TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/11/2023 NUMARASI : 2021/655 Esas, 2023/819 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınır…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/840 KARAR NO : 2026/52 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/11/2023 NUMARASI : 2021/655 Esas, 2023/819 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : 1.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının dava dışı mimar ... vasıtasıyla ... Şantiyesi merkez binasının tüm dekorasyon ve mobilya imalatı işini aldığını, tarafların ise bu merkez binasının mermer imalatı ve montaj işçiliği işleri konusunda anlaştıklarını, davalının montaj, dekorasyon ve diğer işlerde çalışacak elemanların kendi bünyesine bordrolu işçisi olarak SGK’na bildirimini yaparak Fransa’ya götürmeyi kabul ettiğini, işçilerin tüm gider ve ücretlerinin davalının üstlendiğini, ancak müvekkilinin yapacağı işi yerine getirecek işçilerin giderlerinin müvekkilinin kalan hakedişinden mahsup edileceğini, müvekkilinin işinin hem Türkiye’de imalat-işçilik ve hem de Fransa’da montaj-işçilik işinden oluşmakta olduğunu, tarafların bu işlerin bedeli olarak 350.000,00 Euro karşılığında anlaştıklarını, müvekkilinin üstlendiği işi tamamladığını ve düzenlediği faturayı davalıya tebliğ ettiğini, ancak davalının fatura içeriğine itiraz ettiğini, işe başlandıktan sonra davalının talebi üzerine asıl teklifte olmayan ekstra işler çıkartıldığını ve müvekkilinin bu işleri de yaptığını, müvekkilinin bu ek işlerle ilgili metraj ve birim maliyetini ve işçilik maliyetini de davalıya e-posta ile ilettiğini, ancak davalının tüm bu işlerin bedelini ödeyeceğini bildirdiği halde faturaya itiraz ettiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taraflar arasında taşeronluk ilişkisi olmadığını, inşaat ilişkin tüm işin dava dışı ... tarafından müvekkilinin de içinde bulunduğu taşeron grubuna verildiğini ve her taşeronun kendi namına iş yürüttüğünü, kaldı ki davacının işverenle anlaşmış olduğu bedelin ödendiğini, fatura içeriğine yasal sürede itiraz edildiğini, davacının Türkiye’de hiçbir iş yapmadığını, sadece kendi çalışanları vasıtasıyla Paris’teki şantiyede mermer montajı işini yaptığını, ayrıca davacının kendisine ödenen tutardan işçilerinin ücretlerini de ödeyeceğini, davacı tarafça sunulan sözleşmede sadece davacı imzası bulunması nedeniyle delil olarak kabul edilemeyeceğini, dolayısıyla anlaşma bedelinin 350.000,00 Euro olduğunun gerçek dışı olduğunu, davacının sigortasız çalıştırmış olduğu işçilerinin sırf dava konusu inşaat işi için müvekkili kadrosuna kaydedildiğini, davacının işçilik bedellerini ödememesi nedeniyle müvekkili aleyhine iş davaları açıldığını, davacının talep ettiği bedelin işverenle anlaşmış olduğu bedel ve yapmış olduğu işin miktarı ile uyuşmadığını,yapılan işin miktarının talep edilen miktarın çok altında olduğunu, ayrıca müvekkilinin davacı adına yürüttüğü resmi işlemlerle ilgili giderlerin henüz davacıya rücu edilmediğini, yine ...’e tüm taşeronlarca 100.000,00 Euro komisyon ödendiğini, bu bedelin işverenin ödediği paradan ...’e ödendiğini, davacı adına yapılan ödemenin de bunun içinde olduğunu, davacı yetkilisine elden 15.000,00 Euro ödeme yapıldığını, ayrıca davacının işçilik hataları nedeniyle işveren tarafından yapılan kesintilerin olduğunu, davacının bu hataları gidermediğini, taraflarca başta kararlaştırılan nakliye bedelinin daha sonra çeşitli nedenlerle yükseldiğini ve aradaki farkın ortak masraf havuzundan ödendiğini, davacının teklifi hazırlarken hesabı eksik yapması nedeniyle tedarikçilere fazladan ödenen 25.000,00 Euronun davacı bakiyesinden düşüldüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir. III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davalı taraf her ne kadar davacı