10. Ceza Dairesi 2022/14610 E. , 2023/11578 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Denizli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2020/219 Esas, 2021/810 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun'un 51 inci maddesi uya…
**10. Ceza Dairesi 2022/14610 E. , 2023/11578 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Denizli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2020/219 Esas, 2021/810 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 15.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.09.2022 tarihli ve 2022/21216 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/120750 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/120750 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına konu Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2020 tarihli iddianamesinde "sanık hakkında daha önce KDAE kararı verildiği ve şüphelinin ihlalde bulunması nedeniyle hakkında kamu davası açılması nedeniyle..." gerekçesiyle yeni bir erteleme kararı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, iddianameye dayanak teşkil eden Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli ve 2017/355 Esas 2019/1004 Karar sayılı kararının incelenmesinde, "dava açılmasına esas alınan Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/28055 Esas ve 2011/891 Karar sayılı soruşturma dosyası ile iddianame tanzim edilmiş ise de suç tarihinin 12.10.2011 tarihi olduğu, sanığın hukuki durumunun 5320 sayılı Yasanın 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın 30.11.2016, 04.03.2019, 11.03.2019, 15.04.2019 ve 23.05.2019 tarihli eylemlerinden dolayı 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği, zira, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde 6545 sayılı Yasanın 68 inci maddesi ile 18.06.2014 tarihli değişiklikle uyuşturucu bulundurma ve kullanma suçlarından sanığın lehine olacak şekilde kamu davasının açılmasının erteleme kararı düzenlenmesi getirildiği, buna göre 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği sanık hakkında lehe yasa değişikliği nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekirken, uygulama koşulu oluşmayan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılması nedeniyle açılan kamu davasında kovuşturma şartının oluşmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "kovuşturma şartı" henüz gerçekleşmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere işbu kamu davasının durmasına..." şeklinde gerekçeyle kamu davasının durmasına karar verildiği, iş bu kararın 25.12.2019 tarihinde kesinleştiği gözetilerek; daha önceden verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmaması sebebiyle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında 25.01.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2020 tarihli ve 2020/8136 Soruşturma, 2020/2553 Esas, 2020/1693 sayılı iddianamesi ile Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.11.2021 tarihli ve 2020/219 Esas, 2021/810 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 15.12.2021 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin kararlarının incelenmesinde; 1. Sanık hakkında, 30.11.2016 tarihli aynı nev'iden eylemi nedeniyle Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2017 tarihli ve 2017/1034 Soruşturma, 2017/246 Esas, 2017/244 sayılı iddianamesi ile, Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci fıkrasının altıncı fıkrası kapsamında doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekiyor ise de, daha önce Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/28055 soruşturmasında dava açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Sanık hakkında, 04.03.2019, 11.03.2019, 15.04.2019 ve 23.05.2019 tarihli aynı nitelikteki eylemleri nedeniyle, ayrı ayrı doğrudan açılan davaların birleştirilmesine karar verilerek yapılan yargılama sonucunda, Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli ve 2017/355 Esas, 2019/1004 Karar sayılı kararı ile, " Dava açılmasına esas alınan Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/28055 sayılı soruşturma dosyası ile iddianame tanzim edilmiş ise de, suç tarihinin 12.10.2011 tarihi olduğu, sanığın hukuki durumunun 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın 30.11.2016, 04.03.2019, 11.03.2019, 15.04.2019 ve 23.05.2019 tarihli eylemlerinden dolayı 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği, zira, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile 18.06.2014 tarihli değişiklikle uyuşturucu bulundurma ve kullanma suçlarından sanığın lehine olacak şekilde kamu davasının açılmasının erteleme kararı düzenlenmesi getirildiği, buna göre 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği sanık hakkında lehe yasa değişikliği nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekirken, uygulama koşulu oluşmayan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılması nedeniyle açılan kamu davasında kovuşturma şartının oluşmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kovuşturma şartı" henüz gerçekleşmediğinden" şeklindeki gerekçe ile kamu davasının durmasına, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere dosyanın Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verildiği, 3. Durma kararının kesinleşmesinden sonra, Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2020 tarihli ve 2020/4 Soruşturma, 2020/1 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz süresinin 7 gün olarak gösterildiği, şüpheliye 13.01.2020 tarihinde tebliğ edilerek 19.02.2020 tarihinde infazı için Denizli Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 4. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2021 tarihli ve 2020/4 Soruşturma, 2021/157 Esas, 2021/144 sayılı iddianamesi ile, 30.11.2016, 04.03.2019, 11.03.2019, 15.04.2019 ve 23.05.2019 tarihli suçlar nedeniyle Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 5. Yapılan yargılama sonucunda, Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2021/174 Esas, 2021/551 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca teşdiden 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 20.09.2021 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin kararlarının incelenmesinde; 1. Sanık hakkında, 09.11.2018 tarihli aynı nev'iden eylemi nedeniyle Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2018 tarihli ve 2018/2570 Soruşturma, 2018/753 Esas, 2018/750 sayılı iddianamesi ile Acıpayam 1. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce 30.11.2016 tarihli eylem nedeniyle Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesine 2017/355 Esas sayılı davanın açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Acıpayam 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli ve 2018/516 Esas, 2019/36 Karar sayılı kararı ile, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 05.12.2019 tarihli ve 2019/894 Esas, 2019/1989 Karar sayılı kararı ile, her ne kadar doğrudan kamu davası açılmış ise de, sanık hakkında daha önce verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığından durma kararı verilip, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, 3. Bozmadan sonra verilen durma kararı üzerine, Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2020 tarihli ve 2020/826 Soruşturma, 2020/18 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri ve tedavi uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek 21.07.2020 tarihinde kesinleştirildiği, 4. Sanığın 02.03.2020 ve 10.03.2020 tarihlerinde işlediği aynı nev'i suçlardan yürütülen soruşturma dosyalarının da birleştirildiği, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2021 tarihli ve 2020/826 Soruşturma, 2021/342 Esas, 2021/274 sayılı iddianamesi ile Acıpayam 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 5. Yapılan yargılama sonucunda, Acıpayam 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/193 Esas, 2021/551 Karar sayılı kararı ile, 09.11.2018, 02.03.2020 ve 10.03.2020 tarihli eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca teşdiden 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın sanık istinaf kanun yoluna başvurduğu, 6. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin 13.04.2022 tarihli ve 2022/438 Esas, 2022/762 Karar sayılı kararı ile, 30.11.2016, 11.03.2019, 04.03.2019, 15.04.2019, 23.05.2019 tarihli eylemler ile 09.11.2018, 02.03.2020 ve 10.03.2020 tarihli eylemlerin zincirleme suç olduğu gerekçesiyle, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ve Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/174 Esas, 2021/551 Karar sayılı kararı ile verilen 2 yıl 3 ay hapis cezası mahsup edilerek 1 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. İnceleme konusu dosyada, sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmediğinden, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan kamu davası açılması şartlarının oluşmadığı, açılan kamu davasında kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere dosyanın Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma isteminin yerinde olduğu, Ancak, Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, sanık hakkında, Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2020 tarihli ve 2020/826 Soruşturma, 2020/18 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri ve tedavi uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek 21.07.2020 tarihinde kesinleştirildiği, usulüne uygun şekilde verilen ve kesinleşen bu erteleme kararının esas alınması gerektiği, bu durumda inceleme konusu suç tarihinin 25.01.2020 olup erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş suç haline geldiği, erteleme kararının 25.01.2020 tarihli suçu da kapsadığı, dolayısıyla inceleme konusu dava yönünden kovuşturma şartının gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2020/219 Esas, 2021/810 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.