Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6861 E. , 2024/5761 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6861 Karar No : 2024/5761 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Jeotermal Enerji Arama ve Üretim A. Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA KATILAN : ... Enerji Ür. Oto. Grubu A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek boz…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6861 E. , 2024/5761 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6861 Karar No : 2024/5761 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Jeotermal Enerji Arama ve Üretim A. Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA KATILAN : ... Enerji Ür. Oto. Grubu A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Manisa ili, Alaşehir ilçesi, ... -... -... mahallelerinde ... numaralı 11.256,25 hektar alana sahip işletme ruhsatı bulunan davacının, ... Enerji Üretim Otoprodükter Grubu A.Ş.'ye ait ... nolu jeotermal işletme sahasındaki ... kuyusunun kapatılması talebinin reddine dair ... tarihli, ... sayılı Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; her ne kadar müdahil şirkete ait davaya konu AK-3 kuyusunun, davacıya ait ruhsat sahasına/sınırına mesafesi 21,32 metre ise de davacı şirkete ait ruhsat sahasının bitişiğindeki alan için jeotermal kaynak işletme ruhsatı bulunan müdahil şirketin, Yönetmelik değişikliği ile kuyu içi koordinatı ile ruhsat sınırı arasında 100 metreden az mesafe olamayacağı şartının getirildiği 30.05.2014 tarihinden; birbirine mücavir arama ve/veya işletme ruhsatlı sahalarda ruhsat sahiplerinin sınırlarına 1000 metreden yakın yerlerde üretim amacıyla yaptıkları kuyu açma talepleri ile ilgili olarak idare tarafından izin verilmeden önce uzman kuruluşlar ve/veya üniversilerden görüşü alınacağı ve enerji üretimi amaçlı sahalarda 250 metreden az mesafe olamayacağı şartının getirildiği 24.09.2013 tarihinden önceki bir tarihte işletme ruhsatını aldığı ve yine bu tarihlerden önce söz konusu kuyunun açılmasına izin verilerek kuyunun tamamlandığı/açıldığı anlaşıldığından işletme projesinin sunulduğu, işletme ruhsatının alındığı ve kuyu açma izninin alınarak kuyunun açıldığı tarihteki Yönetmelik hükümlerinde bulunmayan bu mesafe şartının (ve mesafe şartına bağlı diğer şartların) aranmayacağı ve müdahil şirketinin hukuka uygun olarak açtığı kuyu için mesafe şartı bakımından kazanılmış hakkının bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının ruhsatlı sahasının bitişik parselinde yer alan müdahil şirkete ait AK-3 kuyusunun kapatılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça dava konusu kuyuda (yönlü) sondaj çalışması yapıldığı, dolayısıyla kuyunun mevcut koordinatlarının, derinliği ve yerinin değiştirildiği iddia edilmiş ise de, bu hususa ilişkin olarak müdahil şirket tarafından 2019 yılında verilen dilekçeler ile "AK-3 kuyusunda hasar oluştuğu, oluşan hasar nedeniyle elektrik enerjisi üretiminde düşüş yaşandığı, ilgili dönemde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine tabi oldukları, bu nedenle söz konusu kuyuda tamirat ve bakım çalışması yapmak için" davalı idareden izin istenildiği, (bu hususa ilişkin olarak 02/09/2019 tarihli tespit tutanağında "kuyunun 2.314 m. seviyesinde tıkalı olduğu, bu nedenle 400-450 ton/saat olarak yapılan üretimin 100 ton/saat seviyesine düştüğü yolunda tespitlerde bulunulmuştur.) davalı idarece söz konusu talepler üzerine gerekli yükümlülüklerin getirilmesi ve ilgili belgelerin ibraz edilmesi koşuluyla söz konusu çalışmaların yapılması için müdahil şirkete izin verildiği, ancak davacı tarafça bu izinlere karşı yapılan itirazlar üzerine davalı idarece Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünden kuyu üzerinde inceleme yapması için uzman teknik personel görevlendirmesinin istenildiği, görevlendirilen teknik personel tarafından düzenlenen 28/11/2019 tarihli raporda, "Dava konusu kuyu içindeki koordinatların tamamının ruhsat sınırları içerisinde olduğu" yönünde tespitlere yer verilmiş olduğu