10. Hukuk Dairesi 2024/2745 E. , 2024/6641 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3375 E., 2022/3335 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/395 E., 2022/304 K. Taraflar arasında iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının ve yansıma suretiyle yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerek
**10. Hukuk Dairesi 2024/2745 E. , 2024/6641 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3375 E., 2022/3335 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/395 E., 2022/304 K. Taraflar arasında iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının ve yansıma suretiyle yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen davaların kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar ve davalılar vekillerinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabul ve kısmen redde dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalılar ve katılma yoluyla davacılar vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, davalılar vekillerinin temyiz incelemesini duruşmalı yapılmasını talep ettiği, murafaa yapılmak üzere tayin olunan 05.12.2023 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine murafaa talep eden davalı ...-Den Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hiz. A.Ş. adına Av. ... ile davacılar adına Av. ...'in geldiği, mürafaalı temyiz eden davalı ...Ş. adına ve feri müdahil adına gelen olmadığı görüldükten, gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra incelemenin aynı gün öğleden sonraya bırakılmasına karar verilmekle, Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi: I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dosyasının dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. Bünyesinde ve onların emrinde elektrik teknisyeni olarak aylık 1.350,00 TL net maaş ile çalışmaya başladığını, 06.11.2013 günü ekipler önce 137 no.lu direğin bakımını yapmış daha sonra sırasıyla diğer direklerin tamiratını yapmışlar en son 172 no.lu direğe gelindiğinde direğe ilk önce ... Kantarcı'nın çıktığı ve yerini aldığını ondan sonra çıkan davacının da yerini aldığını, daha sonra elektrik kontrolü için makara ile aşağıdan kontrol ıstankasını yukarı doğru çekerken daha henüz tele dokunmadan çalışmaya başlamadan elektriğin genel hattan kesilmemiş olması nedeni ile elektrik akımına kapılarak çarpıldığını, kaza nedeniyle bir kolunun tamamen kesildiğini, diğer kolu ise tüm hareketini kaybetmiş, bacaklarında da doku kaybı meydana geldiğini, davalı işverenin arıza bakım ve onarımın yapılacağı bölgeye giden tüm elektrik bağlantılarını kesmeden ekibe görev vermesi bu bölgenin elektriğin tüm bağlantılar ile birlikte kesildiğine dair bütün ilgili birimlerden onay almaması, elektrik gibi çok tehlikeli bir işte koordinasyonun sağlanmamış olması, gerekli dikkat ve özenin gösterilmemiş olması nedeni ile tamamen kusurlu olduğunu belirterek davacı ...'ya 1000 TL maddi tazminat, 100.000 TL manevi tazminat ve 500 TL tedavi gideri, diğer davacılara 1000'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 20.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. 2. Davacı ... vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. bünyesinde ve onların emrinde elektrik teknisyeni olarak aylık 1.350,00 TL net maaş ile çalışmaya başladığını, 06.11.2013 günü ekipler önce 137 no.lu direğin bakımını yapmış daha sonra sırasıyla diğer direklerin tamiratını yapmışlar en son 172 no.lu direğe gelindiğinde direğe ilk önce ... Kantarcı'nın çıktığı ve yerini aldığını ondan sonra çıkan davacının da yerini aldığını, daha sonra elektrik kontrolü için makara ile aşağıdan kontrol ıstankasını yukarı doğru çekerken daha henüz tele dokunmadan çalışmaya başlamadan elektriğin genel hattan kesilmemiş olması nedeni ile elektrik akımına kapılarak çarpıldığını, kaza nedeniyle davacı ...'ın Antalya 5. İş Mahkemesinin 2014/371 Esas sayılı dava dosyasında alınan iş göremezlik raporunda %96 oranında iş gücü kaybının bulunduğu ancak davalıların itirazları nedeniyle Antalya 1.