Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/790 E. , 2024/2966 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/790 Karar No : 2024/2966 DAVACILAR : 1. ... Hizmetleri Ltd. Şti. 2. ...11 INC VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1. ... Bakanlığı / ANKARA 2. ... Gümrük Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : ... tarih ve ... sayılı TR Transit Refakat Beyannamesinin 3. kaleminde yer alan şapka cinsi eşyanın içerisinde 10 kap (6.000 adet) davacı ... tarafından üretilen 5.11 markalı ürünle
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/790 E. , 2024/2966 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/790 Karar No : 2024/2966 DAVACILAR : 1. ... Hizmetleri Ltd. Şti. 2. ...11 INC VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1. ... Bakanlığı / ANKARA 2. ... Gümrük Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : ... tarih ve ... sayılı TR Transit Refakat Beyannamesinin 3. kaleminde yer alan şapka cinsi eşyanın içerisinde 10 kap (6.000 adet) davacı ... tarafından üretilen 5.11 markalı ürünler olduğunun tespit edilmesi üzerine, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca, bu ürünlerin haksız ve izinsiz kullanılmasına engel olunması için Cilvegözü Gümrük Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararı ile gümrük işlemlerinin 3 iş günü süreyle durdurulması neticesinde, davacılar tarafından 10 gün ek süre verilmesi talebiyle yapılan ... tarihli başvurunun reddine ilişkin Cilvegözü Gümrük Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı Talimatının iptali istenilmektedir. DAVACILARIN İDDİALARI : Davacılar tarafından, Gümrük Müdürlüklerinin taklit olduğundan şüphelendiği bozulacak ürünler için 3, diğer ürünler için ise 10 gün re'sen geçici el koyma kararı verebildiği, davalı Cilvegözü Gümrük Müdürlüğünce 27/12/2019 tarihli karar ile ürünlerinin taklidi olduğu düşünülen eşyanın gümrük işlemlerinin 3 iş günü süreyle durdurulduğunun 30/12/2019 tarihinde kendilerine bildirildiği, bahse konu ürünler 6.000 parça şapka, yani çabuk bozulmayan ürün olduğu için 3 iş gün süreyle değil 10 iş günü süreyle durdurma kararı verilmesi gerektiği, davalı Gümrük Müdürlüğünce kendilerinden, 3 iş günlük el koyma süresinin uzatılması için bu süre içinde ihtiyati tedbir kararı alınmasının ve geçerli bir Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları (FSMH) Programı başvurusu yapılmasının istendiği, vakit kaybetmeksizin ihtiyati tedbir talepli dava açılmış olsa da 3 iş gününde ihtiyati tedbir kararının ibrazının mümkün olmadığı, FSMH Programına kayıt olmak için yabancı şahıslara ait vekaletnamelerin ilgili ülkelerdeki noterlikçe onaylı olması, ayrıca ülkemizdeki noterliklerce de onaylanması gerektiği, aksi halde kayıt talebinin kabul edilmediği, ...'nin Amerika Birleşik Devletleri menşeli olduğu, taklit eşyanın gümrük işlemlerinin durdurulmasına ilişkin kararın tebliğ edildiği tarihten bir gün sonrasının 1 Ocak olduğu ve hem ilgili ülkede hem de ülkemizde resmi tatil günü olduğu, ayrıca ülkeler arasında saat farkı bulunduğu, tüm bu haklı sebeplerden dolayı 10 günlük ek süre verilmesinin talep edildiği, ancak taleplerinin Gümrükler Genel Müdürlüğünün 18/12/2015 tarihli Talimatı uyarınca kabul edilmediği, anılan Talimatın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak 10 günlük süre uzatım hallerini sadece FSMH Programına geçerli bir başvuru yapılmasıyla sınırlandırdığı, bu Talimatın taklit ürünün ilgili gümrük rejimine göre beyanname sahibinin isteğine göre serbest bırakılması amacına hizmet ettiği, fikri ve sınai mülkiyet haklarını korumaya elverişli olmayıp bu hakları ihlal ettiği ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, usul yönünden; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı Talimatının, üst mevzuatın uygulanmasında yapılan hataları dikkate alarak mevzuatın doğru bir şekilde uygulanması amacına yönelik açıklamalarda bulunduğu, bu açıklamalarla üst normun yanlış yorumlanmasının önüne geçilmek istendiği, yapılan açıklamaların da üst normun tekrarı niteliğinde oluğu ve konusu kapsamına giren işlemleri gerçekleştirecek personele ışık tuttuğu, üst hukuk normuna yeni bir kural getirmediği, bu açıdan dava konusu Talimatın icrai bir işlem olmadığı, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddi gerektiği; esas yönünden, dava konusu Talimatın Kanun hükmünün tekrarından ibaret olduğu, söz konusu eşyanın çabuk bozulabilir bir eşya olmaması nedeniyle 3 iş günü değil 10 iş günü süre verilmesi gerektiği yönündeki iddianın yerinde olmadığı, Gümrük Kanunu'nun 57. