(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1378 E. , 2010/3154 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 113 ada 25 parsel sayılı 112620.16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadimden beri hayvan otlatılan mera niteliğindeki yerlerden olması nedeniyle orta malı
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1378 E. , 2010/3154 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 113 ada 25 parsel sayılı 112620.16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadimden beri hayvan otlatılan mera niteliğindeki yerlerden olması nedeniyle orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ... ve ..., yasal süresi içinde tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 113 ada 25 parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacı dayanağı tapu kaydının kapsamında kalmadığı, meraların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı tarafın dayanağını oluşturan 3000 metrekare yüzölçümündeki 12.6.1939 tarih ve 661 sıra sayılı tapu kaydı iskan yolu ile oluştuğu halde, mahkemece tapu kaydının dayanağı haritasının olup olmadığı araştırılmamış, tapu kaydı yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmemiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında davacı tarafın dayandığı tapu kaydının varsa haritası uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmelidir. Davacı taraf tapusunun haritasının olamaması ya da haritanın uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise tapu kaydının hudutlarının mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, kaydın sınırlarında okunan "su ve dere" sınırlarının kadimden beri yön değiştirmeyen sabit bir sınır olup olmadığı araştırılmalı, bu sınırın gayri sabit hudutlu olduğunun anlaşılması halinde kaydın miktarı ile geçerli olduğu düşünülmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının kapsamında kalmaması durumunda ise meraların zilyetlikle iktisabının mümkün olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.