11. Ceza Dairesi 2019/11879 E. , 2023/6752 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/326 E., 2015/726 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271
**11. Ceza Dairesi 2019/11879 E. , 2023/6752 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/326 E., 2015/726 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2015 tarihli ve 2015/326 Esas 2015/726 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; usule aykırı olan hapis cezasının kaldırılması gerektiğinden kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan hakkında icra takibi başlatıldığı, takibe konu senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığı, sanığın katılan adına senet düzenleyip imza attığından bahisle şikayetçi olması üzerine başlayan soruşturma kapsamında, sanık hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Katılan anlatımında; sanığa ait iş yerinde çalıştığını, maaşını alamadığını, sanığı SGK'ya şikayet ettiğini sanıktan bir şey satın almadığını, suça konu senetleri düzenlemediğini ve senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. 3. Sanık savunmasında; katılana plastik pencere malzemeleri sattığını, karşılığında ise katılandan senet aldığını, aldığı senetleri borcuna karşılık... Firmasına verdiğini senetler ödenmeyince... firmasının hem katılanı hem kendisini icraya verdiğini, bunun üzerine katılanın sanığı aradığını para yollamasını istediğini, borcu çalıştığı yerdeki maaşından kesilmesini kabul ettiğini, sanığın katılanın hesabına Garanti Bankasından para yatırdığını ancak katılanın takibe konu borcu ödemediğini öğrendiğini bunun üzerine... firmasına borcun tamamını ödeyip icra dosyasını kapattığını, senetleri düzenleyip imza atmadığını, sadece ciro ettiğini beyan etmiştir. 4. Tanık ...;... Firmasının sahibi olduğunu senetleri icraya koyduğunu, katılanın kendisini aradığını sanığın senetlerden bilgisi olduğunu ve borcu ödeyeceğini ancak iş ciddileşince katılanın bu sefer senetleri kendisinin düzenlemediğini imzaların da kendisine ait olmadığını söylediğini beyan etmiştir. 5. Tanık Tayfun Bayram; senetlerle ilgili ayrıntılı bilgi sahibi olmadığını ancak senetlerle ilgili sanığın katılanı tehdit ettiğine şahit olduğunu beyan etmiştir. 6. Kriminal rapor ile, suça konu iki adet senet üzerinde atılı bulunan ciranta imzalarının imza incelemelerinde uygulanan metot gereği öncelikle adlarına imza atılı şahıslar ve şirket yetkililerinin imzaları ile incelemeleri gerekmekte ise de; tetkik konusu iki adet senedin ön yüzündeki tanzim yazıları, atılı bulunan borçlu imzaları, arka yüzlerindeki birinci ve ikinci ciranta yazı ve imzaları ile üçüncü ciranta imzalarının katılana ait olmadığı tespit edilmiştir. 7. Suça konu iki adet senedin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 8. Yapılan yargılama sonunda gerekçeleri açıklanarak kastın yoğunluğu sebebiyle sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına, sanığın katılanın zararını gidermesi sebebiyle hakkında takdiri indirim uygulanmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/326 Esas 2015/726 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.