dikkate alındığında ve söz konusu kuyunun kullanımı hususunda müdahil şirketin kazanılmış hakkının bulunduğu, bu hakkın "ruhsat tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dahilinde (ruhsat sınırları dışına çıkılmaması şartıyla) kuyu üzerinde çalışma yapılmasına imkan tanıdığının" kabulünün zorunlu olduğu dikkate alındığında, müdahil şirketçe dava konusu kuyu üzerinde tamir ve tadilatlarda bulunulmasının hukuka aykırı olmadığı sonucuna varıldığından, anılan iddialar yönünden yapılan değerlendirmeler yönünden de dava konusu işlemde hukuka aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, müdahil şirket tarafından, yönlü sondaj çalışması yapılarak kuyunun mevcut profili, kuyu içi koordinatları, derinliği ve yerinin değiştirildiğini,müdahilin mevzuat değişikliğinden önce açtığı kuyunun mevcut koordinatları ile kazanılmış hakkı olduğu ancak kuyunun açılmasından sonra yapılacak çalışmaların kazanılmış hak kapsamında olmadığı, yönlü sondaj çalışması ile oluşacak sapmalar nedeniyle kendi ruhsatlı alanlarına tecavüz edildiği, idarenin dava konusu işlemde bahsettiği yargı kararının kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığından incelenmeksizin ret kararı olduğu, temyize konu kararda ise müdahil şirketin kazanılmış hakkı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, derinlerdeki bir derecelik sapma ile dahi yatayda 52 metre ötelenme yaşanacağı, böylelilkle kendi ruhsat sınırına girilmiş olacağı, müdahil tarafından yapılan işlemlerin önceden alınan ruhsat ve kuyu izni ile ilgisi olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafından benzer nitelikte talepler ile idareye başvurulduğu, talebinin reddi üzerine açılan davadan feragat edildiği, müdahil şirket kuyusunda yapılan çalışmalara göre sondajın ruhsat sınırları içinde devam ettiği ve mevzuata uygun olduğu, yapılan çalışmanın denetlendiği,, MTA tarafından yeni bir sondaj olduğuna dair görüş bildirilmediği, müdahilin kazanılmış hakkının olduğu savunulmaktadır. Davalı yanında katılan tarafından, davacının sürekli belirli aralıklar ile ruhsatları aleyhine dava açtıkları, davacının dayandığı belgeler ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasındaki yargılama devam ederken var olan tutanak ve belgeler olduğundan, anılan belgeler ileri sürülerek yeni bir dava açılamayacağı, AK-3 kuyusunda yapılan çalışmanın ilgili kuyuda yaşanan tıkanıklık nedeniyle olduğu, kuyunun Yönetmelikteki mesafe şartlarına ilişkin düzenlemelerin gelmesinden önce açıldığından kazanılmış hakkı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirkete, Manisa ili, Alaşehir ilçesi, ... -... -... mevkinde 12.04.2011 yürürlük tarihli, ... sayılı jeotermal kaynak işletme ruhsatı verilmiştir. Müdahil şirkete ise Manisa İli, Alaşehir İlçesi ... Köyü mevkinde 24.12.2012 yürürlük tarihli, ... sayılı jeotermal kaynak işletme ruhsatı verildiği ve ruhsat başvurusunda bulunulur iken 05.12.2012 tarihinde işletme projesi sunulmuştur. Müdahil şirket tarafından Manisa İli, Alaşehir İlçesi ... Köyü mevkinde bulunan... nolu işletme ruhsatlı sahada Y:371701, X:4250374 koordinatlarında AK-3 üretim kuyusu açılması istemi ile başvuru yapılması üzerine 11.06.2013 tarihli, 6740 sayılı (mülga) Manisa İl Özel İdaresi Müdürlüğü işlemi ile kuyu açılmasına izin verildiği; müdahil şirketin Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğüne sunmuş olduğu ''Akça 3 kuyusu kuyu bitirme testleri'' konulu 23.12.2014 tarihli dilekçesinde AK-3 kuyusunun tahminen 25.08.2013 tarihinde bitirildiği ifade edilmiştir. Davacı tarafından 11.08.2020 tarihli dilekçe ile ''Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin "Rezervuarın Korunması" 23. maddesinde 30.05.2014 tarihinde değişiklik yapılarak kuyu içi koordinatları ile ruhsat sınırı arasındaki mesafe 100 metreden az olamayacağı düzenlenmiştir. Yasal mevzuata göre artık ruhsat sınırına 100 metreden yakın mesafede kuyu açılması mümkün değildir. Yönetmelik değişikliğinden önce açılan kuyular açısından kuyuda yapılacak her türlü çalışma açısından bir