8. Hukuk Dairesi 2016/11568 E. , 2019/6203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkilinin borçlunun kızı olduğunu, 17.04.2015 ve 27.04.2015 tarihli hacizlerin müvekkilinin tek başına yaşadığı
**8. Hukuk Dairesi 2016/11568 E. , 2019/6203 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkilinin borçlunun kızı olduğunu, 17.04.2015 ve 27.04.2015 tarihli hacizlerin müvekkilinin tek başına yaşadığı ikamet adresinde gerçekleştirildiğini ve müvekkiline ait malların haczedildiğini öne sürerek, istihkak iddiasının kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, dava konusu hacizlerin borçlu ile üçüncü kişinin birlikte yaşadıkları ev adresinde gerçekleştirildiğini, haciz esnasında borçluya ait kredi kartı hesap ekstrelerinin bulunduğunu, mülkiyet karinesinin müvekkili lehine olduğunu açıklayarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, tanık beyanları ve tüm dosya içeriğinden, davacı üçüncü kişi ile borçlunun ayrı yaşadıkları, dava konusu menkullerin davacıya ait olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK'nin 96. v.d maddelerine dayalı üçüncü kişinin istihkak iddiasına ilişkindir. 1-Çanta haricindeki mahcuzlar yönünden davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; davacı üçüncü kişi ile borçlu arasında baba-kız gibi yakın akrabalık bağının bulunduğu, üçüncü kişi ve borçlu babasının bekar oldukları, davacı üçüncü kişi vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin altı yaşından bu yana babası ile görüşmediğini, ticari ve özel hayatını bilmediğini, sadece annesinden kalan miras sebebi ile borçlu babasının maddi taleplerini karşıladığını beyan ettiği, davacı üçüncü kişi vekilince ibraz edilen 21.04.2015 (ilk haciz tarihinden dört gün sonra) tarihli Aile Mahkemesi kararına göre üçüncü kişinin borçlu aleyhine 6284 ... Kanun uyarınca koruma kararı talep ettiği, talebi değerlendiren Mahkemece borçlunun haciz adresi eve ve üçüncü kişinin çiftlik evine iki ay yaklaşmamasına karar verildiği, bu kararda üçüncü kişinin çiftlik evi olarak gösterilen adresin takip dosyasında bulunan 05.03.2015 tarihli nüfus kayıt örneğine göre borçlunun mernis adresi olduğu, dava konusu hacizlerden farklı olarak 06.03.2015 tarihinde borçluya ait işyeri olduğu iddia edilen adreste yapılan haciz esnasında, üçüncü kişi adına kayıtlı aracın haciz mahallinde olduğunun tutanağa geçtiği, davacı üçüncü kişi vekilinin dava dilekçesinde arabanın borçlu babanın ihtiyaç içerisinde olması nedeni ile onun kullanımına sunulduğunu, bu sebeple borçlunun otoparkında bulunduğunu beyan ettiği, bu beyanın aksine olarak haciz esnasında hazır olan ve istihkak ididasında bulunan dava dışı ... Özgür Kaplan’ın ise aracı borcuna karşılık üçüncü kişiden aldığını, devrini daha sonra alacağını beyan ettiği, dava konusu 17.04.2015 tarihli haciz esnasında borçlu adına güncel tarihli kredi kartı ekstrelerinin bulunduğu, davacı üçüncü kişi vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin kendisine ait asıl kredi kartına bağlı olarak babası adına ek kart çıkarttığını, kartın niteliği gereği ödeyecek olan asıl kart sahibi müvekkili olduğu için ekstrelerin haciz adresine geldiğini iddia ettiği, dava dışı Bankanın yazı cevabına göre ek kart ekstre adresinin kart açılışında 18.05.2010 tarihinde haciz adresi olarak seçildiğinin bildirdiği, davacı üçüncü kişi tanığı Fatma Kayan’ın duruşmada borçlunun kızı ile yaşamadığını beyan ettiği, ancak 17.04.2015 tarihinde haciz adresine site yönetiminden sorumlu kişi eşliğinde gidildiğinde kapıyı bu kişinin açtığı, geliş nedeni anlatıldığında borçlunun o adreste yaşamadığına dair bir beyanda bulunmadığı, tüm bunların yanısıra dava dilekçesinde üçüncü kişinin borçlu babası ile altı yaşından bu yana görüşmediğinin iddia edilmesine karşın tanık olarak dinlenen üçüncü kişinin arkadaşının borçlu ile kızının ayrı yerlerde yaşadığını, bu hususu borçlunun evine üçüncü kişi kızı ile birlikte yemeğe gittikleri için bildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. Bu yasal karinenin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı üçüncü kişinin delil olarak gösterdiği takip dosyası, kira sözleşmesi,fatura, site kamera kayıtları, borçlunun mernis kayıtları ve tanık beyanları mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli değildir, bu belgeler istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmezler. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır. 2-Mahcuz çantalar yönünden davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde; “Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanlar bunların farz olunur.” (İİK’nun 97/a, birinci fıkra, üçüncü cümle) Bu yasal karine borçlu ile birlikte oturan kadın, erkek ve çocuk yararınadır. Karinenin aksini ispat yükü ise alacaklı tarafa düşmektedir. Mahcuz çantalar kadına mahsus eşya niteliğinde olduğundan, bunlar yönünden mülkiyet karinesi üçüncü kişi yararınadır ve alacaklı taraf bu yasal karinenin aksini kanıtlamaya yönelik güçlü ve kesin deliller sunamamıştır. O halde, Mahkemece mahcuz çantalar yönünden İİK’nin 97/a maddesinde düzenlenen karinenin üçüncü kişi yararına olduğu ve aksinin alacaklı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde borçlu ile üçüncü kişinin aynı evde yaşamadıkları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün kabule ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilip kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle çantalar dışındaki mahcuzlar yönünden davalı alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle çantalar yönünden davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün gerekçesinin düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 19.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.