Başvuru, iş sözleşmesi feshedilen başvurucuların sendikal tazminat taleplerinin reddedilmesi nedeniyle sendika hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; iş sözleşmesi feshedilen başvurucuların sendikal tazminat taleplerinin reddedilmesi nedeniyle sendika hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucuların çalıştığı davalı işyeri, internet sitesinde yer alan bilgilere göre 1973 yılından bu yana redüktör üretimi yapan bir firmadır. Başvurucular 12/7/2017-14/7/2017 tarihlerinde Birleşik Metal İş Sendikasına üye olmuştur. Başvurucuların iş sözleşmesi, sendikaya üye oldukları gün veya üye olduktan bir iki gün sonra "devamsızlık, verilen görevleri yerine getirmeme, uyumsuzluk" gibi nedenlerle 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun maddesi kapsamında haklı nedenle feshedilmiştir. Başvurucular, iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle feshedildiği iddiasıyla İstanbul Anadolu İş Mahkemesinde işe iade ve sendikal tazminat talepli dava açmıştır. Başvurucular, iş sözleşmelerinin sendikal nedenlerle feshedildiğini ispat edebilmek için tanık deliline başvurmuştur. İlk derece mahkemesinde dinlenen davacı tanıklarının beyanlarının ilgili kısmı şöyledir: Tanık Ö: "..Ben Birleşik Metal İş Sendikası'nda çalışıyorum, davacıları İmak Rediktör şirketine ait fabrikada sendikal çalışmalar yaptığımız sırada tanıdım. 2017 yılının mayıs ayında şirketten 4 arkadaşla irtibat kurduk, bu arkadaşlarla iş yerinde sendikal faaliyet yürütmeye başladık, yaklaşık 1-2 ay görüşmeler sonuda bir noktaya gelindi, bunu işverenin duyması üzerine bu dört arkadaş dahil toplam da 12 kişinin işine son verildi. Daha sonra biz arkadaşlarla birebir görüştük, işten ayrılan arkadaşları tekrar işe iadesini sağlamanın nasıl olacağını değerlendirdik. İş yerinde çalışan arkadaşlarımız fabrika içinde çalışan diğer işçilerin üretim durdurma gibi eylemlere sıcak bakmayacağını söylediler. İşine son verilen 12 kişi iş yerinin kapısında bekledi, bildiğim kadarıyla 12 kişinin iş akdine son verildikten sonra başka çalışanların iş akdine son verilmedi... Bizim yöntemimiz iş yerinde öncelikle ne yapılabilir diye tartışırız amacımız kimseyi işinden etmek değildir, çoğunluğu sağlamak için önce üyelikleri yapmayız, daha sonra çoğunluğu yakaladığımızda genel bir toplantı yaparak işçilerle görüşürüz. Sendika üyeliğini anlatırız sonrasında da üyeliklere geçeriz. Davalı iş yerinde belirli bir sayıya gelmiştik bir kaç hafta sonra işçilerle genel toplantımızı yapacaktık üyeliklerimizi de toplantıda başlatıcaktık ve sonrasında Bakanlığa yetki için başvuracaktık. 60'lı sayılarda kaldık, çoğunluğu sağlamamız için yaklaşık 80 kişinin üyeliğine ihtiyacımız vardı bu sayıya ulaşamadık, yaşananlar sonrasında fabrikada çalışan işçilerle konuştuk. Bize işverenin baskısına maruz kaldıklarını ve korktuklarını söylediler ..."Tanık F.A: "Ben davacıları bir dönem davalı işyerinde çalışmalarımızdan dolayı tanırım. Ben davalı iş yerinden yaklaşık 6 ay önce sendikal faaliyetlerden sonra ayrıldım... 2017 yılının nisan ayında H. ve T. adlı iki arkadaşım bana sendikal çalışmalardan bahsetti, 'sen de katılır mısın?' diye sordular ben de 'katılırım' dedim. Toplantılar yapılıyordu, bu toplantıların 2-3 tanesinde ben de katıldım. Temmuz' un ilk haftası işveren bu toplantıları ve faaliyetleri duymuş ve çeşitli sebeplerle işten çıkarılmalar başladı. 12 Temmuz haftasının cuma günü fabrika sahibinin oğlu genel müdürümüz F. bey toplantı yaptı. Sendikal çalışmalara katılan ve işten çıkarılan 12 kişiye 'şerefsizler, onlara para yedirmem' şeklinde hakaretlerde bulundu. Hala içerde sendikal çalışma yürüten var mı diye de sordu... Ben sendika faaliyetlerinin içindeydim arkadaşlarla gizli gizli süreci devam ettiriyordum. 60-65 kişi kadar üye sayısına uluşmıştık. Sendika üyeliklerine başlamadan işveren durumdan haberdar olmuştu. Üye olan bazı arkadaşlarımız üyeliklerini iptal ettiler, üye olmayan arkadaşlar hiç üyeliklerini başlatmadılar, 60 kişilik bir listemiz vardı bu liste sendikaya üye olabilecek durumda olan işçileri içeriyordu..." İlk derece mahkemesi 16/1/2020 tarihinde işe iade talepleri yönünden davanın kabulüne sendikal tazminat talepleri yönünden davaların reddine karar vermiştir. İlk derece mahkemesinin gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"... iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı, davacının işe iadesi ile sendikal tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış olmakla..." Kararların istinaf yargı yoluna götürülmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi 26/4/2021 tarihinde istinaf başvurularının esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"... Birleşik Metal-İş Sendikasının 27/11/2017 tarihli yazısında sendikanın davalı işyerinde yürüttüğü örgütlenme çalışmasının 2017 Temmuz ayında yoğunlaşması üzerine bir kısım işçilerin sendikaya üye oldukları, bu durumu öğrenen işverenin üye olan işçileri istifaya zorladığı, 5 üyenin baskı nedeniyle istifa ederek ayrıldığı, davalı işyerinde halen sendika üyesi olup çalışan kişilerin bulunduğu ve yeterli çoğunluk bulunmadığından yetki sürecinin işletilmediği belirtilmiştir. Davacıların 12/07/2017-14/07/2017 tarihlerinde sendika üyesi olduğu anlaşılmaktadır. Dinlenilen davacı tanığı Ö Birleşik Metal-İş Sendikasında çalıştığını, 2017 yılının Mayıs ayında işyerinde sendikal faaliyette bulunmaya başladıklarını, davacıların da irtibat kurdukları kişiler arasında olduğunu beyan etmiş; diğer davacı tanığı F. A. da 2017 yılının Nisan ayında H. ve T. isimli arkadaşlarının sendikal çalışmalardan bahsettiğini kendisinin de bu toplantıların üç tanesine katıldığını ifade etmiştir. Dosya içeriğinden ve sendika yazısından sendika üyesi olduğu halde davalı işyerinde çalışmaya devam eden personellerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Aynı şekilde işyerinde sendikanın yetki süreci işletmediği, başka bir anlatımla sürecin ve üye sayısının o noktada bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan davacıların hangi sendikal faaliyeti sebebiyle işveren tarafından iş akdinin feshedildiği yöntemince ortaya konulamamıştır." Başvurucular süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur.