Başvuru, taşınmazın imar planında kentsel rekreasyon alanı olarak belirlenmesi üzerine açılan kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasının yargı yolu yönünden reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın devamı sırasında yapılan kanun değişikliğiyle görevli yargı yolunun değiştirilmesi ve buna rağmen yapılan yargılama giderlerinin karşı taraftan alınmak üzere başvurucu yararına hükmedilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, taşınmazın imar planında kentsel rekreasyon alanı olarak belirlenmesi üzerine açılan kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasının yargı yolu yönünden reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın devamı sırasında yapılan kanun değişikliğiyle görevli yargı yolunun değiştirilmesi ve buna rağmen yapılan yargılama giderlerinin karşı taraftan alınmak üzere başvurucu yararına hükmedilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 21/4/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Başvuru Tarihine Kadar Yaşanan Olaylar Başvurucu Ankara ili Yenimahalle ilçesine bağlı Aşağı Yahyalar Mahallesi'nde bulunan 60441 ada 1 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarındandır. Söz konusu taşınmaz, 2005 yılından önce kesinleştiği belirtilen 1/1000 ölçekli imar planı ve bu planın uygulanmasına ilişkin 84220 numaralı parselasyon planı kapsamında "kentsel rekreasyon" alanında bırakılmıştır. Başvurucu 21/1/2011 tarihli dilekçesiyle Yenimahalle Belediyesinden (Belediye) taşınmazı yönünden kamulaştırma veya imar planı değişikliği yapılıp yapılmayacağını sormuştur. Belediye ise başvurucuya kamulaştırma veya plan değişikliğinin düşünülmediğini bildirmiştir. Başvurucu bu defa 16/2/2011 tarihinde yeniden Belediyeye başvuruda bulunarak mülkiyet hakkından doğan haklarını kullanamadığı gerekçesiyle taşınmazın rayiç değeri üzerinden kamulaştırılmasını veya imar planında değişiklik yapılmasını talep etmiştir. Belediyenin 28/3/2011 tarihli cevap yazısında ise taşınmazın rayiç değeri üzerinden alınıp satılabileceği, kamulaştırma işlemlerinin ise ilgili kurumlarca belirli bir program dâhilinde yapılabileceği belirtilmiştir. Başvurucu bu bildirimler üzerine taşınmazına kamulaştırmasız el atıldığı gerekçesiyle Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Yenimahalle Belediyesi aleyhine 13/6/2011 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesiyle, yapılan imar uygulaması neticesinde kentsel rekreasyon alanı olarak belirlenen taşınmazın, aradan beş yıl geçmesine rağmen kamulaştırılmaması nedeniyle uğranılan maddi zararların tazminitalep edilmiştir. Mahkeme 2/10/2012 tarihinde Ankara Büyükşehir Belediyesi yönünden açılan davanın husumet yönünden reddine, Yenimahalle Belediyesi yönünden açılan davanın ise kabulüne karar vermiştir. Bu karar ile 040 TL tutarındaki alacağın dava tarihi olan 13/6/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar temyiz edilmiş, Yargıtay Hukuk Dairesinin 18/3/2013 tarihli ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Daire, taşınmazın imar planında kentsel rekreasyon alanı olarak ayrıldığı, bu alanlarda ise yetkinin Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu belirtmiştir. Bozma ilamında bu nedenle Yenimahalle Belediyesi aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddiyle Ankara Büyükşehir Belediyesi aleyhine hüküm kurulması gerektiği açıklanmıştır. Büyükşehir Belediyesinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine aynı Dairenin 18/11/2013 tarihli ilamıyla bozma ilamı kaldırılmıştır. Daire bu defa 11/6/2013 tarihinde yürürlüğe giren 24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanun'un maddesiyle 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun geçici maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini belirterek hükmün yargı yolu yönünden bozulmasına karar vermiştir. Bozma ilamına uyan Mahkeme, uyuşmazlığın idari yargı yerinin görevine girdiği gerekçesiyle 3/4/2014 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme, dava tarihinden sonraki yasal değişiklik nedeniyle görevsizlik kararı verilmekle davalılar yararına vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına ve başvurucunun yaptığı yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına karar vermiştir. Başvurucu 21/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Başvuru Tarihinden Sonra Yaşanan Olaylar Uyuşmazlık konusu taşınmazın imar planındaki durumunun "kentsel rekreasyon alanı" kullanımından "ticari rekreasyon alanı" kullanımına dönüştürülmesine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği Yenimahalle Belediye Meclisince 7/11/2013tarihinde uygun görülmüştür. Bu imar planı değişikliği, Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi tarafından da 14/1/2014 ve 11/3/2014 tarihlerinde onaylanmıştır. Ankara Hukuk Asliye Hukuk Mahkemesinin 3/4/2014 tarihli kararı ise taraflara en son 22/4/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz edilmeyen bu karar 8/5/2014 tarihi itibarıyla kesinleşmiştir. Başvurucu 21/4/2014 tarihinde Ankara Büyükşehir Belediyesi aleyhine Ankara İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmıştır. Mahkeme 23/10/2015 tarihinde oyçokluğuyla davanın reddine karar vermiştir. Kararda, başvurucunun hissedarı olduğu taşınmazın imar planında "ticari rekreasyon alanı" olarak ayrılması nedeniyle bundan böyle taşınmazın sadece kamu eliyle yapılaşması zorunluluğunun ortadan kalktığına dikkat çekilmiştir. Mahkeme, imar planıyla belirlenen koşullar dâhilinde mülk sahipleri tarafından yapılaşma hakkının kullanılabilmesinin mümkün olduğunu belirterek başvurucunun taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma imkânına kavuşması nedeniyle mülkiyet hakkının belirsiz bir süre ile kısıtlandığından söz edilemeyeceği sonucuna varmıştır. Karara karşıoy yazısında ise kamu hizmeti niteliğinde olan sağlık, eğitim, spor, rekreasyon gibi hizmet alanlarına yönelik tesislerin kurulması için büyük yatırımlar gerektiği ve birtakım izin, ruhsat prosedürlerinin bulunduğu belirtilerek imar planındaki değişikliğin taşınmazın kamu hizmetine ayrılmış olma vasfını değiştirmediği ifade edilmiştir. Karar başvurucu vekiline 3/2/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olup Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan sorgulama sonucuna göre başvurucunun kararı temyiz etmediği anlaşılmıştır.