İş Mahkemesinin 2017/131 Esas sayılı dava dosyasında davacının iş göremezlik oranının tespiti yönünden SGK'da hasım gösterilerek dava açtıklarını ve davanın derdest olduğunu, dosyada maluliyete ilişkin devam eden dava gözetilerek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000 TL bakıcı gideri tazminatının davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. 3.Davacı vekili 17.04.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle asıl dava yönünden; maddi tazminat istemlerinden olan iş gücü kaybından kaynaklı tazminat istemini 674.320,86 TL ve tedavi giderini 21.348 TL'ye, birleşen davadaki bakıcı gideri istemini ise 844.396,45 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının hiçbir zaman müvekkili şirket çalışanı olmadığını, dava konusu kazanın meydana gelmesi esnasında gerçekleştirilen iş ile müvekkil şirketin hiçbir ilgisi ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından yönetimsel işler dışında inşa, bakım, onarım işlerinin tamamı sözleşme ile diğer davalı ...-Den Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hiz. A.Ş.'ye devredildiğini, AG ve YG(OG) Elektrik dağıtım tesislerinin arıza onarımı, fiziki irtibat bağlanması veya sökülmesi, periyodik bakımı, montajı diğer davalı tarafından gerçekleştirildiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini, birleşen davanın da belirtilen bu sebeplere ek olarak davaya konu edilen alacağın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini ve giderek zamanaşımından reddini talep etmiştir. 2.Davalı Akden Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı ve ekibinin çalışma yapacakları direklerde çalışmaya başlamadan önce kendilerinde mevcut bulunan "yüksek gerilim faz detektörleri" (kontrol kalemleri) ile direkte elektrik akımı bulunup bulunmadığını kontrol etme zorunluluklarının bulunduğunu, elektriğin kesildiği bilgisi verilse dahi bu kontrolün yapılmak zorunda olduğunu, yüksek gerilim hatlarında tellere belirli bir mesafe kadar uzakta durmak ve akım kontrolünü yapmak gerektiğini, zaten kontrolün yapılacağı faz detektörlerinin yeterli uzunlukta olup çalışanların tellere güvenli mesafeden kontrol yapabilme olanağı tanıdığını, bu zorunluluğa ve teknik yeterliliğe ve bilhassa ısrarla yapılan uyarılara rağmen davacı ve ekibi zorunlu kontrolü yapmaksızın işe başladığını, burada davacının elektriğin olmadığını zannetmesinin önem arz etmediğini, çünkü elektrik olmasa dahi bu kontrolün rutin ve zorunlu olarak yapılmak zorunda olduğunu, teknisyenlerin bu şekilde yapılan bir kontrolde elektrik akımı olduğu tespit edilirse derhal direkten inerek durumu müvekkili şirket merkezine rapor etmeleri gerektiğini, bu kontrolün yapılması davaya konu iş kazasının tamamen önüne geçtiğini, çünkü kontrol sonrası elektrik akımı varsa o direkte çalışmanın kesinlikle yapılmayacağını, yaşanan kazada davacı işçi ve ekip arkadaşlarının ağır kusurunun bulunduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini, birleşen davanın da belirtilen bu sebeplere ek olarak davaya konu edilen alacağın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini ve giderek zamanaşımından reddini talep etmiştir. talep etmiştir. 3.Fer'i müdahil Ak Sigorta A.Ş. vekili asıl davaya beyan dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde mevcut poliçe ve genel şartlar uyarınca davaya konu maliyet talebinde bulunan ...'nın sigortalı Akden Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hiz.A.Ş. nezdinde hizmet akdi ile bağlı olması ve kazanın iş kazası mahiyetinde olması gerektiğini, kurum tarafından davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile maluliyet nedeni ile bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin sorulması gerektiğini belirterek HMK md. 68 ve md. 69 hükümleri uyarınca müdahil müvekkili şirket hakkında hüküm tesis edilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; dosyada alınan 26.11.2015 tarihli bilirkişi raporu gözetilerek davalı Akden şirketinin Ekat belgesine sahip olmayan davacı ve aynı ekipteki diğer personelleri çalıştırması, hat üzerinde enerji kontrolü yapılmadan ekip elemanlarının direk üzerine çıkmaları gözetilerek işyerinde çalışanlara yasal olarak