7. Hukuk Dairesi 2010/7993 E. , 2011/6825 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 117 ada 64 parsel sayılı 1125,23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınma…
**7. Hukuk Dairesi 2010/7993 E. , 2011/6825 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 117 ada 64 parsel sayılı 1125,23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazların ... ... mirasçıları adına tapuya tescili talebiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazların tespitlerinin iptaliyle, ... ... mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davaya konu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... ...’den kaldığı ve mirasın paylaşılmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. 05.06.2007 tarihli celsede davalı tarafça da açılan dava zemine yönelik olarak kabul edilmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, dava ve temyize konu 117 ada 64 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününden önce meydana getirilen muhdesat niteliğindeki ev ve ahır bulunduğu kadastro tutanağından anlaşılmaktadır. Mahkemece somut olayda davalı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesinin uygulaması gerekip gerekmediği, muhdesatın kim tarafından meydana getirildiği araştırılmamıştır. O halde yapılması gereken; mahalli bilirkişi, tespit bilirkişilerinin tümü ve taraf tanıkları hazır olduğu halde taşınmaz başında keşif yapılarak muhdesatların kim tarafından ne şekilde meydana getirildiğinin belirlenerek, toplanan ve toplanacak deliller belirlendikten sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 15.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.