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin emredici hükmü uyarınca eşyanın gümrük işlemlerinin gümrük idaresince 3 iş günü durdurulabileceği, buradaki sürenin net bir süre olduğu ve eşyanın niteliğine göre değişmediği, haklı bir mazeretin bulunması halinde hak sahibinin talebi üzerine gümrük idaresince 10 iş gününe kadar ek süre verilebileceği hükmünün uygulanabilmesi için aynı maddenin 3. fıkrası gereği öncelikle gümrük idaresine 3 iş günü içinde geçerli bir başvuru yapılması gerektiği, gümrük idaresine 3 iş günü içinde geçerli bir başvuru yapılması halinde sonrasında dava açılmasının zaten gümrük işlemlerinin durması için yeterli olduğu, dolayısıyla 3 iş günü içinde ihtiyati tedbir kararı almanın mümkün olmadığı iddiasının da yerinde olmadığı, davacıların ek süre talebinin reddine ilişkin birel işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; ... gün ve ... sayılı TR Transit Refakat Beyannamesi muhteviyatı eşyanın ... şirketine ait markalı ürünlerin taklidi olduğundan bahisle, Ticaret Bakanlığı Doğu Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Cilvegözü Gümrük Müdürlüğünün ... gün ve ... sayılı kararıyla gümrük işlemlerinin üç iş günü durdurulmasına karar verilmesi üzerine, davacı Şirket tarafından, 2/01/2020 tarihinde on iş günü ek süre verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Ticaret Bakanlığı Doğu Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Cilvegözü Gümrük Müdürlüğünün ... gün ve ... sayılı işlemi ile söz konusu işleme dayanak gösterilen Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün "Gümrük Kanunu 57. Madde" konulu ... tarih ve ... sayılı Talimatının iptali istemiyle açılmıştır. İdari Yargı, Hukuk Devletinde, hukuka bağlılığı esas olan kamu idaresinin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun, bağımsız yargı yerlerince, yargılama yöntemleri kullanılarak denetlenmesinin sağlanması için var olan yargı düzenidir. Bu yüzden; idari yargı denetiminin işleyebilmesi, idarenin Kamu Hukuku alanında faaliyette bulunmasına; idari nitelikte eylem veya işlem yapmasına bağlıdır. Böyle bir faaliyet olmadan, söz konusu denetimin işletilmesine olanak yoktur. Bu bağlamda, kişilerin hukuk aleminde herhangi bir etki doğurmayan, belirli bir hukuki durumu ya da olguyu belirtmekle yetinen "icrailik" niteliğinden yoksun işlemlerin, idari bir davaya konu edilmesi mümkün bulunmamaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının "d" bendinde yer alan, dava dilekçelerinin, ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemin olup olmadığı yönünden inceleneceğine; aynı Kanunun 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının "b" bendinde de, böyle bir işlemin bulunmaması halinde, davanın sonraki yargılama işlemlerine girişilmeksizin reddedileceğine ilişkin kurallar bu ilkeye dayalıdır. 4458 sayılı Gümrük Kanununun 57'nci maddesinin b bendinde, "Gümrük idaresine henüz bir talepte bulunulmadığı durumda ve söz konusu eşyanın fikri ve sınaî mülkiyet haklarını ihlal ettiğine dair açık deliller olması halinde, hak sahibinin geçerli bir başvuruda bulunabilmesini teminen, gümrük idareleri tarafından eşya üç işgünü süresince re’sen alıkonulabilir veya eşyanın gümrük işlemleri durdurulabilir." hükmüne; 7.10.2009 gün ve 27369 (Mükerrer) sayılı resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük yönetmeliğinin "Eşyanın gümrük işlemlerinin durdurulması veya alıkonulması kararından sonra yapılacak