Başvurucu, açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve hapis cezasının kalan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesi talebinin hakkında devam eden üst sınırı yedi yıl ve üzeri hapis cezasını gerektiren bir suçtan kovuşturma olduğundan bahisle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesinin ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tahliye talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve hapis cezasının kalan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesi talebinin hakkında devam eden üst sınırı yedi yıl ve üzeri hapis cezasını gerektiren bir suçtan kovuşturma olduğundan bahisle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesinin ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tahliye talebinde bulunmuştur. Başvuru, 21/6/2013 tarihinde Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 26/2/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuru tarihinde Balıkesir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmaktadır. Başvurucu, 5/4/2012 tarih ve 6291 sayılı Kanun ile 13/12/2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a eklenen 105/A maddesi kapsamında Balıkesir İnfaz Hâkimliğinden, cezasının koşullu salıverme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Anılan talebe istinaden hazırlanan Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 2/5/2013 tarih ve 2013/1873 sayılı "Değerlendirme Raporu" ve Disiplin Kurulu Başkanlığının 2/5/2013 tarih ve 2013/845 sayılı "İyi Hal Tespiti Görüş Bildirme Kararı"nda başvurucunun açık ceza infaz kurumlarına ayrılma koşullarını taşımadığı, bu sebeple talebinin kabulünün mümkün olmadığı görüşü İnfaz Hâkimliğine gönderilmiştir. İnfaz Hâkimliği 2/5/2013 tarih ve E.2013/905, K.2013/899 sayılı kararı ile başvurucunun talebini reddetmiştir. Gerekçe şöyledir:“6291 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un maddesiyle 5275 sayılı Kanuna eklenen 105/A-(1-2) maddesine göre bir hükümlü hakkında cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle karar verilebilmesi için ön koşulun açık ceza infaz kurumlarına ayrılma şartlarını taşıyor olması gerektiği, Ancak hükümlü hakkında, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/13 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda 5411 sayılı Kanunun 160/ maddesinde altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile yaptırıma bağlanan zimmet suçundan anılan Mahkeme’nin 12/06/2012 tarih ve 2012/13 Esas 2012/36 sayılı kararı ile 4 yıl 2 ay hapis ve 360,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlü hakkında verilen bu mahkumiyet hükmünün Yargıtay aşamasında olup henüz kesinleşmediği, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 8/2-b maddesine göre "Haklarında üst sınırı yedi yıldan az olmayan başka bir suçtan soruşturma veya kovuşturması devam etmekte olanlar ile üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir suçtan henüz kesinleşmemiş mahkûmiyet kararı bulunanların bu durumları devam ettiği sürece açık kurumlara ayrılamayacakları" bilinmekle, hükümlünün bu tarih itibariyle açık ceza infaz kurumlarına ayrılma koşullarını taşımadığı anlaşıldığından, hükümlünün talebinin reddi ile…” Başvurucunun anılan karara karşı yaptığı itiraz Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinin 21/5/2013 tarih ve 2013/438 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir. İtiraz mercii benzer gerekçelere dayanmıştır. Karar, başvurucuya 22/5/2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 21/6/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 5275 sayılı Kanun’un maddesinin (4) numaralı fıkrasının tamamının veya belirli bölümlerinin iptaline karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesine itiraz başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemenin, 9/4/2014 tarih ve E.2014/26, K.2014/78 sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun’un maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan “…veya soruşturma konusu olan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir başka suçtan soruşturması veya böyle bir suçtan tutuksuz yargılaması devam etmekte…” ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Kararın gerekçesi 23/5/2014 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Başvurucu, anılan iptal kararından sonra 22/4/2014 tarihinde Balıkesir İnfaz Hâkimliğinden tekrar cezasının koşullu salıverme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İnfaz Hâkimliği, 24/4/2014 tarih ve E.2014/706, K.2014/703 sayılı kararı ile anılan iptal kararı sonrası başvurucunun önceki açık ceza infaz kurumlarına ayrılma talebinin reddine dair verilen kararın gerekçesinin ortadan kalktığını belirterek başvurucunun talebinin kabulü ile tahliyesine ve cezasının koşullu salıverilme tarihi olan 7/6/2014 tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar vermiştir. Bu kapsamda, başvurucu 24/4/2014 tarihinde Sındırgı A Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan tahliye edilerek denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması için Bandırma Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.B. İlgili Hukuk 6291 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen 105/A maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla;a) Açık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz olarak geçiren,b) Çocuk eğitimevinde toplam cezasının beşte birini tamamlayan,koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, infaz hâkimi tarafından karar verilebilir." Anayasa Mahkemesinin 9/4/2014 tarih ve E.2014/26, K.2014/78 sayılı iptal kararı öncesi 5275 sayılı Kanun’un maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:“ Açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerden kınamadan başka bir disiplin cezası alanlar ve hükümlü oldukları suçtan başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı veya soruşturma konusu olan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir başka suçtan soruşturması veya böyle bir suçtan tutuksuz yargılaması devam etmekte olanlar ile yaş, sağlık durumu, bedensel veya zihinsel yetenekleri bakımından çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları saptananlar, kurum yönetim kurulunun kararı ile kapalı ceza infaz kurumlarına geri gönderilirler. Bu karar, infaz hâkiminin onayına sunulur." Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:"Kapalı kurumda hükümlü olup, işlediği iddia olunan başka bir suçtan dolayı haklarında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesine göre tutuklama kararı verilenler, bu durumları devam ettiği sürece açık kurumlara ayrılamaz." Anılan Yönetmeliğin maddesinin (2) numaralı fıkrasının 4/6/2014 tarih ve 29020 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan değişiklik öncesi hali şöyledir:"(2) Kapalı kurumda hükümlü olup;(…)b) Haklarında üst sınırı yedi yıldan az olmayan başka bir suçtan soruşturma veya kovuşturması devam etmekte olanlar ile üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir suçtan henüz kesinleşmemiş mahkûmiyet kararı bulunanlar,bu durumları devam ettiği sürece açık kurumlara ayrılamaz.