ile eser sözleşmesinin tarafı olmadığını ileri sürmüş ise de davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve tebliğ edilen fatura içeriği bedelin davalı tarafınça ödendiği savunulduğuna göre taraflar arasındaki eser sözleşmesinin varlığının kabul edildiği, alınan bilirkişi kurulu raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden mahkemece hükme esas alındığı, davacı tarafça yüklenilen işin karşılığı olarak düzenlenen takip konusu 307.885,96 Euro bedelli faturanın davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafça yapılan itirazda faturanın içeriğine değil, fatura konusu borcun ödendiğinin ileri sürüldüğü, dolayısıyla eser sözleşmesinin dolaylı olarak kabul edildiği, bu durumda davalı tarafın fatura konusu yapılan işin bedelini ödediğini kanıtlaması gerektiği, alınan bilirkişi kurulu raporu ile dosya kapsamına göre davacının davalıdan yaptığı iş karşılığı 307.885,96 Euro alacaklı olduğu, davalı tarafça yapılan 107.000 Euro ödeme düşüldükten sonra 200.885,96 Euro alacağın tahsiline yönelik davalının vaki itirazının haksız olduğu, tarafların tazminat taleplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibinde 200.885,96 Euro asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar yönünden talepnamedeki koşullar ile devamına, davacının bu konudaki fazlaya ilişkin isteminin reddine, her iki tarafın tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararı davalı vekilince istinaf edilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 15. Hukuk Dairesi yaptığı incelemede, davalı cevabi ihtarnamesi ile fatura içeriğindeki işlerin yapıldığını kabul etmekle birlikte, fatura içeriğine fatura bedeli yönünden yasal sürede itiraz ettiği, dosya kapsamında bilirkişi raporunda, davalı tarafça bedele itiraz edildiği, bu hususun kurulun uzmanlığı dışında olduğu belirtilerek bu yönde bir hesaplama yapılmadığı, o halde mahkemece öncelikle, davalının davacı tarafça delil olarak dayanılan 18/12/2010 tarihli Teşaronluk Sözleşmesine itirazlarının ve davalı tarafça sunulan aynı tarihli davacı Teklif Formunun değerlendirilmesi, ardından dava konusu fatura içeriğindeki işlerin bedelinin tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile karar verildiği belirtilerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda kök ve ek rapor alındığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, BAM kararı sonrası en son alınan bilirkişi kurulu 29/08/2023 tarihli ek raporu, toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre; taraflar arasında mermer imalatı ve montaj işçiliği işini konu alan eser sözleşmesi gereğince, benimsenen bilirkişi kurulu ek raporunda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, alt yüklenici davacının Türkiye ve Fransa’da yapmış olduğu tüm işlerin toplam bedelinin 289.653,55 Euro olduğu, bu miktardan yüklenici davalı tarafça yapılan 107.000 Euro ödeme düşüldükten sonra davacının davalıdan 182.653,55 Euro alacaklı olduğu kanaatine varıldığı; davalı tarafça, Fransa'daki mermer montaj işçiliğinin davacı tarafça değil kendileri tarafından yapıldığı yönünde savunmada bulunulmuş ise de; BAM kararında da değinildiği üzere, davalı tarafın kendisine gönderilen faturaya cevabi ihtarnamesinde fatura içeriğindeki tüm işçiliklerin yapılmasına yönelik herhangi bir itirazının olmaması nedeniyle bu yöndeki savunma ve itirazlara değer verilmeksizin davanın kısmen kabulü ile bilirkişi kurulu ek raporu ile tespit edilen toplam 182.653,55 Euro alacak miktarına yönelik davalı borçlunun vaki haksız itirazının İİK'nun 67.maddesi gereğince iptaline; belirlenen-tespit edilen alacak miktarını aşan davacı isteminin yerinde olmadığından reddine; alacak eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle likit olmadığından ve davacının da reddedilen alacağının tahsili