11. Hukuk Dairesi 2011/4328 E. , 2012/10871 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/04/2010 tarih ve 2006/30-2010/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2011/4328 E. , 2012/10871 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/04/2010 tarih ve 2006/30-2010/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline sigortalı bulunan gayrimenkule ait ihata duvarının bitişik arsadaki harfiyat çalışmaları sebebiyle hasarlandığını, hasar tutarının ödendiğini, hasara sebep olan kayaların Yoldaşlar Harfiyat firmasının şoförü olan davalı ... tarafından konulduğunu, oluşan zarardan Yoldaşlar Harfiyat sahibi ... ve şoför davalı ...'ın ve taşınmaz malikinin sorumlu olduğunu ileri sürerek ödenen 3.246.40 TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, sigortalı duvarın ruhsatsız yapıldığını, dava tarihinden sonra inşaat ruhsatı alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu ihata duvarının olay zamanı ruhsatının bulunmadığı, daha önceden alınmış olan inşaat ruhsatının sigortalının evine ait olduğu ve istinat duvarını kapsamadığı, istinat duvarına meydana gelen olaydan yaklaşık 4 ay kadar sonra ruhsat alındığı, eski istinat duvarının gerek temel ebatları, gerek perde kalınlığı, gerekse de belli aralıklarla takviye amaçlı yapılan kolonları açısından yeterli taşıyıcı özelliği bulunmadığı, mevcut perde yerine standartlara uygun bir istinat duvarı yapılmış olması durumunda bu perde arkasında yapılacak aynı tür bir dolgunun istinat perdesinde bu şekilde bir zarar meydana getirmesinin mümkün olmadığı, davacının sigorta şirketinin hukuka aykırı inşa edilmiş duvarı sigortalayarak sigorta örtüsüne aldığı ve ruhsatsız olarak inşa edilen duvarla ilgili kendi sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi davalılardan sigortalısının halefi sıfatı ile talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı şirketin sigortalısına ait istinat duvarındaki hasar davalının bitişik arsadaki harfiyat çalışması sonucu oluşmuştur. Bu nedenle, istinat duvarının ruhsatsız olmasının davalı eylemi ile sözkonusu istinat duvarında meydana gelen hasar arasındaki illiyet bağını kesen sebep olarak kabulü mümkün olamayacağından; mahkemenin istinat duvarının ruhsatsız olması nedeniyle davacının sigortalısının kusurlu olduğuna ilişkin kabulü isabetli değildir. Ayrıca, bilirkişi raporunda da uyuşmazlık konusu hasara bitişik parseldeki çalışma sırasında yapılan dolguda kullanılan büyük kaya parçalarının neden olduğu belirtildiğine göre, dava dışı sigortalıya ait istinat duvarının inşaat kalitesinin yeterli olmadığından dolayı davalının sorumlu tutulmayacağı yönünde görüş de kabul edilemez. Zira, davalı tarafın eylemi ile oluşan zarar arasında uygun illiyet bağı olup, illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması ya da zararlardırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülemeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Davacının sigortalısına ait istinat duvarının ruhsatsız olması ve inşaat kalitesinin yeterli olmaması hali illiyet bağını kesen sebep olarak kabul edilemeyeceğinden mahkemece kararda yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.