işlemler" başlıklı 107'ci maddesinin 1'inci fıkrasında, "104 üncü maddeye istinaden hak sahibinin başvurusu üzerine gümrük idaresince, eşyanın gümrük işlemlerinin durdurulması veya alıkonulmasına ilişkin alınan kararın hak sahibine belgegeçer ile veya ilgili idarenin elektronik posta adresinden yapılacak bildirimden itibaren veya 102'nci maddeye istinaden res’en gümrük işlemleri durdurulan veya alıkonulan eşyaya ilişkin olarak da hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren on iş günü içinde, hak sahibinin; yetkili mahkemede dava açması ve ihtiyati tedbir kararı alması veya yetkili mahkeme dışında bir mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alması ve ihtiyati tedbir kararının alındığı tarihten itibaren on gün içinde yetkili mahkemede dava açması ve bu durumu gösterir bir belgenin gümrük idaresine ibrazı gerekir. Haklı bir mazeretin bulunması halinde gümrük idaresi bu süreyi en fazla on iş gününe kadar uzatabilir." hükmüne yer verilmiş olup; görüldüğü üzere, gümrük idarelerince yapılan res'en durdurmalar sonrasında, hak sahibine 3 iş günü içerisinde geçerli bir mazeretle başvuruda bulunmasını sağlamak üzere, on iş gününe kadar süre tanındığında kuşku bulunmamaktadır. Dolayısıyla, davacı Şirket tarafından iptali istenilen Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün "Gümrük Kanunu 57. Madde" konulu 18/12/2015 tarih ve 12545694 sayılı Talimatı, Gümrük Kanununun 57'nci maddesi kapsamında yapılan durdurmalara ilişkin olarak uygulamada ortaya çıkan karışıklığın ve sıkıntıların önlenmesi, uygulama birliğinin sağlanması, Gümrük ve Ticaret Müdürlüklerinin bilgilendirilmesi amacıyla yayımlanmıştır. Bu haliyle dava konusu edilen işlem, yukarıda anılan 14'üncü maddenin 3'üncü fıkrasının (d) bendinde belirtilen, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olmadığından, söz konusu işlem yönünden açılan davanın incelenmeksizin reddi gerekmektedir. Bireysel işlemin iptali istemine gelince; Gümrük Kanununun 57'nci maddesi göz önüne alındığında; ... gün ve ... sayılı TR Transit Refakat Beyannamesi muhteviyatı eşyanın ... şirketine ait markalı ürünlerin taklidi olduğundan bahisle, Ticaret Bakanlığı Doğu Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Cilvegözü Gümrük Müdürlüğünün ... gün ve ... sayılı kararıyla gümrük işlemlerinin üç iş günü durdurulmasına karar verilmesi üzerine, davacı Şirket tarafından, 2.1.2020 tarihinde on iş günü ek süre verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Ticaret Bakanlığı Doğu Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Cilvegözü Gümrük Müdürlüğünün ... gün ve ... sayılı işleminde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davacı Şirket tarafından ileri sürülen diğer iddialarda da yasal isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün "Gümrük Kanunu 57. Madde" konulu ... tarih ve ... sayılı Talimatının iptali istemine ilişkin kısmının incelenmeksizin; diğer kısmının ise esastan reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ: ... tarih ve ... sayılı TR transit refakat belgesi muhteviyatı eşyalar arasında davacı ... tarafından üretilen 6000 adet 5.11 marka şapkanın fikri ve sınai mülkiyet haklarını ihlal ettiği şüphesiyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca Cilvegözü Gümrük Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararıyla gümrük işlemlerinin 3 iş günü süreyle re'sen durdurulmasına karar verilmiştir. Cilvegözü Gümrük Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57. maddesi çerçevesinde, bahse konu eşyanın alıkonulması veya gümrük işlemlerinin durdurulması yönünde 3 iş günü içinde geçerli bir başvuruda bulunulması gerektiği, aksi halde eşyanın gümrük işlemlerine devam edileceği 30/12/2019 tarihinde hak sahibi davacı ...'ye (marka vekili olan diğer davacı şirket bünyesinde görevli vekil aracılığıyla) faks yoluyla bildirilmiştir. Bu bildirime karşılık davacı ... tarafından (marka vekili olan diğer davacı şirket aracılığıyla), 02/01/2020 tarihinde faks yoluyla gümrük idaresine gönderilen dilekçede, söz konusu eşya için Hatay 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) ihtiyati tedbir talepli dava açıldığı belirtilmek ve dava dilekçesi ile dava açıldığını gösteren form eklenmek suretiyle bu tedbir istemi hakkında henüz karar verilmediğinden bahisle 4458 sayılı Kanun'un 57. