Hukuk Genel Kurulu 2014/732 E. , 2016/227 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 19.10.2012 gün ve E:2012/80, K:2012/372 sayılı kararın incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 08.05.2013 gün ve E:2013/5216, K:2013/8400 sayılı ilamı ile; (…Davacı vekili; davalının bakiye fatura bedelini ödemed…
**Hukuk Genel Kurulu 2014/732 E. , 2016/227 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 19.10.2012 gün ve E:2012/80, K:2012/372 sayılı kararın incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 08.05.2013 gün ve E:2013/5216, K:2013/8400 sayılı ilamı ile; (…Davacı vekili; davalının bakiye fatura bedelini ödemediğini belirterek 25.630 TL olan alacağın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; alacak miktarının açık olduğu uyuşmazlıklarda kısmi dava açılamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacı yan dava dilekçesinde kendisince belirli olan ve faturaya bağlı bakiye alacağını talep ettiği, davalının inkarının alacağı belirsiz hale getirmeyeceği, HMK'nun 119/2 maddesi uyarınca davacının açıkça belirli olan iddiasını kısmi dava olarak ileri sürmesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 15.08.2011 tarihli, 33.630 TL. bedelli faturaya dayalı olarak iş bu davayı açmış, fatura bedelinin 8.000 TL.sinin ödendiğini, bakiye 25.630 TL.sinin ise ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalıdan 10.000 TL.nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı yan ise akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Somut olayda alacak miktarı belirli olup ihtilaf, alacak hakkının doğup doğmadığı, davacının faturaya konu malı davalıya teslim edip etmediği, yani davalının inkar ettiği akdi ilişkinin kurulup kurulmadığı noktasındadır. HMK.'nun 109/2 maddesi “Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz” hükmünü, HMK.'nun 115/2 maddesi ise “Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. ” hükmünü içermektedir. Bu durumda mahkemece, dava ve usul ekonomisi bakımından HMK.'nun 115/2 maddesi uyarınca davasını tam dava olarak devam ettirmesi ve harcı tamamlatması konusunda davacı vekiline kesin süre verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken bu yönler gözetilmeksizin davanın doğrudan usulden reddi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, bakiye fatura bedelinin tahsili istemine ilişkindir.