7. Hukuk Dairesi 2025/783 E. , 2025/2349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/920 E., 2024/2371 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/14 E., 2021/62 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar ver
**7. Hukuk Dairesi 2025/783 E. , 2025/2349 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/920 E., 2024/2371 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/14 E., 2021/62 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının makili olduğu 22373 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı tarafından müvekkiline ait irtifak hakkını ihlal edici ve tehlikeli bir şekilde inşaat yapıldığını, inşa edilen binanın enerji nakil hattının güvenlik mesafesini ihlal ettiğini ileri sürerek irtifak hakkına dayalı el atmanın önlenmesini ve yapının tecavüzlü kısmının yıkılmasını talep etmiş, davacı tarafından Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2012/466 Esas sayılı dava ile eldeki dava ile birleştirilmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, inşaatın müvekkili tarafından değil Tepe İnşaat Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, inşaatın belediyeden alınan imar durumu temel üstü ruhsatı ve imar projesine uygun olarak yapıldığını ve davacı tarafın elektrik hattını inşa ederken taşınmaz üzerindeki kamulaştırma işleminin tamamlanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Küçükçekmece 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/14 Esas, 2021/62 Karar sayılı kararındaki; “...asıl ve birleştirilen davalar devam ettiği dönemde Ambarlı -..........1 Enerji İletim Hattının yer altına alınması ile ilgili bir çalışmanın başlatıldığı, elatıldığı öne sürülen taşınmazın kal'inin uygun olmayacağı yönünde rapor alındığı, davacı kurumca anılan enerji nakil hattının yer altına alınma çalışmalarının tamamlandığı, dava konusu hattın enerjisiz olduğu bilgisi dosyaya geldikten sonra alınan ek raporda yıkımın uygun olmayacağının tespit olunduğu, usul ekonomisi bakımından değerlendirildiğinde artık atıl durumda olup enerji nakli yapılmayan bu suretle tehlikeli olmaktan çıkmış olan enerji nakil hattına müdahalenin önlenmesi yönünde karar verilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği, davacının taşınmazı kullanmaktan vazgeçmesinin söz konusu olduğu...” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF VE SONRAKİ YARGILAMA AŞAMALARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve 2022/1172 Esas, 2022/1500 Karar sayılı kararındaki; “...davanın açıldığı tarih itibariyle davacıların davalının irtifak hakkına müdahalesinin bulunduğu hususunun keşfen tespit edildiği, dosyadaki yazışmalar itibariyle 2019 yılına kadar da idarece enerji nakil hattının kullanıldığının anlaşıldığı, söz konusu irtifak hakkının deplase tarihinin yargılama sırasında olduğu, bu durumda elatmanın önlenmesi ve yıkım isteminin konusuz kaldığı değerlendirilerek esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması gerekirken mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu...” gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl dava ve birleştirilen dava konusuz kaldığından her iki dava yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 12.12.2023 tarihli ve 2022/6524 Esas, 2023/6170 Karar sayılı kararındaki; "...lehine irtifak hakkı tesis edilen davacı kurum tarafından enerji iletim hattının demonte edildiğine yönelik herhangi bir açıklamanın yapılmadığı, demonte edilmesine yönelik çalışmalar kapsamında ihale aşamasına gelinmesi veya hattın aktif olarak enerji durumunda olmamasının uyuşmazlık konusu enerji iletim hattının kaldırıldığı anlamında değerlendirilemeyeceği, niza konusu enerji iletim hattının yargılama aşamasında tamamen ortadan kaldırılıp kaldırılmadığının anlaşılamadığı, bu nedenle öncelikle davacı kurum ile yeniden yazışma yapılarak çekişme konusu enerji iletim hattının demonte edilip edilmediğinin sorulması, gelen yazı cevabına göre yeniden bilirkişi heyeti oluşturularak mahallinde keşif yapılması, uyuşmazlığa konu hattın yargılama aşamasında ortadan kaldırılıp kaldırılmadığının tereddüde mahal bırakılmayacak şekilde saptanması, var ise devam eden tecavüzlü kısımların da açıkça belirlenmesi, teknik bilirkişilere keşfi ve uygulamayı gösterir nitelikte kroki ve rapor tanzim ettirilmesi ve ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidilmesinin doğru olmadığı...” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 13.11.2024 tarihli ve 2024/920 Esas, 2024/2371 Karar sayılı kararındaki; “...davanın açıldığı tarih itibariyle davalıların davacının irtifak hakkına müdahalesinin bulunduğu hususunun keşfen tespit edildiği, dosyadaki yazışmalar itibariyle 2019 yılına kadar da idarece enerji nakil hattının kullanıldığının anlaşıldığı, söz konusu irtifak hakkının deplase tarihinin yargılama sırasında olduğu, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin ilamında belirtilen eksiklik ifa edilerek ilgili kuruma yazılan müzekkereye verilen cevapta 25.08.2020 tarihli yönetim kurulu kararıyla hattın demonte edildiğinin bildirildiği, bu durumda elatmanın önlenmesi ve yıkım isteminin konusuz kaldığı...” gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davalar konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalılar vekili, 1. Davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, 2. Kötü niyetle davanın açılmasına sebep olan davacının bu kararla ödüllendirilmiş olacağını, 3. Bu nedenle yargılama giderleri ile vekalet ücretinden davacı tarafın sorumlu olmasının gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleştirilen davalarda görülen uyuşmazlık, irtifak hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve yıkım istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.