11. Hukuk Dairesi 2012/230 E. , 2012/2044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2009 gün ve 2007/119-2009/214 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.09.2011 gün ve 2010/989-2010/10604 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düze
**11. Hukuk Dairesi 2012/230 E. , 2012/2044 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2009 gün ve 2007/119-2009/214 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.09.2011 gün ve 2010/989-2010/10604 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalı ile yapılan 24.03.2006 tarihli sözleşmeye göre davalının sunuculuğunu üstlendiği DOBRA DOBRA isimli televizyon programı üzerindeki isim ve tüm fikri hakların müvekkiline devredildiğini, sözleşmeye aykırılık halinde 100.000 USD cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının anılan ibareyi kendi adına marka olarak tescil ettirdiği gibi sözleşme süresi bitmeden sunuculuk yapmayacağını müvekkiline bildirdiğini, davalının aynı formatta ve aynı isim altında başka televizyon kanalında program yapacağının öğrenildiğini, bu durumun sözleşmeye aykırılık oluşturduğunu, anılan isim üzerinde müvekkilinin hak sahibi olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile 100.000,00 USD cezai şartın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, DOBRA DOBRA başlığı altında 1974 yılından beri müvekkilinin değişik gazetelerde köşe yazısı yazdığını, sözleşmenin ihlal edilmediğini, tarafların anlaşarak karşılıklı sözleşmeyi feshettiklerini ve cezai şart oluşmadığının kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, DOBRA DOBRA ismi üzerinde davacının hak sahibi olduğu, taraflar arasında yapılan 24.03.2006 tarihli sözleşmeye göre davalının sözleşme süresi içinde anılan isimle ve program formatında başka televizyon kanalında program yapmamayı taahhüt ettiği, sözleşme bittikten sonra anılan ibare ile başka televizyon kanallarında program yapmasında bir engel bulunmadığı, tarafların 14.05.2007 tarihinde yaptıkları protokol ile 24.03.2006 tarihli sözleşmeyi feshettikleri ve cezai şarttan vazgeçtikleri gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20/09/2011 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 5.70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.