11. Ceza Dairesi 2021/12451 E. , 2025/2038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1067 E., 2018/1323 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Ret, esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan ret 1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen esastan ret kararına yönelik sanık müdafiinin temyizi bakımından; İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2018 tarihli ve 2017/231 Esas, 2018/110 Karar sayılı kara
**11. Ceza Dairesi 2021/12451 E. , 2025/2038 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1067 E., 2018/1323 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Ret, esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan ret 1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen esastan ret kararına yönelik sanık müdafiinin temyizi bakımından; İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2018 tarihli ve 2017/231 Esas, 2018/110 Karar sayılı kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 140.000,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı, bu sebeplerle temyiz edilebilir olmadığı, 2. Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu açısından; sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında; İzmir Cumuriyet Başsavcılığının 12.06.2017 tarihli ve 2017/3155 sayılı iddianamesiyle zincirleme surette kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d, 204/2, 43/1, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle İzmir Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2018 tarihli kararıyla sanığın; a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 140.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Zincirleme surette kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204/2, 43, 62, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin ilam başlığında tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizi; eksik araştırma ile karar verildiğine, adil yargılama hakkının çiğnendiğine ve sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Esastan Ret Kararının Temyizi Yönünden Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında belirtilen sebeplerle verilen cezanın miktarına göre kesin nitelikte olması gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. B. Zincirleme Surette Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Verilen Esastan Ret Kararının Temyizi Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan araştırmalara göre; sanığın yargılama dosyasına konu edilen sahte reçetelerin dışında hastaları muayene etmeksizin içerik sahteciliği yapmak suretiyle başkaca sahte reçetelerde tanzim ederek katılan kuruma fatura ettirdiği iddiasıyla hukuki kesintiye de uğramamış soruşturma ve yargılama dosyalarının olduğu tespit edilmiş, Bu cümleden olarak; a) Dairemiz arşivinde bulunan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 13.04.2023 tarihli ve 2023/1118 Esas, 2023/1898 Karar sayılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyet hükümlerini havi yargılama dosyası, b) İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/281 Esas numarasında kayıtlı olan ve sanık hakkında zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından ikame edilen kamu davası neticesinde derdest olan yargılama dosyası, c) İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/152 Esas numarasında kayıtlı olan ve sanık hakkında zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından ikame edilen kamu davası neticesinde derdest olan yargılama dosyası, d) İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/117362 soruşturma numarasında kayıtlı soruşturma dosyasının bulunduğu, 2.İzah edilen dosyalardan bir kısmında sanığın sahte reçeteleri fatura ettirdiği eczane yetkilisi ve çalışanlarıyla ilgili de yargılama yapıldığı, bazı dosyalarda ise özel soruşturma usulüne tabi olması nedeniyle yalnızca sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, diğer eczane yetkilileri ile ilgili yargılamaların başka dosyalarda yapıldığı, sanığa isnat edilen eylemlerle eczane yetkililerinin eylemleri arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, Belirlenmiştir. 3. Sanığın sahte reçeteler tanzim ettiği iddia ve kabulüyle mahkûmiyet hükümleri kurulmuş ise de, dosya kapsamında alınan belgeler ve UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan (1) numaralı paragrafta da belirtilen suçlarından dolayı hukuki kesintinin de olmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulünün gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği de gözetilerek, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında (1) numaralı paragrafta belirtilenler ile varsa başkaca sahtecilik eylemlerinin ve bağlantılı dava dosyalarının araştırılıp, mümkün olması halinde tüm davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, eksiklikler tamamlandıktan sonra sanığın farklı zamanlarda işlediği eylemlerinde suç işleme kararının yenilenip yenilenmediğinin, suç işleme kararının yenilenmemesi durumunda ise zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının hüküm yerinde tartışılması gerektiği de gözetilerek, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması, 4.Sanığın tanzim ettiği sahte reçeteleri katılan kuruma fatura eden eczane yetkilileri ile ilgili (2) numaralı paragrafta izah edilen husus dikkate alınarak hukuki ve fiili bağlantı bulunan derdest dosya var ise birleştirilmesi, kesinleşmiş dosyaların onaylı örneklerinin getirtilerek incelenip tutanağa bağlanması, suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması, 5. Kabule göre de; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu belgelerin duruşmada incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi nedeniyle kurulan hüküm hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Esastan Ret Kararının Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Zincirleme Surette Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Verilen Esastan Ret Kararının Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a. maddesi uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi.