15. Hukuk Dairesi 2010/4403 E. , 2011/7116 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Tük.Mah.Sıf.) Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği kon…
**15. Hukuk Dairesi 2010/4403 E. , 2011/7116 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Tük.Mah.Sıf.) Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Asıl dava, 15.11.2007 tarihli inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmış, davalı reddini savunmuş, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı birleşen davasında, inşaat yapım sözleşmesinin feshinin haksız olduğunun tesbitine, cezai şart ve fesih sonucu uğradığı zararların tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece “Tüketici Mahkemesi sıfatıyla" yapılan yargılama sonucu, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine ilişkin kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/e maddesinde tüketici, “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre yasa, hazır bir malı veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanan veya tüketen kişiyi korumaktadır. Bir başka deyişle yasa kapsamına, dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri olağan tüketim işleri alınmıştır. Aksi bir yorumun kabulü, üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi 4077 sayılı yasa kapsamında kalmasını ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara da Tüketici Mahkemelerinde bakılmasını gerektirir ki, bunun yasanın amacına aykırı olduğu açıktır. Buna göre istisna sözleşmesinden doğan ilişkileri de 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.2.2003 gün ve 2003/15-127 E., 2003/102 K. sayılı kararında bu husus belirtilmiştir. Somut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, yerel mahkemece görevsizlik kararı verilerek davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, 4077 sayılı yasa uygulanarak Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılıp, esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunmadığından davalı ... yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5766 Sayılı Kanunun 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince alınması gereken 73,90 TL temyiz başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya, geri verilmesine, 05.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.