kazanılmış haktan söz edilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kazanılmış hak işletme projesinde bildirilen koordinatlardaki kuyunun mevcut haliyle korunmasıdır. Ancak daha sonra girişilen faaliyetler yönünden ilgililerin kazanılmış hakkı söz konusu olamaz. Bu durumda değişiklikler derhal uygulanır. Yasal mevzuata göre, kuyunun açılmasından sonra kuyuda yapılacak yönlü sondaj çalışması ile mevcut kuyu profilini, üretim derinliğini ve taban yerini değiştirmek ise kazanılmış hak kapsamında değildir. ... Enerji yeni bir kuyu açamadığından bu kez Uygulama Yönetmeliği 23. maddesi 6. fıkrası hükmünü "dolanmak" ve "hükümsüz kılmak" amacıyla AK-3 kuyusunda yönlü sondaj çalışması ile kuyu profilini, koordinatlarını ve derinlerde yerini değiştirmiş, yeni kuyu açılması ile amaçlanan hukuka/mevzuata aykırı sonuca ulaşmıştır. Yönetmeliğin 23. maddesinin 6. fıkrası ihlal edildiği tartışmasız olduğundan AK3 ST kuyusunun kapatılmasına karar verilmesi'' istemiyle davalı idareye başvuru yapılmıştır. Söz konusu başvurunun... tarihli,... sayılı Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı işlemi ile reddedilmesi üzerine işbu işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, jeotermal ve doğal mineralli su kaynaklarının etkin bir şekilde aranması, araştırılması, geliştirilmesi, üretilmesi, korunması, bu kaynaklar üzerinde hak sahibi olunması ve hakların devredilmesi, çevre ile uyumlu olarak ekonomik şekilde değerlendirilmesi ve terk edilmesi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir. ", "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; "Jeotermal kaynak Jeolojik yapıya bağlı olarak yerkabuğu ısısının etkisiyle sıcaklığı sürekli olarak bölgesel atmosferik yıllık ortalama sıcaklığın üzerinde olan, çevresindeki sulara göre daha fazla miktarda erimiş madde ve gaz içerebilen, doğal olarak çıkan veya çıkarılan su, buhar ve gazlar ile yeraltına insan düzenlemeleri vasıtasıyla gönderilerek yerkabuğu veya kızgın kuru kayaların ısısı ile ısıtılarak su, buhar ve gazların elde edildiği yerleri", "Koruma alanı: Kaynak ve bunların bağlı olduğu jeotermal sistemin; bozulmasına, kirlenmesine ve sürdürülebilir özelliğinin yitirilmesine neden olacak dış etkenlerden korumak amacıyla sahanın jeolojik, hidrojeolojik yapısı, iklim koşulları, zemin cinsi ve tipleri, drenaj sahası sınırı, kaynak ve kuyu çevresindeki yerleşim birimleri, endüstri tesisleri, çevrenin topografik yapısı gibi unsurlara bağlı olarak belirlenmiş önlemler alınması gereken, içerisinde yapılan faaliyetlerin kontrol ve denetime tâbi olduğu ve gerektiğinde yapılaşma ve arazi kullanım faaliyetleri kısıtlanabilir alanları," "Bloke alan: İşletme ruhsatı verilmiş bir jeotermal kaynaktan yapılan üretim faaliyetlerinin etkilenmemesi için işletme ruhsatı sahibi dışındaki talep sahiplerine kapatılmış ve işletmeye açılmayacak alanları" olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasanın "Faaliyetlerin denetlenmesi" başlıklı 9. maddesinde, " Faaliyetler her yıl idare tarafından denetlenir. Gerektiğinde idarece talep edilmesi halinde MTA tarafından da denetim yapılır. Denetimler, 14 üncü maddede belirtilen hususlar ve diğer maddelerde belirtilen ilkeler dikkate alınarak yapılır. Denetimler için ruhsat sahibi tarafından MTA’ya 1000 Türk Lirası ödenir. Bu miktar, MTA tarafından yıllık ÜFE’ye göre artırılır."; "İdarî yaptırımlar" başlıklı 11. maddesinde : "Faaliyetlerin, projeye göre yürütülmesi zorunludur. Ruhsat sahibinin projesinde belirtilmeyen konularda veya izinsiz olarak faaliyette bulunulduğu tespit edilirse, teminatı irat kaydedilerek faaliyet durdurulur ve teminat üç katına çıkarılarak bir ay içinde tamamlattırılır. Aynı fiilin tekrarı halinde teminat irat kaydedilerek ruhsat iptal edilir. Ruhsat sahibince, kaynak koruma alanı etüdü yapılmadan işletmeye geçilmesi veya koruma alanı etüdünde öngörülen tedbirlere uyulmamasının tespiti halinde faaliyetler durdurularak teminat irat kaydedilir. Altı ay içerisinde gerekli tedbirlerin alınması ve teminatın tamamlattırılması istenir. Altı ay sonunda teminat verilmez ve tedbirler alınmaz ise faaliyetler durdurulur....", "Kaynak rezervuarının korunması" başlıklı 14. maddesinde : " Bu Kanuna tâbi faaliyetlerde kaynağı oluşturan jeotermal sistemin korunması, kaynağın israf edilmemesi ve çevrenin korunması esas olup işletme faaliyeti öncesinde kaynağın koruma alanları etüdünün ruhsat sahibi tarafından yaptırılması zorunludur. Aksi takdirde faaliyetler durdurularak koruma alanlarının belirlenmesi için ruhsat sahibine uygun süre verilir. .." hükmü yer almaktadır. Öte yandan, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin "Kaynak rezervuarının korunması" başlıklı 23. maddesinin 6. fıkrasında " (Ek:RG-24/9/2013-28775) (Değişik:RG-30/5/2014-29015)Arama ve/veya işletme ruhsatlı alanlarda, yönlü sondaj tekniği ile açılacak olan tüm üretim/reenjeksiyon kuyuları ile ruhsat sınırına 500 metre mesafe içinde açılacak üretim ve/veya reenjeksiyon kuyuları için kuyu içi koordinat ölçüleri alınır ve Ek-14 form düzenlenir. Bu form, kuyunun tamamlanmasını müteakiben sondaj kulesinin kuyudan ayrılma tarihinden itibaren 30 gün içinde idareye bildirilir ve sicil dosyasına eklenir. Kuyu içi koordinatları ile ruhsat sınırı arasındaki mesafe 100 metreden az olamaz. Bu formun süresi içerisinde verilmemesi ve/veya bu mesafenin ihlal edilmesi durumunda kuyuda üretim/reenjeksiyon faaliyetlerine idarece izin verilmez. Ancak ruhsat sahiplerinin aynı olması durumunda veya ruhsat sahiplerinin anlaşma sağlaması halinde ve bu anlaşmanın yazılı metnini İdareye bildirmesini müteakip sicile işlenmesi koşulu ile mesafeye ilişkin şartlar aranmaz. Arama ve/veya işletme ruhsatlı alanlardaki reenjeksiyon kuyularının, komşu ruhsat alanındaki üretim kuyularına zarar vermemesi esastır. " "Hakların intibakı" başlıklı Geçici 1. maddesinin 11. fıkrasında;...kuyu içi koordinatları ile ruhsat sınırı arasındaki mesafeye ilişkin yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsat sahibi, İdareye işletme projesini sunmuş ve projede açılacak olan kuyu koordinatlarını bildirmiş ise bu ruhsat sahalarında, sondaj/kuyu çalışmalarına, yönetmelik değişikliği yapılmadan önceki hükümler doğrultusunda izin verilir. Yine aynı fıkrada belirtilen arama ve/veya işletme ruhsatlı alanlarda, yönlü sondaj tekniği ile açılacak olan tüm üretim/reenjeksiyon kuyuları ile ruhsat sınırına 500 metre mesafe içinde açılacak üretim ve/veya reenjeksiyon kuyuları için kuyu içi koordinat ölçülerinin verilmesi şartı, yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahibi olunan ruhsat sahaları için de uygulanır. " düzenlemelerine yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılamla Usulü Kanunu’nun “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun Uygulanacağı Haller” başlığını taşıyan 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; …bilirkişi, keşif, delillerin tespiti,… işlemlerinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçiminin Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılacağı kurala bağlanmış olup; anılan hükümle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişiye Başvurulmasını Gerektiren Hâller” başlığını taşıyan 266. maddesinde, Mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı, 282. maddesinde ise hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği hükmüne ye verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta davacı şirket tarafından, ruhsat alanına yakın bir mesafede bulunan müdahil şirketin elektrik enerjisi üretmek amacıyla açmış olduğu ... jeotermal enerji kuyusunun kapatılması istemiyle yapılan başvurunun reddi dava konusu edilmiştir. Müdahil şirket tarafından 08.07.2019 tarihli dilekçe ile AK-3 kuyusunda beklenmeyen bir nedenle muhafaza borularında hasar oluştuğu, bu nedenle elektrik üretiminde düşüş yaşanığı, hasarın giderilebilmesi için ilgili kuyuda tamirat ve bakım yapılması mecburiyetinin bulunduğu belirtilerek davalı idareye başvurulmuştur. Davalı idarenin ... tarihli ... sayılı işlemi ile 5686 sayılı Kanunu Uygulama Yönetmeliği uyarınca mücavir ruhsatların kazanılmış haklarına müdahale olmaksızın idarenin personeli denetiminde tamir ve bakım işlerinin projelendirilerek ve raporlanarak yapılması koşuluyla talep uygun bulunmuştur. Davalı idare elemanları ile müdahil şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu 02.09.2019 tarihli tutanakta, AK-3 kuyusunda tıkanıklık gözlemlendiği, bu tıkanıklık sonucu 400/450 ton/saat üretim yapan kuyunun üretim seviyesinin 100 ton/saat mertebesine düştüğü, tıkanıklığın matkap yardımı ile açılmaya çalışılacağı, firma yetkililerince yönlü sondaj yapılmasına yönelik bir ekipmanı olmadığının taahhüt edildiği belirtilmiştir. Müdahil şirketin 05.09.2019 tarihli dilekçesinde yapılan çalışmalar sonucu dolgunun temizlenememesi ve kuyunun verimli hale getirilememesi durumunda saha sınırları içinde kalmak amacıyla yönlü sondaj ekipmanları vasıtasıyla kuyu çalışmalarına devam etme mecburiyetleri bulunduğundan, bu kapsamda yapılacak çalışmalara dair taslak yönlenme planları idareye sunulmuştur. Davalı idarenin... tarih ve ... sayılı işlemi ile müdahile, AK-3 kuyusunda gerçekleştirilecek tamir çalışmalarının idarenin teknik gözetiminde yapılması, çalışmaların neticesinde alınan sonuç ile ilgili verimlilik, debi, sıcaklık, kuyu içi koordinat ve benzeri bilgileri içeren teknik raporun, idareye sunulması, mücavir ruhsat hakları gözetilerek komşu ruhsat hakları açısından oluşabilecek olumsuzlukların sorumluluğu müdahil şirketin uhdesinde olması şartı ile AK-3 kuyusunda gerçekleştirilmesi planlanan çalışmalarda herhangi bir sakınca bulunmadığı şeklinde yanıt verilmiştir. Davacı tarafından, müdahil şirketçe AK-3 kuyusunda yapılan yönlü sondaj ile kuyunun profili, koordinatları ve derinlerde yerinin değiştiği, yeni kuyu açılması ile amaçlanan sonuca ulaşıldığı iddia edilmektedir. Müdahilin yönlü sondaj çalışması yapılan ... kuyusu ilk olarak 11.06.2013 tarihinde açılmış tahminen 25.08.2013 tarihinde bitirildiğine ilişkin idareye bildirimde bulunulmuştur. Yönetmeliğin geçici 1. maddesine eklenen 11. fıkrasında ise, "23 üncü maddenin altıncı fıkrası ile belirtilen kuyu içi koordinatları ile ruhsat sınırı arasındaki mesafeye ilişkin Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsat sahibi, idareye işletme projesini sunmuş ve projede açılacak olan kuyu koordinatlarını bildirmiş ise bu ruhsat sahalarında, sondaj/kuyu çalışmalarına, yönetmelik değişikliği yapılmadan önceki hükümler doğrultusunda izin verilir" düzenlemesi nedeniyle Yönetmelikte yapılan 30.05.2014 tarihli değişiklikle getirilen mesafe şartının aranmayacağı anlaşılmaktadır. Ancak somut uyuşmazlıkta AK-3 kuyusunda yapılan çalışma ile davacının üretiminde, bu çalışmanın etkisinin anlaşılabilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, yönlü sondajın ne anlama geldiği, müdahil şirket tarafından AK-3 kuyusunda yapılan yönlü sondaj çalışmasının zorunlu olup olmadığı, kuyudaki hasarın başka türlü bir çalışma ile giderilip giderilemeyeceği, ilgili kuyuda yapılan yönlü sondaj çalışması ile davacının rezervuarında ciddi bir düşüş yaşanıp yaşanmadığı, kuyuda yapılan çalışma ile yeni bir kuyu açmak ile elde edilebilecek faydanın sağlanıp sağlanmadığı, idarenin elindeki kuyuda yapılan çalışmalara ilişkin bilgi belgeler ile söz konusu kuyuda bu çalışma yapılmadan önceki hal ile mevcut halin kıyaslanarak, müdahil tarafından kuyuda yönlü sondaj yapılmadan önceki hale göre müdahilin üretiminde ciddi bir artış olup olmadığı, yönlü sondaj çalışması ile müdahilin çok fayda sağladığı davacının ise çok zararına bir durum oluşup oluşmadığı (kazanılmış hakları dikkate alınarak) konularının, teknik bilgi gerektirdiği ve ancak konunun uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine yaptırılacak bilirkişi incelemesi suretiyle anlaşılabileceği açıktır. Dolayısıyla, yukarıda yapılan değerlendirmeler de dikkate alınmak suretiyle, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ... -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 08/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.