yönündeki isteminde kötüniyeti kanıtlanamadığından her iki tarafın tazminat istemlerinin de reddine ilişkin karar vermek gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun İstanbul 2. İcra ...nün ...Esas (kısa kararda sehven ... E olarak yazılmıştır) Sayılı dosyasındaki 182.653,55 Euro asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar yönünden talepnamedeki koşullar ile devamına, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, koşulları oluşmadığından her iki tarafın tazminat istemlerinin reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;1-İspat yükünün davacıya ait olduğunu, davacı Fransa'da montaj işini yaptığını ispatlayamadığını, Paris'te montaj işini yapan işçilere ücret ödediğine dair dekont sunmadığını, Paris'teki montaj işini davalının işçilerinin yaptığını,2-Davacının Türkiiye'de mermer imalatını yaptığını, davalı Paris'te mermer montajı ve diğer tüm inşaat işçilikleri bizzat kendi işçileri ile yaptığını, 3-Taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığını, davacını iddia ettiği anlaşma şartlarının bir değeri olmadığını, davacının sadece Türkiye'de imalatları yaptığını, davalının Paris'te montajı yaptığını, buradaki montaj işçilik ücretini ve montajla ilgisi olmayan diğer işçilik ücretlerini davacını talep edemeyeceğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düçenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davası olup, davacı taşeron , davalı yüklenicidir. Taraflar arasında mermer imalatı ve montaj işçiliği işini konu alan eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşlmaktadır. Davacı, iş bedeli olarak 350.000,00 Euro üzerinden anlaşma sağlandığını, davalının talebi üzerine ekstra işler de yapıldığını, yapmış olduğu işe karşılık düzenlediği faturaya davalı tarafça haksız yere itiraz edildiğini ileri sürmüş; davalı ise, davacı tarafça sunulan sözleşmede imzalarının olmaması nedeniyle kabul etmediklerini, davacı tarafça sunulan teklifte mermer malzeme temini ve işçilik için kararlaştırılan toplam bedelin 234.044,00 Euro olduğunu, müvekkilince 113.766 Euro tutarında malzemenin temin edildiğini, davacının da sadece işçilik bedeli talep etmekte olduğunu, buna göre talep edebileceği işçilik bedelinin 120.278 Euro olduğunu, davacıya 107.000,00 Euro banka havalesiyle ödeme yapıldığını, ayrıca davacının sadece Türkiye’deki mermer imalatı işini yaptığını, Fransa’daki montaj işi için işçilik ücreti ödemediğini, davacının alacaklı değil borçlu olduğunu savunmuştur.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra, yerel mahkemece kök ve ek rapor alınarak davalının ödemesi düşülmek suretiyle, 182.653,55 Euro asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, takibin bu miktar yönünden talepnamedeki koşullar ile devamına, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından kesilip davalıya gönderilen dava konusu takip dayanağı faturaya davalı tarafça davacıya gönderilen Beyoğlu 18. Noterliği'nin, ... yevmiye sayılı 08 Kasım 2013 tarihli ihtarla, fatura içeriğinde belirtilen işlere karşılık davacıya banka aracılığıyla ödemelerin yapılmış olması sebebiyle itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Davalı yan fatura içeriğinde gösterilen işlerin yapıldığını kabul etmektedir. Bu sebeple, davalı vekilince davacının Fransa'daki işler bedelini talep edemeyeceği yönündeki istinafı yerinde değildir. Mahkemece karara dayanak yapılan 09.08.2023 tarihli Ek Rapor denetime açık ve dosya kapsamına uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/11/2023 tarih ve 2021/655 Esas, 2023/819 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 34.279,49-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 8.600,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 25.679,49-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.