4. Hukuk Dairesi 2012/6139 E. , 2012/9247 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 03/05/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin zamanaşımından reddine dair verilen 24/01/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten son…
**4. Hukuk Dairesi 2012/6139 E. , 2012/9247 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 03/05/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin zamanaşımından reddine dair verilen 24/01/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava; haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem zamanaşımı nedeni ile reddedilmiş, karar; davacılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, davalıların tapulu taşınmazları içindeki ağaçları keserek götürmelerinden dolayı maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek uğradıkları zararın ödetilmesini istemişlerdir. Davalılar, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek reddi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, davalılara atılı eylemin ceza hukuku bakımından zamanaşımına uğramış bulunması nedeni ile kamu davasının düşmesine karar verildiğini, eldeki davanın bu tarihten sonra açıldığını uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolduğu yönünde kuşku bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Dosya arasındaki bilgi ve belgeler ile temyize eklenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinden, davalılara atılı eylemin vasıflandırılması konusunda bir kesinlik bulunmadığı, Yargıtay Savcılığının eylemi 765 Sayılı Yasa'nın 516/6 maddesi kapsamında bularak zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu gerekçesi ile kararın bozulması yönünde görüş bildirdiği anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değil ise de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular, hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu haksız eylemin ceza mahkemesince belirlenecek vasfı maddi vaka olarak hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcı olacağından, davalılar hakkında açılan kamu davasının sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı hakkında varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; bu bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.