır. Yukar ıdaki ilke kararlar ımızda da aç ıkça belirtildi ği üzere, 4857 say ılı Kanunun 6 nc ı maddesi uyar ınca devreden alt i şveren aç ısından devir tarihinden itibaren iki y ıl süreyle, Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 8kendi nezdindeki çal ışma süresi ve ücreti ile s ınırlı sorumluluk olmakla davac ının daval ı [S.İ.T.T.] A.Ş. nezdinde çal ıştığı ilk dönem olan 01.01.2007-30.06.2008 tarihi aras ı çal ışmalar ı dava tarihi itibariyle iki y ıllık hak dü şürücü süreye u ğram ış olup bu dönem çal ışmalar ı için daval ı şirketin ulusal bayram ve genel tatil ücret alaca ğından sorumlu tutulmas ı hatal ıdır. Ayr ıca, daval ı [S.İ.T.T.] A.Ş. nezdinde davac ının çal ıştığı ve hak dü şürücü süreye uğramayan 01.01.2010-31.03.2011 tarihleri aras ındaki süreler olmakla davaya konu ulusa l bayram ve genel tatil alacaklar ından çal ışılan süreyle s ınırlı olarak hesaplama yap ılmas ı gerekirken daval ı alt işveren Seven İnşaat Temizlik Turizm A. Ş. son alt i şveren olmad ığı halde dava d ışı diğer alt işverenler nezdinde geçen sürelerden de sorumlu tutulmas ı hatal ıdır. Şu halde, davac ıya çal ışma şekline göre Toplu İş Sözleşmelerinde belirlenen fazla çal ışma ödemesinin yap ıldığı, davac ının ödemesi yap ılan süreden daha fazla çal ıştığını yaz ılı bir delil ile ispatlayamad ığı, daha fazla çal ışman ın salt tan ık beyanlar ına göre ispat ının mümkün olmad ığı anlaşıldığından davac ının fazla çal ışma talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yan ılgılı değerlendirme ile kabul edilmesi hatal ı olup bozmay ı gerektirmi ştir. ..." 33. Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin 16/10/2018 tarihli ve E.2018/4285, K.2018/22218 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... Davac ı vekili, müvekkilinin daval ıya ait işyerinde elektrik açma kesme i şçisi olarak çal ıştığını, askerlik nedeniyle i şten ayr ıldığını beyanla k ıdem tazminat ı, y ıllık izin ve bi r kısım işçilik alacaklar ının daval ılardan tahsilini talep etmi ştir. ... 4-İşyeri devrinin i ş ilişkisine etkileri ile i şçilik alacaklar ından sorumluluk bak ımından taraflar aras ında uyuşmazl ık söz konusudur. İşyeri devrinin esaslar ı ve sonuçlar ı 4857 say ılı İş Kanunu'nun 6. maddesinde düzenlenmi ştir. Sözü edilen hükümde, i şyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan i ş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlar ıyla devralan i şverene geçeceği öngörülmü ştür. Devir tarihinden önce do ğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlarda ise, devreden i şverenle devralan i şverenin birlikte sorumlu oldu ğu ayn ı Kanun'un 3. f ıkras ında aç ıklanm ış ve devreden i şverenin sorumlulu ğunun devir tarihinden itibaren i ki yıl süreyle s ınırlı olduğu hükme ba ğlanm ıştır. İşyeri devri halinde k ıdem tazminat ı bak ımından devreden i şveren kendi dönemi v e devir tarihindeki son ücreti ile s ınırlı olmak üzere sorumludur. Mülga 1475 say ılı İş Kanunu'nun 14/2. maddesinde devreden i şverenin sorumlulu ğu bak ımından bir süre öngörülmedi ğinden, 4857 say ılı İş Kanunu'nun 6. maddesinde sözü edilen devreden i şveren için iki y ıllık süre s ınırlamas ı, k ıdem tazminat ı bak ımından söz konusu olmaz. O hald e kıdem tazminat ı işyeri devri öncesi ve sonras ında geçen sürenin tamam ı için hesaplanmal ı, ancak devreden i şveren veya i şverenler bak ımından kendi dönemleri ve devir tarihindek i ücret ile s ınırlı sorumluluk belirlenmelidir. Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 9Feshe ba ğlı diğer haklar olan ihbar tazminat ı ve kullan ılmayan izin ücretlerinden sorumluluk ise son i şverene ait olmakla devreden i şverenin bu i şçilik alacaklar ından sorumlulu ğu bulunmamaktad ır. Devralan i şveren ihbar tazminat ı ile kulland ırılmayan izi n ücretlerinden tek ba şına sorumludur. İşyerinin devredildi ği tarihe kadar do ğmuş bulunan ücret, fazla çal ışma, hafta tatili çal ışmas ı, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 say ılı Kanun'un 6. maddesi uyar ınca devreden i şveren ile devralan i şveren mü ştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki y ıl süreyle s ınırlıdır. Devir tarihinde n sonraki çal ışmalar sebebiyle do ğan sözü edilen i şçilik alacaklar ı sebebiyle devrede n işverenin sorumlulu ğunun olmad ığı aç ıktır. Bu bak ımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çal ışma, hafta tatili çal ışmas ı, bayram ve genel tatil ücreti gibi i şçilik alacaklar ından devralan i şveren tek ba şına sorumlu olacakt ır. Somut olayda, İşletme Hakk ı Devir Sözle şmesinin 01.01.2011 tarihli oldu ğu [G.E]nin bu tarihten itibaren iki y ıl sorumlulu ğunun devam etti ği, dava açma tarihi itibariyle feshe bağlı haklardan k ıdem tazminat ından kendi dönemi ve ücretiyle sorumlu tutulmas ı gerektiği diğer alacaklar için iki y ıllık hak düşürücü sürenin geçti ği anlaşılmaktad ır. Devralan son işveren tüm dönemden sorumludur. Hüküm kurulurken alaca ğın tamam ı belirlenip daval ılar ın sorumlu tutulabilece ği miktarlar ayr ı, ayr ı belirlenerek hüküm kurulmal ıdır. ..." 34. Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin 6/11/2018 tarihli ve E.2017/17244, K.2018/23666 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... Davac ı vekili, davac ının operatör olarak daval ı şirket nezdinde 22.07.2008-30.12.2010 tarihleri aras ında çal ıştığını, işten ç ıktıktan sonra as ıl işveren [K.A.İ.] A.Ş.'de çal ışmaya başlad ığını as ıl işverende çal ışmas ı karşılığının ödendiğini ancak daval ı şirket nezdindek i çal ışma karşılığının ödenmedi ğini ileri sürerek k ıdem ve ihbar tazminat ı ile y ıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti alaca ğının daval ıdan tahsilini talep etmi ştir. ... 2- İşyeri devrinin i ş ilişkisine etkileri ile i şçilik alacaklar ından sorumluluk bak ımından taraflar aras ında uyuşmazl ık söz konusudur. İşyeri devrinin esaslar ı ve sonuçlar ı 485 7 say ılı İş Kanunu'nun 6. maddesinde düzenlenmi ştir. Sözü edilen hükümde, i şyerinin veya bi r bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan i ş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlar ıyla devralan i şverene geçece ği öngörülmü ştür. Devir tarihinden önce do ğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlarda ise, devreden i şverenle devralan i şvereni n birlikte sorumlu oldu ğu ayn ı Kanun'un 3. f ıkras ında aç ıklanm ış ve devreden i şverenin sorumlulu ğunun devir tarihinden itibaren iki y ıl süreyle s ınırlı olduğu hükme ba ğlanm ıştır. İşyeri devri halinde k ıdem tazminat ı bak ımından devreden i şveren kendi dönemi ve devi r tarihindeki son ücreti ile s ınırlı olmak üzere sorumludur. Mülga 1475 say ılı İş Kanunu'nun 14/2. maddesinde devreden i şverenin sorumlulu ğu bak ımından bir süre öngörülmedi ğinden, 4857 say ılı İş Kanunu'nun 6. maddesinde sözü edilen devreden i şveren için iki y ıllık süre sınırlamas ı, kıdem tazminat ı bak ımından söz konusu olmaz. O halde k ıdem tazminat ı işyeri devri öncesi ve sonras ında geçen sürenin tamam ı için hesaplanmal ı, ancak devrede n işveren veya i şverenler bak ımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile s ınırlı sorumluluk belirlenmelidir. Feshe ba ğlı diğer haklar olan ihbar tazminat ı ve kullan ılmayan izin ücretlerinden sorumluluk ise