9. Hukuk Dairesi 2017/14352 E. , 2020/4344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalının yanında 10/02/2010 tarihinden iş akd
**9. Hukuk Dairesi 2017/14352 E. , 2020/4344 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalının yanında 10/02/2010 tarihinden iş akdinin fesh edildiği 01/06/2012 tarihine kadar aktif olarak ve sigortasız olarak çalıştığını, müvekkilinin sigortasının yapılmaması nedeniyle 20/09/2011 tarihinde tarım Bağ-Kur'u yapmak zorunda kaldığını, primlerini kendisinin yatırdığını, müvekkilinin 10/02/2010 - 20/09/2011 tarihleri arasındaki çalışmasının tespiti için Tarsus İş Mahkemesine tespit davası açıldığını, davacının davalı iş yerinde ağır şartlar altında günlük 30,00 TL yevmiye ile saat 10:00-01:00 saatleri arasında çalıştığını, aylık kazancının asgari ücret olarak hesaplanmasının zorunluluk olduğunu, müvekkilinin fazla çalışmasına rağmen kendisine fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, haftada bir gün izin kullandığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, davalının 01/06/2012 tarihinde davacıyı arayarak her hangi bir gerekçe göstermeden işten çıkartıldığını söylediğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili özetle; davacının tanık isimlerini dava dilekçesinde bildirmemesi nedeniyle tanık listesi vermesine muafakat etmediklerini, davacının açtığı Tarsus İş Mahkemesinin 2012/102 E. Sayılı tespit davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 10/02/2010 - 01/06/2012 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalışmadığını, davacının tarım Bağ-Kur'u mevcut iken davalının yanında çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının davalı işyerinde çalışmaması nedeniyle fazla mesai ve yıllık izin ücret alacağının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davacı tarafından açılan hizmet tespiti davası bekletici mesele yapılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı, davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir. Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Ancak kısmi davadaki miktar, kısmi davanın açıldığı dava tarihine göre geriye doğru belirlenen zamanaşımı süresini kapsar. Bakiye alacak talep edildiği tarihe göre, geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalıyor ise zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir. Kısaca kısmi davadaki alacak miktarı belirlendiği tarihten itibaren öncelikle ileriye doğru gerçekleşen alacak için mahsup edilmeli, bakiye alacak ise ondan sonraki süreyi kapsamalıdır. İlk kısmi davada belirlenen alacak mahsup edildikten sonra bakiyenin talep edildiği tarihten geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalan alacak, alacaklı lehine hüküm altına alınmalıdır. Dosya içeriğine göre kısmi olarak açılan davada davacı vekili bilirkişi hesap raporundan sonra ıslah sureti ile alacakları arttırmış ve davalı vekili ise ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Hüküm altına alınan fazla mesai çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının kısmi olarak istenen miktar dışlandığında kalan kısmında ıslah tarihine göre geriye beş yıllık süre dikkate alındığında bu süre dışında kalan miktarların zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Mahkemece ıslaha karşı zamanaşımı itirazı dikkate alınmadan ve bu konuda ek rapor alınmadan fazla mesai karşılığı ücretin hüküm altına alınması hatalıdır. F)Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.