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 10 gün ek süre talebinde bulunulmuştur. Anılan başvuru, Cilvegözü Gümrük Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı Talimatında, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde belirtilen 3 iş günlük durdurma süresi içinde gümrük idaresine FSMH (Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları) Programı aracılığıyla yapılmış geçerli bir başvuru bulunmaması durumunda herhangi bir ek süre verilmesinin mümkün bulunmadığının belirtildiği, davacıların da 3 iş günlük süre içinde yapmış olduğu geçerli bir başvuru bulunmadığı ifade edilerek reddedilmiştir. Davacılar tarafından, bu sefer 03/01/2020 tarihinde, önce FSMH Programı üzerinden gümrük işlemlerinin durdurulması istemiyle başvurulmuş, bilahare aynı gün FSMH Programı üzerinden başvurulduğu belirtilmek suretiyle yine 10 gün ek süre talebinde bulunulmuştur. Ancak FSMH Programı üzerinden yapılan durdurma başvurusu, başvuruya konu marka hakkının Türkiye'de tescil edildiğini kanıtlayan Türk Patent ve Marka Kurumundan alınmış tescil belgesi örneğinin söz konusu başvuruya eklenmemesi, hak tescil geçerlilik tarihi ile hak türü açıklama bilgilerinin yanlış yazılması ve vekaletnamede eksiklikler bulunması nedenleriyle Gümrük Yönetmeliğinin 103. maddesinin 3. fıkrasına uygun bir başvuru olmadığından reddedilmiştir. Ardından Cilvegözü Gümrük Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle FSMH Programına yapılan başvurunun geçerli bir başvuru olmadığından reddedilmesi nedeniyle, davacıların son ek süre talebi de reddedilmiştir. Bunun üzerine davacıların ek süre verilmesi istemiyle yaptığı ilk başvurunun reddine ilişkin Cilvegözü Gümrük Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı Talimatının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. Öte yandan, işbu dava açıldıktan sonra, uyuşmazlığa konu eşyanın, hak sahibi olan davacıların başvuru süresinin dolması ve transit refakat belgesini gümrüğe sunan beyan sahibinin 17/01/2020 tarihli (eşyanın yurt dışı edilmek üzere tarafına teslimi istemli) başvurusu üzerine, gümrük idaresince beyan sahibine teslim edilerek yurt dışına ihracı sağlanmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: A) Davacılardan ... Mülkiyet Hizmetleri Ltd. Şti.'nin işbu davayı açmaya ehliyetli olup olmadığı açısından; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1 fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir. İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aramaktadır. İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir. Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır. Uyuşmazlıkta, ... Mülkiyet Hizmetleri Ltd. Şti.'nin, diğer davacı ...'nin tescilli 5.11 markasına ilişkin işlemlerde temsil etme, danışmanlık yapma, sınai mülkiyet haklarının korunması için gerekli girişimlerde bulunma ve işlemleri yürütme yetkilerini haiz marka vekili olduğu, bu yüzden ...'nin haklarının tesisi, korunması ve bunlarla ilgili olarak idare ile her türlü ilişkilerin temini ve yürütülmesi ile yükümlü olduğu, ayrıca marka vekilliği yetkisi kapsamında yürüttüğü işler ile ilgili olarak kendi ihmali sonucu doğabilecek hatalardan ve bunların sonuçlarından da sorumlu olabileceği görüldüğünden, 5.11 markalı şapkalara ilişkin olarak fikrî ve sınaî mülkiyet haklarının korunması için icap eden başvurunun zamanında ve usulüne uygun bir şekilde yapılmasıyla görevli ... Mülkiyet Hizmetleri Ltd. Şti.'nin, anılan başvuruya yönelik tesis edilen idari işlem ile arasında meşru, kişisel, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisi bulunduğu sonucuna varılmıştır. B) Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün dava konusu 18/12/2015 tarih ve 38850468-164-E-*********** sayılı Talimatının kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem mahiyetinde olup olmadığı açısından; Davalılar tarafından, davaya konu Talimatın icrai nitelikte olmadığı, dolayısıyla idari davaya konu olabilecek nitelikte bulunmadığı ileri sürülmüştür. İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken işlemler, idari makam ve mercilerin kamu gücüne dayanarak idare hukuku alanına ilişkin olarak yaptıkları ve hukuki sonuçlar doğurabilme kabiliyetini haiz, hukuka uygunluk karinesinin doğal sonucu olarak ve kural itibarıyla (kanunda aksi öngörülmedikçe) re'sen icra edilebilme yeteneğini taşıyan irade açıklamalarıdır. Başka bir ifadeyle, idarelerin, ilgililerin hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik veya yenilik yaratan ve hukuk aleminde sonuç doğurması için başka bir işleme ya da onay mekanizmasına ihtiyacı olmayan irade açıklamalarının idari davaya konu edilmeleri mümkündür. Dava konusu edilen Talimat incelendiğinde; gümrük idareleri personeline, görevlerini ifa ederken üst hukuk normlarını yanlış yorumlamalarının ve uygulamalarının önüne geçilmesi için hak sahiplerinin Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Programı üzerinden gümrük işlemlerinin durdurulması istemiyle yapılmış geçerli bir başvurusunun bulunmaması halinde ek süre taleplerinin ilgili mevzuat kapsamında reddedilmesi talimatı verildiği, dolayısıyla dava konusu Talimatın, Gümrükler Genel Müdürlüğü birimleri arasında yapılan bir iç yazışmanın ötesinde, hak sahiplerinin hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerini belirleyen ve hukuk aleminde sonuç doğurması için başka bir işleme ya da onay mekanizmasına ihtiyacı olmayan, kamu gücüne dayalı bir irade beyanı niteliğinde bulunduğu, bu haliyle kesin ve yürütülmesi zorunlu mahiyet arz ettiği anlaşıldığından, davalıların bu itirazları yerinde görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, fikri ve sınai haklar mevzuatına göre korunması gereken haklar ile ilgili olarak hak sahibinin yetkilerine tecavüz eder mahiyetteki eşyanın alıkonulmasının veya gümrük işlemlerinin durdurulmasının hak sahibinin veya temsilcisinin talebi üzerine gümrük idareleri tarafından gerçekleştirileceği; aynı fıkranın (b) bendinde, gümrük idaresine henüz bir talepte bulunulmadığı durumda ve söz konusu eşyanın fikri ve sınai mülkiyet haklarını ihlal ettiğine dair açık deliller olması halinde, hak sahibinin geçerli bir başvuruda bulunabilmesini teminen, gümrük idareleri tarafından eşyanın üç işgünü süresince re’sen alıkonulabileceği veya eşyanın gümrük işlemlerinin durdurulabileceği; aynı maddenin 3. fıkrasında ise, gümrük idaresince alınan durdurma veya alıkoyma kararının hak sahibine tebliğinden itibaren çabuk bozulabilir eşya için üç iş günü, diğer eşya için on iş günü içinde hak sahibince ihtiyati tedbir kararı getirilmemesi halinde, eşya hakkında beyan sahibinin talepte bulunduğu gümrük rejimi hükümlerine göre işlem yapılacağı, haklı bir mazeretin bulunması halinde, hak sahibinin talebi üzerine, gümrük idaresince on iş gününe kadar ek süre verilebileceği hüküm altına alınmıştır. 07/10/2009 ve 27369 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 100. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, fikri ve sınai hakları ihlal eder nitelikteki eşyanın, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 5147 sayılı Entegre Devre Topografyalarının Korunması Hakkında Kanun, 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitleri Üzerinde Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve fikri ve sınai hakların korunması mevzuatına göre korunması gereken hakları düzenleyen diğer mevzuat ile korunan hakları ihlal eder nitelikteki eşyayı ifade ettiği; aynı fıkranın (b) bendinde, hak sahibinin fikri ve sınai hakların korunması mevzuatına göre korunması gereken haklara sahip olan kişiyi ve fikri ve sınai hakları kullanmak için yetki verilen kişi veya temsilcisi ile hak sahibinin temsilcisini ifade ettiği; "Gümrük idaresince re’sen yapılacak işlemler" başlıklı 102. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük idaresince Kanun'un 57. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca re’sen alıkonulan veya gümrük işlemleri durdurulan eşya için, 103. madde uyarınca başvuruda bulunmak üzere hak sahibine, ayrıca beyan sahibi veya eşyayı elinde bulundurana alıkoyma veya durdurma işlemini takip eden ilk iş günü içerisinde bildirimde bulunulacağı; "Gümrük idarelerine başvuru" başlıklı 103. maddesinin 1. fıkrasında, fikri ve sınai hakları ihlal eder nitelikteki eşyanın alıkonulması veya gümrük işlemlerinin durdurulması talebinin, ek-13’te yer alan Fikri ve Sınai Hakların İhlali İle İlgili Olarak Gümrük İdaresinin Harekete Geçmesine İlişkin Başvuru Formu ile elektronik olarak gümrük idaresine yapılacağı, ayrıca hak sahibinin yurtdışında yerleşik olması halinde, 100 ila 111. maddeler kapsamındaki işlemlerin, ancak Türkiye’de yerleşik temsilcisi aracılığıyla yapılabileceği; aynı maddenin 2. fıkrasında, başvurularda söz konusu eşyanın gümrük idaresince tanınmasına imkan verecek şekilde eşyanın tam ve ayrıntılı teknik tanımının, hak sahibince sahteciliğin tür ve şekline ilişkin olarak verilebilecek her türlü bilginin ve hak sahibince belirlenen irtibat sağlayacak kişinin isim ve adres bilgisinin bulunmasının zorunlu olduğu; aynı maddenin 3. fıkrasında, bu madde uyarınca yapılacak başvurulara, başvuru sahibinin söz konusu eşya ile ilgili olarak hak sahibi olduğunu ve hakkın Türkiye’de tescil edildiğini kanıtlayan bir belgenin de eklenmesi gerektiği; aynı maddenin 6. fıkrasında ise, başvuru dilekçeleri ile ikinci fıkrada belirtilen zorunlu bilgilerden herhangi birini içermeyen dilekçelerin işleme konulmayacağı; "Eşyanın gümrük işlemlerinin durdurulması veya alıkonulması kararından sonra yapılacak işlemler" başlıklı 107. maddesinin 1. fıkrasında, 102. maddeye istinaden re’sen gümrük işlemleri durdurulan veya alıkonulan eşyaya ilişkin olarak hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren on iş günü içinde, hak sahibinin; yetkili mahkemede dava açmasının ve ihtiyati tedbir kararı almasının veya yetkili mahkeme dışında bir mahkemeden ihtiyati tedbir kararı almasının ve ihtiyati tedbir kararının alındığı tarihten itibaren on gün içinde yetkili mahkemede dava açmasının ve bu durumu gösterir bir belgenin gümrük idaresine ibrazının gerekeceği, haklı bir mazeretin bulunması halinde gümrük idaresinin bu süreyi en fazla on iş gününe kadar uzatabileceği hükme bağlanmıştır. 26/03/2013 tarih ve 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren Gümrük Genel Tebliği'nin (Fikri ve Sınai Haklar) (Seri No: 1) "Fikri ve sınai hakların ihlali ile ilgili olarak gümrük idaresinin harekete geçmesine ilişkin yapılacak başvuru" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, fikri ve sınai hakların korunmasına ilişkin başvurunun, Gümrük Yönetmeliğinin 103. maddesinde belirtilen hükümlere uygun şekilde ve Yönetmeliğin 13 nolu ekinde yer alan başvuru formundaki bilgiler çerçevesinde elektronik olarak Bakanlığın kurumsal internet sayfasında yer alan Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Programı kullanılarak yapılacağı düzenlenmiştir. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün dava konusu ... tarih ve ... sayılı Talimatında, uygulamada bazı gümrük idarelerince yapılan re'sen durdurmalar sonrasında, FSMH Programında geçerli bir başvuru olmamasına rağmen, hak sahibine ihtiyati tedbir kararının ibrazı için 10 iş günü süre tanındığının görüldüğü, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, FSMH ihlali şüphesi ile işlemleri re'sen durdurulan eşyaya ilişkin olarak, hak sahibine yapılan bildirimi takiben, hak sahibince 3 iş günü içerisinde FSMH Programı aracılığı ile geçerli başvuru yapılmasının gerektiği, bu süre içerisinde hak sahibi tarafından FSMH Programı nezdinde geçerli bir başvuruda bulunulmaması durumunda, herhangi bir ek süre verilmesinin mümkün bulunmadığı, Kanunda belirtilen 10 iş günlük sürenin, FSMH Programında halihazırda geçerli bir başvurunun bulunduğu hallerde ya da hak sahibince 3 iş günü içerisinde geçerli bir başvuru yapılması halinde ihtiyati tedbir kararının ibrazı için verilen bir süre olduğu, bu itibarla, Gümrük Kanunu'nun 57. maddesi kapsamında yapılan durdurmalara ilişkin olarak uygulamada sıkıntı yaşanmamasını teminen, anılan mevzuat hükümleri uyarınca işlem yapılması yönünde Gümrük Müdürlüklerinin talimatlandırılması hususunun belirtildiği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1-) Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı Talimatının iptali istemi yönünden; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57. maddesiyle, beyan sahibinin, Türkiye Gümrük Bölgesinde taşıt değiştiren eşya da dahil olmak üzere gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasını istediği eşyanın, başka kişi/kurumlara ait fikrî ve sınaî mülkiyet haklarını ihlal ettiğinden gümrük idaresince şüphe duyulması halinde, fikrî ve sınaî mülkiyet haklarının korunması amacıyla, gümrük idaresine, re'sen veya fikrî ve sınaî mülkiyet hakkı sahibinin talebi üzerine harekete geçmek suretiyle, ilgili "eşyayı alıkoyma" veya "eşyanın gümrük işlemlerini durdurma" yetkisi verilmiştir. Dolayısıyla, bahse konu fikrî ve sınaî mülkiyet hakkı koruma sistemi, hem beyan sahibinin hem de hak sahibinin mülkiyet hakkına yöneldiğinden, konuya ilişkin yasal ve idari düzenlemeler de, bu durum (temel hak vasfı) dikkate alınarak, detaylı koşul ve güvencelere yer verilmek suretiyle yapılmıştır. Bu kapsamda kanun koyucu, gümrük idaresince, eşyanın fikrî ve sınaî hakları ihlal ettiğinden şüphe duyulmasına veya bu hakları ihlal ettiği kanaatine varılmasına rağmen hak sahibinin konuya ilişkin herhangi bir talebinin olmaması halinde, beyan sahibi ile hak sahibinin mülkiyet hakkı arasında bir denge kurarak (ve hak sahibinin durumdan haberdar olmayabileceğini de değerlendirerek) gümrük idaresine doğrudan ve re'sen eşyayı alıkoyma veya gümrük işlemlerini durdurma yetkisi vermiş, ancak ortada hak sahibinin herhangi bir talebi olmaksızın beyan sahibinin mülkiyet hakkının sınırlanması söz konusu olduğundan, bu yetkiyi (kararın hak sahibine tebliğinden itibaren) 3 iş günü süreyle sınırlamış ve hak sahibinin söz konusu sürede gümrük idaresine "eşyanın alıkonulması veya gümrük işlemlerinin durdurulması" istemiyle başvuruda bulunmasını şart koşmuştur. Nitekim, 4458 sayılı Kanun'un 57. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "hak sahibinin geçerli bir başvuruda bulunabilmesini teminen" gümrük idareleri tarafından 3 iş günü süreyle sınırlı olarak karar alınabileceği açıkça hükme bağlanmıştır. Yine bir başka güvence olarak kanun koyucu, gümrük idaresince (re'sen veya talep üzerine fark etmeksizin) hakkında alıkoyma veya gümrük işlemlerini durdurma kararı verilen eşyaya ilişkin bu tedbirin yargı kararı olmaksızın uygulanmasına sınır getirerek, hak sahibinin, (çabuk bozulabilir eşya için) 3 iş günü veya (diğer eşya için) 10 iş günü içinde mahkemeden ihtiyati tedbir kararı getirmesi gerektiğini, aksi takdirde eşya hakkında beyan sahibinin talepte bulunduğu gümrük rejimi hükümlerine göre işlem yapılacağını, haklı bir mazeretinin ve talebinin bulunması halinde, ihtiyati tedbir kararı getirmesi için hak sahibine tanınan bu sürenin gümrük idaresince 10 iş gününe kadar ek süre verilerek uzatılabileceğini kurala bağlamıştır. Dolayısıyla, davacının iddiasının aksine, 4458 sayılı Kanun'un 57. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen "3 iş günlük (çabuk bozulabilir eşya için)" ile "10 iş günlük (diğer eşya için)" süreler, hak sahibinin, eşyanın alıkonulması veya gümrük işlemlerinin durdurulması istemiyle başvuruda bulunabilmesi için tanınan süreler olmayıp, mevzuata göre hak sahiplerince hakkında belirtilen yönde yapılmış geçerli bir başvuru bulunan ve halihazırda hakkında alıkoyma veya gümrük işlemlerini durdurma kararı bulunan eşya ile ilgili olarak hak sahiplerine (hak sahibinin başvurusu üzerine karar alınan hallerde kararın hak sahibine tebliğinden itibaren, re'sen karar alınan hallerde hak sahibinin eşyanın alıkonulması veya gümrük işlemlerinin durdurulması istemli başvuru tarihinden itibaren) ihtiyati tedbir kararı getirebilmeleri için verilen süredir. Yine ek süre hakkı da, eşyanın alıkonulması veya gümrük işlemlerinin durdurulmasına yönelik başvuru süresinin uzatılmasına değil, ihtiyati tedbir kararı getirmesi için hak sahibine tanınan 3 veya 10 iş günlük sürelerin uzatılmasına yönelik bir imkandır. Buna göre, hak sahibinin ek süre talebinde bulunulabilmesi için, mutlaka "eşyanın alıkonulması veya gümrük işlemlerinin durdurulması" istemini içeren ve mevzuatta öngörülen koşulları haiz olan geçerli bir başvurusunun bulunması zorunludur. Bu başvurunun taşıması gereken nitelikler ise, Gümrük Yönetmeliği'nin 103. maddesi ile Gümrük Genel Tebliği (Fikri ve Sınai Haklar) (Seri No: 1)'nde detaylıca düzenlenmiştir. Anılan Yönetmelik kuralına göre, bahse konu başvurunun, Yönetmeliğe ekli Ek-13'te yer alan forma uygun olarak, elektronik ortamda gümrük idaresine yapılması, ayrıca başvuru sahibinin söz konusu eşya ile ilgili olarak hak sahibi olduğunu ve hakkın Türkiye’de tescil edildiğini kanıtlayan bir belgeyi de başvuru dilekçesine eklemesi gerekmektedir. Gümrük Genel Tebliği'nin 4. maddesinde ise, elektronik başvuru mecrası belirlenmiş ve davalı Bakanlığın kurumsal internet sayfasında yer alan "Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları (FSMH) Programı" kullanılarak başvuru yapılacağı öngörülmüştür. Bu durumda, FSMH Programı nezdinde geçerli bir başvuruda bulunulmaması durumunda, herhangi bir ek süre verilmesinin mümkün bulunmadığı, Kanunda belirtilen 10 iş günlük sürenin, FSMH Programında halihazırda geçerli bir başvurunun bulunduğu hallerde ya da hak sahibince 3 iş günü içerisinde geçerli bir başvuru yapılması halinde ihtiyati tedbir kararının ibrazı için verilen bir süre olduğu yolunda düzenleme içeren ve bu haliyle dayanağı Kanun ile Yönetmeliğin tekrarı niteliğinde bulunan dava konusu Talimatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 2-) Davacıların 10 gün ek süre verilmesi istemiyle yaptığı ilk başvurunun reddine ilişkin Cilvegözü Gümrük Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemi yönünden; Uyuşmazlıkta, ... tarih ve ... sayılı TR transit refakat belgesi muhteviyatı eşya arasında davacı ... unvanlı şirket tarafından üretilen 5.11 markalı 6.000 adet şapkanın tespit edilmesi üzerine, anılan eşyanın gümrük işlemleri, davalı Gümrük Müdürlüğünce re'sen durdurulmuş ve bu karar davacı ... unvanlı şirkete (marka vekili olan diğer davacı aracılığıyla) 30/12/2019 tarihinde faks yoluyla tebliğ edilmiştir. Bunun üzerine adı geçen davacı şirket, 3 iş günlük süre dolmadan 02/01/2020 tarihinde davalı Gümrük Müdürlüğüne başvurmuş ise de, anılan başvuru, Gümrük Yönetmeliği'nin 103. maddesi ile Gümrük Genel Tebliği (Fikri ve Sınai Haklar) (Seri No: 1)'nde öngörülen esaslara göre elektronik ortamda (FSMH Programı üzerinden) yapılmadığı gibi, başvuruya konu talep de "eşyanın alıkonulması veya gümrük işlemlerinin durdurulması"na değil, "ek süre verilmesi"ne yönelik olduğundan, yukarıda hukuka uygunluğu gerekçeli olarak ortaya konulan dava konusu Talimat'a dayanılarak, FSMH Programı nezdinde geçerli bir başvuruda bulunulmaması durumunda herhangi bir ek süre verilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu uygulama işlemiyle reddedilmiştir. Bu durumda, davacılar tarafından gümrük idaresine FSMH Programı aracılığıyla geçerli bir başvuruda bulunulmadan (sonraki aşama olan mahkemeden ihtiyati tedbir kararı getirilmesi için öngörülen sürenin, haklı bir mazeretin bulunması halinde en fazla 10 iş gününe kadar uzatılabileceği yönündeki hükümden yararlanmak için) yapılan ek süre başvurusunun reddine ilişkin bulunan ve yukarıda hukuka uygunluğu tespit edilen dava konusu Talimat'ın uygulanması suretiyle tesis edilen dava konusu birel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.