son i şverene ait olmakla devreden i şverenin bu i şçilik Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 10alacaklar ından sorumlulu ğu bulunmamaktad ır. Devralan i şveren ihbar tazminat ı ile kulland ırılmayan izin ücretlerinden tek ba şına sorumludur. İşyerinin devredildi ği tarihe kadar do ğmuş bulunan ücret, fazla çal ışma, hafta tatili çal ışmas ı, bayram ve genel tati l ücretlerinden 4857 say ılı Kanun'un 6. maddesi uyar ınca devreden i şveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden aç ısından bu süre devir tarihinde n itibaren iki y ıl süreyle s ınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çal ışmalar sebebiyle do ğan sözü edilen işçilik alacaklar ı sebebiyle devreden i şverenin sorumlulu ğunun olmad ığı aç ıktır. Bu bak ımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çal ışma, hafta tatili çal ışmas ı, bayram ve genel tatil ücreti gibi i şçilik alacaklar ından devralan i şveren tek ba şına sorumlu olacakt ır. Somut olayda, davac ının 01.01.2012 tarihinde ara vermeksizin as ıl işveren Koza Alt ın İşletmeleri A.Ş. de çal ışmaya başlad ığı eldeki davan ın 16.06.2014 tarihinde aç ıldığı, devreden i şveren için devirden itibaren 2 y ıllık hak dü şürücü sürenin geçti ği bu nedenle davan ın tümden reddi gerekirken ulusal bayram genel tatil alaca ğının kabulü hatal ıdır. ..." B. Uluslararas ı Hukuk 1. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi 35. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyu şmazl ıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmu ş bağıms ız ve tarafs ız bir mahkeme taraf ından davas ının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakk ına sahiptir." 2. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi Karar ı 36. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM); Sözle şme'nin 6. maddesinin bir mahkeme önünde medeni hak ve yükümlülü ğe ilişkin bir iddiada bulunma hakk ını güvence altına ald ığını, mahkemenin te şkilat ı ve yarg ılaman ın yürütülmesinin bu güvencenin kapsam ında olduğunu ( Golder/İngiltere , B. No: 4451/70, 21/2/1975, 36), davalarda adil yarg ılanma ko şullar ını yerine getirme yükümlülü ğünün ulusal makamlara ait oldu ğunu ifade etmiştir (Dombo Beheer B.V./Hollanda, B. No: 14448/88, 27/10/1993, 33). 37. AİHM; Sözle şme'nin 6. maddesi adil yarg ılanma hakk ını güvence alt ına al ırken delillerin kabul edilme yöntemi konusunda herhangi bir kural koyma yetkisinin A İHM'de olmad ığını, ulusal kanunlar taraf ından bu hususlar ın belirlenece ğini, Sözle şme'deki hak ve yükümlülükleri ihlal etmedi ği sürece mahkemeler taraf ından yap ılan hatalar ın giderilmesi görevinin de A İHM'de olmad ığını belirtmiştir (Schenk/İsviçre, B. No: 10862/84, 12/7/1988, 45, 46). Bu aç ıdan AİHM yakla şımına göre yarg ılama süreci bütün olarak gözönünde bulundurulacak, bu süreçte delillerin nas ıl sunuldu ğu da dâhil olmak üzere tüm deliller yönünden hakkaniyetsiz bir de ğerlendirme yap ılıp yap ılmad ığı dikkate al ınacakt ır (Schuler-Zgraggen/ İsviçre , B. No: 14518/89, 24/6/1993, 66). 38. AİHM'e göre taraflar ın ileri sürdükleri delillerin kabul edilebilirli ği hususunda yerel mahkemeler belirli bir takdir yetkisine sahip olmakla birlikte mahkemelerin kararlar ında yeterli bir gerekçe göstermeleri gerekir ( Suominen/Finlandiya , B. No: 37801/97, 01/7/2003, 36). Kararlarda gerekçe belirtilme zorunlulu ğu, mahkemelerin taraflar ı adil bir şekilde dinleme yükümlülü ğüyle de do ğrudan ilgilidir ( Kuznetsov/Rusya , B. No: 184/02, 11/4/2007, 85). Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 1139. Yarg ılama s ıras ında sunulan bir k ısım delilin mahkemece dikkate al ınmamas ı şikâyetiyle ilgili olarak A İHM; mahkemenin ba şvurucunun bu yöndeki talebini gerekçesiz reddettiğini, kararda gerekçe olmamas ının karara kar şı etkili bir şekilde itiraz etme f ırsat ını da ortadan kald ırdığını belirterek ba şvuruda Sözle şme'nin 6. maddesinin ihlal edildi ğine kara r vermiştir (Suominen/Finlandiya, 38). V.İNCELEME VE GEREKÇE 40. Anayasa Mahkemesinin 10/5/2023 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Başvurucular ın İddialar ı 41. Başvurucular, ayn ı bölgede ve ayn ı kamu şirketlerince i şletilen Yeniköy-Kemerköy ve Yata ğan Termik Santrallerinde çal ışan sendika üyesi i şçilerin açt ığı davalar ın Yatağan Asliye Hukuk ( İş) Mahkemesi taraf ından kabul edildi ğini, bu kararlar aleyhine yap ılan istinaf istemlerinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince reddedildi ğini ve kararlar ın Yarg ıtay incelemesinden geçerek kesinle ştiğini ifade etmi şlerdir. Başvurucular ayr ıca kabul ile sonuçlanan bu davalar ile kendilerinin de taraf ı olduklar ı ayn ı nitelikteki davalar ın Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi taraf ından hukuka ayk ırı olarak hak düşürücü süre içinde aç ılmad ığı gerekçesiyle reddedildi ğini, böylelikle ayn ı hukuksal durumda olan ki şiler hakk ında farkl ı kararlar verilmesi sonucunun ortaya ç ıktığını, bu durumun Anayasa Mahkemesinin içtihatlar ında ifade edildi ği gibi hukuki güvenlik, belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ayk ırılık oluşturduğunu belirterek adil yarg ılanma hakk ının, eşitlik ilkesinin ve mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü şlerdir. B. Değerlendirme 42. Anayasa n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 43. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucular ın ayn ı maddi olaya ili şkin farkl ı karar verildi ğine dair şikâyetinin hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ı kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden44. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönündena. Genel İlkeler 45. Anayasa'n ın 148. maddesinin dördüncü f ıkras ında, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel ba şvuruda incelenemeyece ği belirtilmi ştir. Bu Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 12kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava konusu yap ılm ış maddi olay ve olgular ın kan ıtlanmas ı, delillerin de ğerlendirilmesi, hukuk kurallar ının yorumlanmas ı ve uygulanmas ı ile uyuşmazl ık konusunda var ılan sonucun adil olup olmamas ı bireysel ba şvuru konus u olamaz. Ancak bireysel ba şvuru kapsam ındaki hak ve özgürlüklere müdahale te şkil eden, bariz takdir hatas ı veya aç ık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda de ğildir (konuya ili şkin birçok karar aras ından bkz. Ahmet Sa ğlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013). 46. Ancak temel hak ve özgürlüklere müdahalenin söz konusu oldu ğu durumlarda derece mahkemelerinin takdir ve de ğerlendirmelerinin Anayasa'daki güvencelere etkisini nihai olarak de ğerlendirecek merci Anayasa Mahkemesidir. Bu itibarla Anayasa'da öngörülen güvenceler dikkate al ınarak bireysel ba şvuru kapsam ındaki temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilip edilmedi ğine ilişkin herhangi bir inceleme kanun yolunda gözetilmesi gereken hususun incelenmesi olarak nitelendirilemez ( Şahin Alpay (2) [GK], B. No: 2018/3007, 15/3/2018, 53). 47. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi çok istisnai durumlarda temel hak ve özgürlüklerden biri ile do ğrudan ilgili olmayan bir şikâyeti kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ili şkin yasak kapsam ına girmeden inceleyebilir. Aç ık bir keyfîlik nedeniyle yarg ılaman ın hakkaniyetinin temelden sars ıldığı ve adil yarg ılama hakk ı kapsam ındaki usule ilişkin güvencelerin anlams ız hâle geldi ği çok istisnai hâllerde, asl ında yarg ılaman ın sonucuna ili şkin olan bu durumun bizatihi kendisi usule ili şkin bir güvenceye dönü şmüş olur. Dolay ısıyla Anayasa Mahkemesinin derece mahkemelerinin de ğerlendirmelerinin usule ilişkin güvenceleri anlams ız hâle getirip getirmedi ğini ve aç ık bir keyfîlik nedeniyle yarg ılaman ın hakkaniyetinin temelden sars ılıp sars ılmad ığını incelemesi yarg ılaman ın sonucunu de ğerlendirdi ği anlam ına gelmez. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi derece mahkemelerinin delillerle ilgili de ğerlendirmelerine ancak aç ık bir keyfîlik ve adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki usule ili şkin güvenceleri anlams ız hâle getiren bir uygulama varsa müdahale edebilecektir ( Ferhat Kara [GK], B. No: 2018/15231, 4/6/2020, 149; M.B. [GK], B. No: 2018/37392, 23/7/2020, 83). 48. Hukuk kurallar ının ne şekilde yorumlanaca ğı veya birden fazla yorumunun mümkün oldu ğu durumlarda bu yorumlardan hangisinin benimsenece ği derece mahkemelerinin yetkisinde olan bir husustur. Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvuruda derece mahkemelerince benimsenen yorumlardan birine üstünlük tan ımas ı veya derece mahkemelerinin yerine geçerek hukuk kurallar ını yorumlamas ı bireysel ba şvurunun amac ıyla bağdaşmaz. Anayasa Mahkemesinin kanunilik ilkesi ba ğlam ındaki görevi, hukuk kurallar ının birden fazla yorumunun varl ığının hukuki belirlilik ve öngörülebilirli ği etkileyip etkilemedi ğini tespit etmektir ( Mehmet Arif Madenci, B. No: 2014/13916, 12/1/2017, 81). 49. Mahkemelerin münferit baz ı olaylarda farkl ı kararlar vermesi kural ın öngörülebilir olma niteli ğini yitirdi ğinin söylenebilmesi için yeterli olmay ıp içtihat farkl ılığının derinle şmiş ve müzmin hâle gelmi ş olmas ı gerekir. Ayr ıca spesifik baz ı olaylarda verilmi ş farkl ı kararlar ın bulundu ğundan hareketle içtihat farkl ılığının derinleştiği ve süregelen bir boyut kazand ığı da kabul edilemez. Anayasa Mahkemesinin bir konuyla ilgili olarak verilmi ş tüm mahkeme kararlar ını yeknesak hâle getirme gibi bir i şlevi bulunmad ığı gibi mahkeme kararlar ındaki hukuka ayk ırılıklar ı giderme ödevi de mevcut değildir ( Selahattin Bayri , B. No: 2018/32374, 15/9/2021, 42). 50. Anayasa Mahkemesinin norm denetimi ve bireysel ba şvurularda ( Semra Bekiroğlu ve diğerleri , B. No: 2013/6717, 16/12/2015; Ercan Din, B. No: 2014/94, 8/6/2016; Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 13Ahmet Gül ve di ğerleri , B. No: 2014/1182, 22/9/2016) hukuki güvenlik ve belirlilik kavram ının mahkeme kararlar ında makul bir istikrar ın sağlanmas ı hususuyla da do ğrudan ilgili oldu ğu, yarg ı makamlar ının benzer davalarda daha önceki kararlar ıyla kabul edilebili r oranlarda uyumlu kararlar vermesi gerekti ği, mahkeme kararlar ında istikrarl ı değerlendirmelerin d ışındaki bir yakla şımın hukukun dinamik yorumuyla uyumlu ve gelişmeye yönelik olarak verildi ğinin yeterli ve makul gerekçeyle aç ıklanmas ı gerektiği yönünde de ğerlendirmeler yapt ığı anlaşılmaktad ır. b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 51. Somut ba şvurunun konusu, hukuki durumlar ı ayn ı olan ve benzer ko şullarda çal ışan işçiler taraf ından aç ılan davalar ın bir k ısm ı için yarg ı mercilerinin farkl ı yaklaşım sergileyerek çeli şkili kararlar vermesi nedeniyle yarg ılaman ın hakkaniyetinin zedelendi ği iddias