yapmaları gereken yükümlülükler hususunda yeterli alışkanlığın kazandırılmamış olması, işin çalışanların kendi tecrübe ve birikimlerine terk edilmesi, yeterli denetim ve gözetimin sağlanmaması nedenleriyle somut olayda %70 oranında kusurlu olduğu, davalı Akedaş şirketinin davalı Akden'in kusurundan 4857 sayılı İş Kanunun 2/6 maddesince müteselsilen sorumlu olduğu, her ne kadar Akedaş'a son kusur raporunda %10 kusur yüklenmiş ise de Mahkememizce Akedaş'ın asıl işveren olması nedeniyle Akden'in sorumlu olduğu kusur oranından müteselsil sorumluluğu dışında somut olayda bir kusuru bulunmadığı kanaatine varılarak ilk kusur raporuna üstünlük tanındığı, davacının da enerji kontrolü yapılmamış bir direk üzerine kişisel koruyucu malzemelerini de kullanmayarak çıkması ve hat tellerine tehlike mesafesini ihlal edecek yakınlıkta durması nedenleriyle somut olayda %30 oranında kusurlu olduğu, davacının %96'lık iş göremezlik oranı, SGK'ca yapılan sürekli ve geçici iş göremezlik ödemeleri ile kusur oranları doğrultusunda yapılan 28.02.2022 tarihli aktüer rapordaki hesaplama sonucunda davacı ...'nın Kurumca karşılanmamış sürekli iş göremezlik (iş görme/efor kaybı) zararının 792.511,89 TL, bakıcı gideri zararının 1.015.453,42 TL olduğu, toplam tedavi giderinin ise (dosya kapsamına sunulan 16.01.2014 tarihli fatura nedeniyle 427,00TL, 15.08.2014 tarihli fatura nedeniyle 8.000,00 TL, 24.03.2014 tarihli fatura nedeniyle 12.828,00 TL olmak üzere) 21.255,00 TL olduğu, tespit edilen sürekli iş göremezlik zararının davacı tarafça talep edilen tutarın üzerinde olduğu, bu nedenle taleple bağlı kalınarak 674.320,86 TL sürekli iş göremezlik (iş görme/efor kaybı) tazminatının yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınması gerektiği, 21.255,00 TL tedavi giderinin yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınması ve fazlaya ilişkin talebin reddi gerektiği, bakıcı giderinin ise (davacıya eşi tarafından bakılması hususu da gözetilerek Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca ve takdiren) %20 hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle 812.362,74 TL bakıcı gideri tazminatının yasal faiziyle birlikte hüküm altına alınması ve fazlaya ilişkin bakıcı gideri tazminatı talebinin reddi gerektiği, her ne kadar davacı ...'ın eşi ve çocukları olan diğer davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep ettikleri görülmüş ise de destekten yoksun kalma tazminatının 6098 sayılı TBK'nın "ölüm halinde uğranılan zararlar" başlıklı 53/1-3. bendinde düzenlendiği, destekten yoksun kalma tazminatının davacı ...'nın ölümü halinde talep edilebileceği açık olup ölüm gerçekleşmediğinden davacılar ..., ... ve ...'nın destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. Davacıların manevi tazminat talebi yönünden ise; dava dilekçesinde talep edilen tutar üzerinden değil davacı işçinin gerçekte hak kazandığı manevi tazminat tutarı üzerinden yapılması gerektiği, bu halde de indirim sonrasında bulunacak tutarın (ki somut olayda bu tutar 134.000,00 TL olarak hesaplanmış olup) dava dilekçesinde talep edilen tutarı aşması halinde taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması gerektiği kanaatiyle somut olayda manevi tazminattan yapılan kusur indirimi sonrasında davacının hak kazandığı manevi tazminat tutarının dava dilekçesiyle talep ettiği tutarın üzerinde olması gözetilerek dava dilekçesindeki manevi tazminat talebiyle bağlı kalınarak sigortalı ... lehine 100.000 TL, Eş ve çocuklar 20.000 TL’şer manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, her ne kadar davalılarca zamanaşımı defi ileri sürülmüş ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı yönünde itirazda bulunulmuş ise de davacının maluliyet oranın yargılama sırasında alınan raporlar ile belirlenmesi, hali hazırda Antalya 1. İş Mahkemesi dava dosyasının şeklen dahi olsa kesinleşmemiş olması, kusur oranlarının yine yargılama aşamasında tespit edilmesi nedenleriyle belirsiz alacak davası açılamayacağına dair itirazların yerinde olmadığı, olay tarihinden itibaren işleyen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava ve birleşen dava tarihleri itibariyle dolmaması nedeniyle davalıların ileri sürdüğü zamanaşımı definin (hem maddi tazminat hem manevi tazminat açısından) de yerinde olmadığı, alınması gereken 112.484,95 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 561,85 TL harç, birleşen davada alınan 44,40 TL peşin harç ve 5.251,53 TL ıslah harcı ve 98.731,18 TL bakiye karar harcının nın mahsubu ile hükmedilen miktara göre eksik kalan 7.940,39 TL bakiye karar ilam harcının kamu adına davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın Antalya BAM 10. H.D'nin 2021/1172 Esas 2021/1350 karar sayılı kararı ile ortadan kaldırıldığını ve tahkikata geri dönüldüğünü, bu süreçte 2022 yılı asgari ücret yayınlandığını, taraflarınca yeniden aktüerya bilirkişisinden tazminat hesabının son asgari ücrete göre uyarlanması talep edildiği halde mahkemece davalı yararına usuli kazanılmış hak bulunduğu gerekçesi ile taleplerinin reddedildiğini, bu red kararının hatalı olduğunu, BAM tarafından kararın tamamının ortadan kaldırılıp tahkikata geri dönüşmesi nedeni ile usuli kazanılmış hak oluşmasının mümkün olmadığını, yine mahkemece destekten yoksun kalma tazminatının reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, mahkemece bakiye karar harcı konusunda da hatalı karar verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kaldırma kararında açıkça manevi tazminat miktarından kusur indirimi yapılması gerektiği belirtilmişken mahkemece bu karara uyulmamasının hatalı olduğunu, meydana gelen iş kazasında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, mahkemece yapılan kusur belirlemesinin usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğunu, diğer davalı şirket tarafından iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüm önlemlerin alındığını, işe alındıktan sonra, davacı ve kaza anında olay yerinde görevli ekipte diğer işçilere tüm iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile mesleki yeterliliğe ilişkin eğitimlerin verildiğini, davalı şirketin mevzuattan kaynaklı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının kendisine teslim edilen kişisel koruyucu donanımı kullanmadığını ve topraklama yapılmamış olan hatta güvenli mesafenin üzerinde yaklaştığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının da her halükarda fahiş olduğunu, lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ...-Den Enerji Dağ ve Perakende Satış Hiz. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kaldırma kararında açıkça manevi tazminat miktarından kusur indirimi yapılması gerektiği belirtilmişken mahkemece bu karara uyulmamasının hatalı olduğunu, meydana gelen iş kazasında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, mahkemece yapılan kusur belirlemesinin usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüm önlemlerin alındığını, işe alındıktan sonra, davacı ve kaza anında olay yerinde görevli ekipte diğer işçilere tüm iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile mesleki yeterliliğe ilişkin eğitimlerin verildiğini, davalı şirketin mevzuattan kaynaklı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının kendisine teslim edilen kişisel koruyucu donanımı kullanmadığını ve topraklama yapılmamış olan hatta güvenli mesafenin üzerinde yaklaştığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafça talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; I-Davacıların istinaf başvurusu yönünden; Mahkemece yargılama giderleri yönünden hüküm kurulurken, mahkemenin 11.11.2020 tarihli kararı ile 98.731,18 TL bakiye karar ve ilam harcının hüküm altına alındığı, Dairemiz 07.06.2021 gün ve 2021/1172 Esas, 2021/1350 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iade edildiği, iade kararımız sonrasında yatıralan harcın tarafına ödenemsi için davalı ...Ş. vekilinin 14.07.2021 tarihli dilekçesi ile talepte bulunduğu, Mahkemenin 26.07.2021 tarihli Antalya Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğüne yazılan müzekkere ile davalılarca yatırılan 98.731,18 TL harcın davalı ...