8. Hukuk Dairesi 2022/8549 E. , 2024/7768 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/183 E., 2022/177 K. DAVA TARİHİ : 13.09.2006 KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. Verilen karar davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesini…
**8. Hukuk Dairesi 2022/8549 E. , 2024/7768 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/183 E., 2022/177 K. DAVA TARİHİ : 13.09.2006 KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. Verilen karar davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava, orman kadastro tespitine kısmi ilan süresinde itiraz olarak açılmış, yargılama sırasında davaya konu olan yerlerde arazi kadastro çalışmaları yapılmış, taşınmazlara 124 ada 12, 13, 14 ve 17 parsel numarası verilerek malik haneleri ve yüzölçümleri açık bırakılarak kadastro tespit tutanakları düzenlenmiş, tutanaklar 3402 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili 13.09.2006 günlü dilekçesinde özetle; Bingöl-Genç ilçesi Servi Beldesinde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakılan taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece çekişmeli parsellerin orman sayılmayan tarım arazisi olduğu gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazların yüzölçümü ve malikleri açıklanmadan tespit gibi tesciline karar verilmiş, hükmün davacı ... İdaresi tarafından temyizi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 08.06.2009 tarih 2009/7669 E-2009/9471K sayılı ilamı ile "dava konusu taşınmaz hakkında malik hanesi ve niteliği boş bırakılmak suretiyle tespit tutanağı düzenlendiğine göre, 3402 Sayılı Yasanın 27, 28 ve 29 uncu maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tespit tutanağında yazılı hak sahiplerinin davaya dahil edilip, husumet yaygınlaştırılıp taraf oluşturulduktan sonra dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı" olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemesince yeniden yapılan yargılamada; bozma kararına uyulduktan sonra açılan davaların reddine ve dava konusu Bingöl-Genç ilçesi Servi Beldesi Yeniçeri Mahallesi 124 ada 14 parselin ... Koşan adına, 124 ada 13 parselin ... Koşan adına 124 ada 12 parselin 1/2 şer hisse olarak ... adına, 124 ada 17 parselin ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20.H.D.nin 17.01.2011 tarih 2010/14690E-2011/123K ilamı ile; "Yapılan eksik araştırma ve inceleme ile alınan Bilirkişi kurulunun yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağı, kabule göre de mahkemenin taşınmazların yüz ölçümlerini belirlemeksizin hüküm kurması doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemesince yeniden yapılan yargılamada; dava konusu 124 ada 12-13-14 parsel sayılı taşınmazlar tefrik edilmiş olup eldeki dosya dava konusu 124 ada 17 nolu parsel sayılı taşınmaza ilişkindir. Mahkemesince; "Yapılan keşifte parselin etrafının tel örgü ile çevrili olduğu, parselin iki ayrı kısım halinde kullanıldığının anlaşıldığı, dereye yakın olan alt kısımda sürülü vaziyette tarla olduğu, üst kısımda muhtelif sayıda meyve ağaçları olduğu, parselin alt ve üst kısmı arasında kot farkı olduğu, üzerinin çayır otları ile kaplanmış olduğunun gözlemlenmiş olması; beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişisinin parselin iki parçalı halde kullanıldığı, dereye yakın olan üstü sürülü olan tarlayı tespit maliki ...'nin kullandığını, parselin üst kısmını ise davada taraf olarak yer almayan ...'nin kullandığı, ...'den önce babası olan ...'nin yeri kullandığını, ...'den önce de babası ...'un yeri kullandığını, yere sebze ektiklerini, ayrıca meyve ağaçlarının bulunduğunu, parselin orman ile bir ilgisinin bulunmadığı, derenin yatağını hiç değiştirmediğini, parselde ağaç kesme vs olmadığını beyan etmiş olmaları; (her ne kadar parselin dereye yakın kısmı için tespit maliki lehine beyanda bulunulmuş, üst kısmı için de davada taraf olarak ... lehine beyanda bulunulmuş ise de, ... tarafından ikame edilmiş, usulünce açılmış bir dava olmadığından, davada taraf olmayan ...'ye pay verilemeyeceği değerlendirilmiştir. Parselin bu kısmı da davacı tarafından dava ispatlanamadığından tespit maliki adına tespit edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.) ziraat bilirkişisinin raporunda parselin hali hazırda üzerinde meyve ağaçlarının bulunduğu, etrafının kapalı olup korunduğu, kaymak tabakasının kırıldığı, kültür arazisi ve bahçe vasfında olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereken yerlerden olmayıp özel mülkiyete konu olabilecek arazilerden olduğu yolunda görüş bildirilmiş olması; fotogrametri bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda parselin 1951, 1954 ve 1984 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu kullanıma konu olduğunu gösterir ışık yansınım değerlerine sahip olduğu, bu yıllarda taşınmazda imar ihyanın söz konusu olduğunun anlaşıldığı şeklinde görüş bildirilmiş olması; orman mühendisi tarafından tanzim edilen teknik raporda parselin beyaz alan formunda olan orman sayılmayan alanlar içerisinde olduğu, taşınmazın amenajman planı meşçere haritasında 1488 numaralı bölme içerisinde "Z(Ziraat Alanı)" olarak rumuzlandığının, neticeten teknik-fen bilimsel ve hukuki açıdan orman sayılmayan alanlardan olduğu yolunda görüş bildirilmiş olması hususları göz önünde bulundurulduğunda, parselin özel mülkiyete konu olabilecek orman sayılmayan alanlardan olduğu, tespit maliki mirasçıları lehine olağanüstü zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği kanaatine varılmakla, davacının davasının reddine, davaya konu Bingöl ili Genç ilçesi Yeniçevre köyü 124 ada (yeni 522 ada) 17 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile, parselin 2522.19 m2 yüzölçümü ve "bahçe" vasfıyla ... adına tespit ve tapuya tesciline" karar verilmiştir. Verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından; taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, verilen bu karar ile orman bütünlüğününün bozulacağı hususlarında, davalı ... vekili tarafından ise; Orman İdaresinin davası reddedildiği halde Hazine lehine vekalet ücreti takdir edilmediğinden, verilen kararın bozulması talebiyle temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.