(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/4357 E. , 2010/5173 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.03.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/4357 E. , 2010/5173 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.03.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, 154 KW’lık Şereflikoçhisar - Tümosan EİH 72-73 no’lu direklerin bulunduğu bölgede davalı ... tarafından işletilen taş ocağındaki çalışmaların direklere zarar verdiği ve yıkılma tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı, taş ocağı işletmesinin enerji nakil hattına zarar vermediğini savunmuştur. Mahkemece, taş ocağı işletmesinin enerji nakil hattı için tehlike arzetmediği, sadece potansiyel tehlike bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiş, karar Dairemizin 26.12.2008 tarihli ilamıyla ve ilamda yazılı nedenlerden dolayı bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş; davanın kabulüne karar verilmiş, bu hükmü davalı ... temyiz etmiştir. Gerçekten, malikin uymakla yükümlü olduğu komşuluk hakkı kapsamında yer alan Türk Medeni Kanununun 738. maddesi "Malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır" hükmünü getirmiş, kazı ve yapılarda ayrıca uyulması gereken kuralların da özel kanunlarda düzenleneceği 739. maddede belirtilmiştir. Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, dava konusu direklerin bulunduğu taşınmaz tescil harici bırakılan yerlerden olup, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Dairesi Başkanlığının yazılarına göre taşınmaz üzerinde 20.06.2006 tarihinde başlamak üzere davalıya 10 yıllık taşocağı işletme ruhsatının verildiği anlaşılmaktadır. Ruhsatlı saha yakınında bulunan enerji nakil hattının 1982 yılında yapılan kamulaştırma ve irtifak hakkı tesisi işlemlerinden sonra geçirildiği, zarar gördüğü ileri sürülen direklerin bulunduğu yerin tescil harici olması nedeniyle kayda irtifak hakkının işlenmediği anlaşılmaktadır. Taşınmazın ve tarafların durumu açıklandığı şekilde ortaya konulduktan sonra davacının istemine gelince; davalı Belediyenin ruhsatlı sahadaki çalışmalarının direklere zarar verdiği ve bu eylemin yukarıda sözü edilen Türk Medeni Kanununun 738. maddesi kapsamında giderilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.