Ş.'ye iadesi yönünde yazı yazıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yatırılan 561,85 TL nispi harç, 44,40 TL peşin harç ve 5.251,53 TL'nin mahsubu ile bakiye 106.627,17 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken tahsili karar verilmesi gerekirken, iadesine karar verilen 98.731,18 TL harcın yatırılmış gibi ödenecek toplam harçtan mahsup edilmesinin hatalı olduğu belirtilerek davacıların bu yöne ilişkin istinafı yerinde görülerek bakiye karar ve ilam harcı düzeltilmiştir. II- Davalıların istinaf başvuruları yönünden; somut olayda; davalı asıl işveren Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. unvanlı işyerinde davalı asıl işverenin sorumluluğundaki AG ve YG (OG) elektrik dağıtım tesislerinin arıza, onarımı, fiziki irtibat bağlanması veya sökülmesi, periyodik bakımı, montajı, demontajı, güzergah değişikliği, karakteristiğinin değiştirilmesi, şebekelerin ıslahı amacıyla kapasite artırımı yapılması işlerini alan davalı işveren ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hiz. A.Ş. unvanlı işyerinde hizmet akdi ile bağlı çalışan elektrik teknisyeni işçi ...'nın mesai arkadaşları ile birlikte arızalı olan ve Yavu Köyünün çıkışında bulunan 172 numaralı elektrik direğinin bakım ve onarımını yaptığı bir sırada ...'nın elektrik akımına kapılması sonucu bu kişinin kazalanması şeklinde meydana gelmiştir. Hükme esas kusur raporuna göre olayın gerçekleşmesinde davalılar asıl işveren ve alt işveren şirketlerin %70 nispetinde, davacı işçi ...'nın %30 oranında kusurlu kabul edilmiş, sigortalının %96 nispetinde malûl kalması nedeniyle davacı eş ve çocukların manevi tazminata hak kazandığı anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda sigortalı ile davacı eş ve çocukların destekleri sigortalı ...'nın %96 nispetinde malûl kalması nedeniyle duydukları elem ve ızdırabın büyüklüğü dikkate alındığında ve sigortalıya yüklenen %30 kusur oranı ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre sigortalının kusur oranına göre bir miktarda olsa indirim yapılması gerektiği de gözetildiğinde davacı lehine 100.000,00 TL, eş lehine 20.000,00 TL, çocukların her biri lehine hükmedilen 20.000,00 TL’şer manevi tazminatın fazla olduğu açıktır. O halde mahkemece manevi tazminat yönünden davacı sigortalının, davacı eş ve davacı çocukların her biri lehine sigortalının %96 nispetinde malûl kalması nedeniyle duydukları elem ve ızdırapla orantılı makul bir miktarda manevi tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde sigortalının kusur oranı gözetilmeksizin yüksek miktarlarda manevi tazminatlara hükmedilmesi hatalı olmuştur. Davalıların bu yöne ilişkin istinafları kısmen yerinde görüldüğü belirtilerek; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen redde dair; 674.320,86 TL sürekli iş göremezlik (iş görme/efor kaybı) tazminatının ve 812.362,74 TL bakıcı gideri tazminatının olay tarihi olan 06.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 21.255,00 TL toplam tedavi giderinin ise ödeme tarihlerinden (427,00TL'nin 16.01.2014, 8.000,00 TL'nin 15.08.2014, 12.828,00 TL'nin 24.03.2014 tarihlerinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin reddine, Davacılar ..., ... ve ...'nın destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, Sigortalı ... lehine 98.000 TL, eş ... ve çocuklar ... ve Y.... lehlerine 19.000 TL’şer manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan tahsiline, Alınması gereken 113.595,34 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 561,85 TL harç, birleşen davada alınan 44,40 TL peşin harç ve 5.251,53 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 107.737,56TL karar ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz isteminde bulunulduğu, davacılar vekilinin de iş bu temyiz başvurularına katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalılar vekilleri temyiz dilekçelerinde benzer sebeplerle ve özetle; ilk kusur raporu doğrultusunda davalı ... EDAŞ'a kusur verilmediği halde kusur veren rapora itibar edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkillerinin İSG kapsamında tüm önlemleri aldığını, davacının EKAT belgeli bir elektirik teknisyeni olduğunu, davacı sigortalıya iş ekipmanı ve kişisel koruyucu donanıöm teslim edildiğini kontrol ve denetim için üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiklerini, 70 kusurdan müteselsil sorumluluk takdirinin hatalı olduğunu, enerji nakil hattına çıkılmadan önce elektirik kesildiği söylenmesine karşın kontrol yapılması gerektiğini, mahkemenin 2. kusuru raporuna itibar etmemesi nedeniyle 3. bir kusur raporu almamasının hatalı olduğunu, davacıya %30 oranında verilen kusurun yetersiz olduğunu, davacının asli kusurlu olduğunu akım kontrolü yapmadan hatta çıktığını, davacı sigortalının akıma muhtaç olduğunun ATK raporuyla tespiti gerektiğini bu yönde rapor almadan bakıcı gideri hesabı yapılmasının hatalı olduğu gibi, bakıcı yardım parasının tespit edilerek tenzil edilmesi gerektiğini, iş göremezlik tazminatı hesabının hatalı olduğunu, vekalet ücreti yönünden itirazlar giderilmediğini, destekten yoksunluk tazminatı reddolan her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmişlerdir. 2. Davacılar vekili davalılar temyizine cevapla katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; hesapta son asgari ücretin dikkate alınmasının kamu düzeni gereği olduğunu, bu husustan davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu kabul etmenin açıkça hukuka aykırı olduğunu, eş ve çocuklara destekten yoksunluk tazminatı hükmedilmesi gerektiğini, sigortalının kendi ihtiyaçlarını gideremediği gibi eş ve çocuklarının ihtiyaçlarını gidermekte de yetersiz kaldığını, asgari ücret üzerinden eş ve 3 çocuğunu geçindirmesi beklenemeyeceğini, hükmedilen manevi tazminatların da az olduğunu, beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlığın iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalı ile eş ve çocuklarının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanun'un 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir. 3. Değerlendirme A) Davacılar ve davalı taraf vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2022 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 107.090,00 TL olup, davacılar vekilinin asıl dava kapsamında müvekkillerinden ... lehine 100.000 TL, ..., Veli ... ve ... ... lehlerine ise 20.000,00 TL'şer manevi tazminat talebinde bulunduğu, Bölge Adliye mahkemesinin esas hakkında verdiği kararda davacı ... lehine 98.000 TL, ..., Veli ... ve ... ... lehlerine ise 19.000,00 TL'şer manevi tazminata hükmedildiği, manevi tazminat isteminden kısmen kabul ve kısmen reddolan tutarların maddi tazminat hükmünden bağımsız bir dava olarak, kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, davacı ve davalı taraf vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. B) Davacılar ve davalı taraf vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle hükme esas alınan kusur raporunda kusur oran ve aidiyetlerinin, sürekli iş göremezlik oranının, hesap raporundaki tespitler ile vekalet ücretlerinin dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına ve taraf vekillerinin temyiz itirazı olarak ileri sürdüğü sebeplerin, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu da dikkate alındığında taraf vekillerinin temyiz sebeplerine göre, maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, maddi tazminat hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar ve davalı taraf vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Davacılar ve davalı taraf vekillerinin maddi azminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu hüküme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan alınmasına, 4. Aşağıda yazılı fazladan alınan temyiz harcının davacılara iadesine, 5. Dairemizde davalılar istemi ile icra edilen duruşma nedeniyle davacılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olmaları nedeniyle 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, davacılar vekilinin de temyiz başvurusuna atılma yoluyla başvurusu nedeniyle kendisini vekille temsil ettiren ... Enerji Dağ ve Perakende Satış Hiz. A.Ş. lehine 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile iş bu davalıya verilmesine, 5. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.