(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/11295 E. , 2012/7433 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Temyiz isteğinde bulunan o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçesi içeriğinden temyiz isteğinin sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarına yönelik olduğu hırsızlık suçundan bir temyiz isteğinin bulunmadığı esasen esas hakkındaki mütaalasında bu yönde beraat talebinde b…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/11295 E. , 2012/7433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Temyiz isteğinde bulunan o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçesi içeriğinden temyiz isteğinin sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarına yönelik olduğu hırsızlık suçundan bir temyiz isteğinin bulunmadığı esasen esas hakkındaki mütaalasında bu yönde beraat talebinde bulunduğu anlaşıldığından hırsızlık suçundan bozma isteyen tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir. Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde; 1-5237 Sayılı Yasa’da 765 Sayılı Yasa’dan farklı olarak “gün para cezası sistemi” kabul edildiği için bu sistemde nispi para cezasına yer verilmemiştir. İlgili maddelerin gerekçe bölümlerinde de 5237 sayılı TCK.nu sisteminde nispi para cezasının öngörülmediği açıkça belirtilmektedir. Ancak, 5237 Sayılı Yasanın 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra 29.06.2005 gün ve 5377 Sayılı Yasanın 19. maddesi ile değişik TCK. nun 158/1. fıkrasına eklenen “... Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katında az olamaz.” cümlesi ile getirilen yeni değişikliğe ilişkin gerekçede de belirtildiği üzere, 158. maddenin 1. fıkrasına eklenen son cümledeki “…adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.” hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olması gerekmektedir. 5237 sayılı TCK.nun 52. maddesinin 1.fıkrası “Adli para cezası, beş günden az ve Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan paranın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki adli para cezasının tanımı yapıldıktan sonra aynı maddenin 3. fıkrasında “Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.” ve aynı Kanunun 61. maddesinin 8. fıkrasında ise “Adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.” hükümleri ile yasa koyucu adli para cezasının mutlaka gün üzerinden tayin edilmesi gerektiğini belirtmektedir. 5237 Sayılı TCK. nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olup olmadığına bakılacaktır.