8. Ceza Dairesi 2023/3402 E. , 2024/9372 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2021/127 Esas - 2022/98 Karar SUÇ :6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR :Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2021 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde …
**8. Ceza Dairesi 2023/3402 E. , 2024/9372 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2021/127 Esas - 2022/98 Karar SUÇ :6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR :Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2021 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2022 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 9 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereği hapis ve adli para cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, bu kararın itiraz edilmeksizin 01.04.2022 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2022/14168 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90865 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90865 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesinin 5. fıkrasında "...Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.." şeklinde yer alan düzenleme ile sonuç cezanın nasıl belirleneceğinin düzenlendiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Basit yargılama Usulü" başlıklı 251/3. maddesinde yer alan "Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenlemede ise indirim oranının sonuç ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında, Somut olayda, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan anılan Kanun'un 13/3. maddesine göre belirlenecek 1 yıl hapis ve 25 gün adli para cezası üzerinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak ulaşılan 9 ay hapis ve 18 gün karşılığı adli para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden 360,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmek suretiyle sonuç cezanın 9 ay hapis ve 360,00 Türk lirası adli para cezası şeklinde belirlenmesi gerekirken, sanığın 1 yıl hapis ve 25 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini takiben, adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/1. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden yapılan paraya çevirme işlemi neticesinde tespit edilen 500,00 Türk lirası adli para cezası üzerinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 9 ay hapis ve 375,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca indirim oranının gün karşılığı adli para cezası üzerinden yapılması yerine, belirlenen 25 gün adli para cezasının paraya çevrildikten sonra yapılması suretiyle fazla ceza tayin olunmasında, 2- 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesinde yer alan “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir” şeklindeki düzenleme karşısında, adli para cezalarının ertelenmesinin mümkün olmadığı nazara alınmadan sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ertelenmesine dair yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. a) 5271 sayılı Kanun'un "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası; "...Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklinde düzenlenmiştir. b) İnceleme konusu dava dosyasında, hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan mahkumiyetine karar verilirken aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince tayin edilen cezadan 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gözetilerek basit yargılama usulü hükümleri nedeniyle 1/4 oranında indirim yapılması ve sonrasında aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gün adli para cezasının günlüğü 20,00 TL üzerinden paraya çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki düzenlemelere aykırı şekilde sıralama hatası yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 2. a) 5237 sayılı Kanun'un "Hapis cezasının ertelenmesi" başlıklı 51 inci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. ..." Şeklindeki düzenleme uyarınca yalnızca hapis cezalarının ertelenmesi mümkün olup, hapis cezasından çevrilen veya doğrudan verilen adli para cezalarının ertelenmesine imkan bulunmamaktadır. b) İnceleme konusu dava dosyasında, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 9 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen hükümlü hakkında hapis cezası yanında tayin olunan adli para cezasının da 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup (2) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2022 tarihli ve 2021/127 Esas, 2022/98 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak koşuluyla, üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.