Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1904 E. , 2024/4385 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/1904 Karar No:2024/4385 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: LPG dağıtıcı lis…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1904 E. , 2024/4385 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/1904 Karar No:2024/4385 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: LPG dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, sözleşmeli bayisi dışında başka dağıtıcıların bayisine LPG ve tüplü LPG ikmali yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu Ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca dağıtıcı lisansının iptaline ve 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 380.715,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin 19.940 kg tüplü LPG’yi Gesan Yatırım ve Ticaret A.Ş.’den aldığının faturayla belgelendiği, tespit tutanağının şirket yetkililerince itiraz edilmeksizin imzalandığı, araç şoförünün de kalan LPG cinsi akaryakıtı ... Petrol Ürünleri Nakliye Otomotiv İnşaat Turizm Hayvancılık Gıda Taahhüt Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’ne (...) boşalttığı; Öte yandan, dosyada bulunan soruşturma raporu ve ekleri ile istasyonda çekilen fotoğraflardan, tankerin LPG tankına boşaltım borusu bağlanmış durumda olduğu hususunun da sabit olduğu; Bu durumda, usulüne uygun olarak yapılan tespitler ve soruşturma raporu dikkate alındığında, davacı şirkete atfedilen otogaz istasyonunda tüplü ve dökme LPG ikmali yapmama yükümlülüğüne aykırı davranıldığı ve kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulduğu hususlarının sabit olduğu anlaşıldığından, davacı şirketin aykırılık teşkil eden fiilleri nedeniyle 380.715,00-TL idari para cezası verilmesine ve lisansının iptal edilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, lehe kanun değişikliğinin uygulanması gerekirken uygulanmadığı, tüplü LPG ikmalinin söz konusu dahi olmadığı, şirketlerince kiralanan aracın yardım amacıyla bayisi olmayan istasyona gittiği, dağıtıcı lisansının başka bir Kurul kararıyla sona erdirildiği, dolayısıyla olmayan bir lisansın zaten iptal edilemeyeceği, kanuna karşı hilenin mahkemelerce yanlış yorumlandığı, tüplü LPG ikmali gerçekleşmiş olsa bile yaptırımının lisans iptali olmaması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli olarak onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : LPG dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, otogaz istasyonlarına tüplü LPG ikmali yaptığının ve sözleşmeli bayisi dışında başka dağıtıcıların bayisine LPG ikmalinde bulunduğunun tespit edildiği, bu durumun 5307 sayılı Kanun'un 5. maddesinin dokuzuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi ve 5. maddesinin dokuzuncu fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 17. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca dağıtıcı lisansının iptaline ve 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca da 380.715,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının alınması üzerine anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesinin 9. fıkrasının (a) bendi ile aynı bendin (3) numaralı alt bendinde, dağıtıcıların otogaz LPG faaliyeti yaparken otogaz istasyonlarına tüplü ve dökme LPG ikmali yapmamak ile yükümlü oldukları; dava konusu işleme ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 16. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi ile aynı bendin (1) numaralı alt bendinde, 5., 6. ve 7. madde hükümlerinin ihlâli hâlinde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verileceği, 17. maddesinin 5. fıkrasında ise Kanun'a göre yapılan talep veya işlemlerde, kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulduğunun tespiti halinde lisansın iptal edileceği kurala bağlanmıştır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kanunilik ilkesi" başlıklı 4. maddesinde, "Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir. Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı ancak kanunla belirlenebilir.” kuralı yer almıştır. 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesi yeniden düzenlenmiş ve maddenin 1. fıkrasının (b) bendinin 3 numaralı alt bendi ile, 9. fıkrasının (c) bendinin (4), (5) ve (6) numaralı alt bentleri hariç 5. maddenin ihlâli hâlinde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirasından az olmamak ve ikimilyonyediyüzellbin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onikisi oranında idarî para cezası uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 7164 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddesinin 2. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idarî para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idarî para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgarî maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idarî para cezaları iade edilmez." kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 2. fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. Yine 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kanunilik ilkesi" başlıklı 4. maddesinde, "Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir. Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı ancak kanunla belirlenebilir.” kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, idari para cezasına ilişkin kısmı incelendiğinde, Kanun koyucu tarafından, Kurulca karara bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarının, işlenen fiil için 5307 sayılı Kanun'un 7164 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 16. maddesinde daha düşük bir idarî para cezası uygulanması öngörülmüş ise asgarî maktu hadden tahsil edilmesi vergi dairesine bir görev olarak verilmiştir. İlgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan husus, idarî para cezasının keşinleşmesi değil, tahsilatının tamamlanmamış olmasıdır. Dolayısıyla söz konusu düzenleme, tamamen tahsilat aşamasına özgü bir kural niteliğindedir. idarî para cezasının iptali istemiyle dava açılsın veya açılmasın, bu kuralın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarına uygulanması vergi dairesi açısından bir zorunluluktur. İlgili vergi dairesi, dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezasının miktarında lehe bir değişiklik varsa bunu tespit etmekle ve uygulamakla yükümlü bulunduğundan, tahsilat aşamasına özgü olan anılan kuralın, idarî para cezasının iptali istemiyle açılan davalarda dikkate alınmasına gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, idarî para cezasına konu olan fiilin sübûta ermiş olması ve idarî para cezasının miktarında lehe olan değişikliğin tahsilat aşamasında vergi dairesince dikkate alınacak olması sebebiyle davanın reddi yönündeki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik görülmemiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, LPG Otogaz Bayilik Lisansı'nın iptal edilmesine ilişkin kısmı incelendiğinde, 5326 sayılı Kanun uyarınca, kanunda veya idarenin genel ve düzenleyici işlemlerinde tanımlanabilen kabahatin karşılığı olan idarî yaptırımın ve miktarının mutlaka ilgili kanununda belirtilmiş olması, ilgilisine de bu kabahatinin karşılığı olan idarî yaptırımın uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla, idarî yaptırım uygulamaya yetkili idareler tarafından, yaptırım kararı alınmadan önce mevzuata aykırı fiilin ne olduğu ve kanunun hangi maddesinin ihlâl edildiği tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve bundan sonra fiilin karşılığı olan kanunda belirtilen idarî yaptırımın uygulanmasına karar verilmelidir. Başka bir anlatımla, fiil ile uygulanan idarî yaptırım örtüşmeli ve ilgilisine kanunda karşılığı olmayan veya fiil ile örtüşmeyen bir idarî yaptırım uygulanmamalıdır. 5307 sayılı Kanun'un 4. maddesinde lisans sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi hakkı verdiği, lisans ile tanınan hakların 5307 sayılı Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağı belirtilmiştir. Kanunîlik ilkesi, ortaya çıkan sonuca ceza uygulanabilmesini, fiilin kanunlarda açık bir şekilde kabahat veya suç olarak tanımlanması şartına bağlamaktadır. Tipiklik unsuru olarak da ifade edilen kanunî unsur, somut fiilin kanunda belirlenmiş soyut hukuk normuna uygun olmasını ifade etmektedir. 5307 sayılı Kanun'un 17. maddesinin beşinci fıkrasında kanuna karşı hile veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması hâlinde bayilik lisansının iptaline karar verileceği düzenlemesine yer verildiği, olayda ise her ne kadar davacı tarafından tüplü LPG ikmali yapıldığı sabit olsa da, davacı tarafından gerçekleştirilen bu eylemin kanuna karşı hile veya gerçeğe aykırı beyan niteliğinde bulunmadığı, anılan fiilin Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ...-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne; 4. Anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının LPG dağıtıcı lisansının iptal edilmesine ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA; 5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 01/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.