ıdır. 52. Öncelikle adil yarg ılanma hakk ının hukuk kural ının davan ın başvurucu lehine sonuçlanmas ını temin eden yorumunun esas al ınmas ını güvence alt ına almad ığı hat ırlat ılmal ıdır. Uyuşmazl ığa uygulanacak hukuk kurallar ının yorumlanmas ı -yukar ıda belirtildiği gibi- derece mahkemelerinin takdirindedir ( M.B. , 84). Öte yandan ayn ı nitelikteki uyu şmazl ıkla ilgili olarak de ğişik mahkemelerin farkl ı kararlar vermesi de tek başına adil yarg ılanma hakk ını ihlal etmemektedir. Bu ba ğlamda Anayasa Mahkemesinin derece mahkemelerince yap ılan yorumlar ın hukuka uygun olup olmad ığını denetleme ve bu yorumlar ı birleştirme gibi bir görevinin bulunmad ığının alt ı çizilmelidir. Anayasa Mahkemesinin aç ıkça keyfî olmayan veya bariz takdir hatas ı da içermeyen bir yorumdan dolay ı adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine hükmedebilmesi için bu yorumun yerle şik hâle gelen bir içtihattan sapt ığına veya derinle şmiş ve süregelen bir nitelik kazanan içtihat farkl ılığına dayand ığına ikna olmas ı gerekir ( Selahattin Bayri , 47). 53. Başvurucularla ayn ı iş kolunda farkl ı bir işletmede faaliyet gösteren ve işverenin EÜA Ş olduğu bir k ısım işçi taraf ından Yata ğan Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tespit ve alacak davalar ının somut davalarla benzer nitelikte oldu ğu anlaşılmaktad ır. Yine başvurucular ile ayn ı işyerinde çal ışan bir k ısım işçi taraf ından da Milas Asliye Huku k Mahkemesinde benzer davalar ın aç ıldığı görülmektedir. 54. Başvurucular ın taraf oldu ğu Milas Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararlar ın istinaf incelemelerinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi taraf ından yap ıldığı, yine ayn ı işletmede çal ışan bir k ısım işçi taraf ından ayn ı Mahkemede aç ılan ve karara ba ğlanan davalar ın istinaf incelemelerinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. ve 7. Hukuk Dairelerinde tamamland ığı anlaşılm ıştır. 55. Yukar ıda izah edildi ği gibi Milas Asliye Hukuk Mahkemesi taraf ından karar verilen ve ba şvurucular ın da taraf oldu ğu davalara ili şkin istinaf incelemesini yapan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3., 7. ve 9. Hukuk Dairelerinin ayn ı gerekçelerle tespit ve alacak talepleriyle ilgili olarak iki y ıllık hak dü şürücü sürenin dolmas ı nedeniyle genel olarak ret kararlar ı verdiği anlaşılm ıştır. 56. Başvuruda özellikle içtihat farkl ılığı aç ısından başvuru konusu davalar ın da içinde oldu ğu ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 3., 7. ve 9. Hukuk Dairelerinin istina f incelemelerine konu olan davalarda verilen ret kararlar ında aç ıklanan gerekçelerle benzer nitelikte olan ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 15. Hukuk Dairesince verilen i şçilik Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 14alacak taleplerinin kabulü yönündeki kararlarda (ba şvuru formunda belirtildi ği üzere Yata ğan Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2017/13-14 say ılı dosyalar ına ilişkin) dosyalarda dayan ılan olgusal temeller çerçevesinde de ğerlendirme yap ılmas ı gerekir. Bunun yan ında bireysel başvuru tarihinden sonra sonuçlanan ve Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesince i şçilik alacaklar ıyla ilgili olarak verilen ret kararlar ına yönelik İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin kararlar ı da dikkate al ınmal ıdır. 57. Öncelikle ba şvuru konusu davada Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi taraf ından verilen ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 3., 7. ve 9. Hukuk Dairelerinin istina f incelemelerine konu olan ret kararlar ında yarg ı mercilerince olay ve olgular 4857 say ılı Kanun'un 6. maddesi çerçevesinde de ğerlendirilerek devreden i şvereninin i şçilik alacaklar ından devralan i şveren ile birlikte devir tarihinden itibaren iki y ıl süreyle mü şterek ve müteselsil olarak sorumlu oldu ğu dava ko şullar ında bu sürenin dolmas ı nedeniyle daval ı işverenden i şçilik alacaklar ının tahsil edilemeyece ği sonucuna ula ştıklar ı anlaşılmaktad ır. Dolay ısıyla söz konusu kararlar ın objektif olarak kabul edilebilir gerekçelerden yoksun olduğu söylenemez. 58. Buna kar şın İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 15. Hukuk Dairesinin istina f incelemesine konu mahkeme kararlar ında (Yata ğan Asliye Hukuk Mahkemesince verilen) işçilik alacaklar ıyla ilgili olarak 4857 say ılı Kanun'un 6. maddesi kapsam ında devreden işverenin sorumlulu ğuyla ilgili hak dü şürücü süre yönünden herhangi bir de ğerlendirme yap ılmadan kararlar verildi ği ve yarg ısal süreçlerin bu şekilde tamamland ığı anlaşılmaktad ır. 59. Çelişkili yarg ı kararlar ı nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddialar ında Anayasa Mahkemesinin yarg ısal mercilerin hukuk kurallar ının somut olaya uygulanmas ı s ıras ındaki yorumlar ına müdahale etmek gibi bir sorumlulu ğu ve görevi bulunmamaktad ır. Anayasa Mahkemesinin bu konudaki i şlevi mahkemelerin değerlendirmelerinin sürekli ve derin bir içtihat farkl ılığına yol aç ıp açmad ığını ve bunun hukuki belirsizli ğe neden olup olmad ığını belirlemekten ibarettir. Dolay ısıyla Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvuru kapsam ındaki incelemelerinde baz ı kararlar aras ındaki çelişkileri tespit etmek gibi bir fonksiyonu bulunmamaktad ır. Mahkemenin yarg ısal sistemi bütünüyle etkileyen derin ölçekte ve hukuksal mekanizmalarla giderilmeyecek boyuttaki çelişkili kararlara müdahale etmesi anayasal anlamda müdahale i şlevini anlaml ı hâl e getirecektir. 60. Tabii olarak yarg ısal mercilerin ayn ı olaya ili şkin hukuk kurallar ının uygulanmas ında farkl ı yorumlar benimsemesi ve böylelikle çeli şkili sonuçlara ula şmas ı söz konusu olabilir. Ayn ı olaya ilişkin sonuç itibar ıyla mahkemelerce farkl ı kararlar verilmesi te k başına adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği anlam ına gelmez. Yukar ıda belirtildi ği gibi farkl ı kararlar ın hukuk sistemi içinde belirsizli ğe yol açacak boyuta ula şmas ı gerekir. Bundan önce kararlar ın içtihat farkl ılığı niteliğinde olmas ı için sonuçtan ziyade yarg ısal mercilerin hukuk kurallar ını somut olaya uygularken benimsedikleri yöntem ve yorumun gerçek anlamda bir içtihat farkl ılığı sonucunu do ğurmas ı gerekir. 61. Başka bir ifadeyle bir mahkemenin hukuk kural ını ya da bir hukuki müesseseyi dava konusu olaya uygularken yapt ığı bir yoruma kar şı diğer mahkemenin de ayn ı çerçevede yapacağı değerlendirmelerin çeli şkili unsurlar içermesi gerekti ği aç ıktır. Yani bir mahkemenin bir hukuki müesseseyi bir olaya uygulayarak sonuca ula şırken diğerinin bu konuda de ğerlendirme yapmadan ya da ihmal ederek sonuca ula şmas ı doğrudan içtihat farkl ılığı anlam ına gelemeyecektir. Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 1562. Başvuru konusu davalar ın da bulundu ğu dosyalar ile ilgili istinaf incelemesi yapan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin (ayn ı zamanda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. ve 7. Hukuk Dairelerinin) davan ın kanunda öngörülen iki y ıllık süre geçtikten sonra aç ılmas ı ve işçilik alacaklar ı ile ilgili önceki i şverenin sorumlu olmayaca ğı yönünde de ğerlendirme yaparak karar verdi ği anlaşılm ıştır. Bununla birlikte İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 4857 say ılı Kanun'un 6. maddesi çerçevesinde devreden i şverenin sorumlulu ğu ile ilgili yukar ıdaki değerlendirmelerle çeli şki sonucunu doğuracak herhangi bir yorum yapmadan, devreden i şveren aleyhine i şçilik alacaklar ına hükmedilmesi gerekti ği sonucuna ula şmıştır. Dairenin Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ait dosyalarla ilgili verdi ği kararlarda ba şvuru konusu kararlarla ayn ı yönde de ğerlendirme yapt ığı görülmüştür. 63. Başvurucular ın çelişkili karar olarak dosyaya ibraz ettikleri kararlarda kanunda öngörülen süre ile ilgili herhangi bir de ğerlendirme yap ılmaks ızın alacak kalemlerinin kabulüne karar verilmesi söz konusu oldu ğundan ba şvuru konusu davalarda Mahkemenin ve İstinaf Dairesinin dayand ığı gerekçelerin hukuksal bir temele dayand ığı da dikkate alındığında söz konusu farkl ı kararlar ın içtihat farkl ılığı niteliğinde oldu ğu değerlendirilemez. Dolay ısıyla söz konusu kararlar aras ındaki çeli şkinin hukuk kurallar ının yorumlanmas ı, delillerin de ğerlendirilmesi kapsam ında kald ığı anlaşılmaktad ır. 64. Yukar ıda aç ıklanan tespitlere göre ba şvuru konusu yarg ılama sürecinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 9. Hukuk Dairesinin kararlar ında (ayn ı yönde karar veren İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 3. ve 7. Hukuk Daireleri) İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 15. Hukuk Dairesinden farkl ı bir sonuca neden ula ştığının başvurucu ve üçüncü ki şiler taraf ından objektif olarak anla şılmas ına imkân verecek düzeyde aç ıklama yapt ığı, nihai yarg ılama makam ını oluşturan İstinaf Daireleri ve Yarg ıtay Dairesinin benzer davalarda farkl ı kararlar vermesinin hukuki belirsizli ğe yol açmad ığı ve başvurucular için öngörülemez nitelikte olduğunun söylenemeyece ği, bu aç ıdan verilen kararlar nedeniyle yarg ılaman ın hakkaniyetinin zedelenmedi ği sonucuna ula şılm ıştır. 65. Ayr ıca başvurucular; yarg ılama sürecinde kar şı taraf ın sunduğu deliller ve görüşler hakk ında bilgi sahibi olamad ıklar ına, kendi delillerini ve iddialar ını sunma olana ğı bulamad ıklar ına, karşı tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme f ırsat ı bulamad ıklar ına ya da uyu şmazl ığın çözüme kavu şturulmas ıyla ilgili iddialar ının derece mahkemesi taraf ından dinlenmedi ğine veya karar ın gerekçesiz oldu ğuna ilişkin bir bilgi ya da kan ıt sunmad ığı gibi mahkeme karar ında bariz takdir hatas ı veya aç ık bir keyfîlik olu şturan herhangi bir durum da tespit edilmemi ştir. 66. Sonuç olarak ba şvurucular taraf ından ileri sürülen iddialar, mahkemelerce delillerin de ğerlendirilmesine ve hukuk kurallar ının yorumlanmas ına ilişkin olup mahkeme kararlar ında bariz takdir hatas ı veya aç ık bir keyfîlik olu şturan hususun da bulunmad ığı dikkate al ındığında ihlal iddialar ının kanun yolu şikâyeti niteli ğinde olduğu anlaşılmaktad ır. 67. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edilmedi ğine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; Başvuru Numaras ı: 2020/17721 Karar Tarihi : 10/5/2023 16A. Hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Ekli tabloda belirtilen ba şvurular ın Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına alınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma haklar ının İHLAL EDİLMEDİĞİNE, C. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucular üzerinde BIRAKILMASINA, D. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 10/5/2023 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi.