11. Hukuk Dairesi 2009/7729 E. , 2011/7038 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2009 tarih ve 2008/11-2009/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukat…
**11. Hukuk Dairesi 2009/7729 E. , 2011/7038 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2009 tarih ve 2008/11-2009/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket nezdinde sigortalı Mersin liman silosunda 01-02 Aralık 2001 tarihlerinde Mersin ve civarında sürekli yağan aşırı yağış nedeniyle hasarlar meydana geldiğini, davalı sigortacı tarafından inşaat işlerinde meydana gelen hasarın (2.014.635.750)TL olduğundan bahisle yapılan ödemenin ihtirazi kayıtla kabul edildiğini ileri sürerek, bakiye zarar tutarı olan (52.909.939.221)TL’nin davalı sigortacıya ihbar tarihinden itibaren işleyecek %60.86 oranındaki gecikme faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zarar talebinde bulunulan yapının 35-40 senelik bir yapı olup, bu yapının çatısında izolasyonun özelliğini yitirmesi nedeniyle yılların oluşturduğu, bozukluk ve çatlamaların mevcut olduğunu, ancak, bunların tespit edilen zarar bedelleri dışında kalan hiçbirinin 02.12.2001 tarihinde yağan yağmurla oluşmuş hasar olmadığını, 40 yıllık süreç içerisinde meydana gelen doğal bir hasar olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, yanlar arasındaki uyuşmazlığın sigorta süresi içerisinde Mersin Liman Silosunda olağanüstü yağışlar nedeniyle meydana gelen hasarın yangın sigortasına eklenen sel veya su baskını klozunun teminatı kapsamında bulunup, bulunmadığı noktasında toplandığı, davacıya ait sigortalı siloda meydana gelen zararın 02.12.2001 tarihinde gerçekleştiği anlaşılan yağışa bağlı sel ve su baskınından kaynaklandığı, hasarın teminat kapsamında olup tazmini gereken miktarın (54.924.574.221) TL olup, davalı sigortaca yapılan kısmi ödeme dikkate alındığında tazmini gereken zararın (52.909.939.221) TL bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle (52.909.939.221) TL’nin 17.09.2002 temerrüt tarihinden itibaren %60.86 oranındaki akdi faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 22.05.2007 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak silonun çatısında sürekli ve şiddetli yağan yağmurların etkisi ile hasar meydana geldiği ve YSGŞ’nın A.2.1., B.5.1.5 ve sel veya su baskını klozuna göre teminat kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 52.909,94 TL’nın 17.9.2002 temerrüt tarihinden itibaren %60,86 oranında akti faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı vekili tarafından mahkemenin ilk kararı temyiz edilmediğinden faiz başlangıcı yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak doğmuş bulunmasına göre davacı vekilinin tüm davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, davalı şirket nezdinde seylap (sel veya su baskını) rizikolarına karşı sigortalı siloda 28.8.2002 tarihli Aktarma Faturasında belirtilen hasar bedelinden davadan önce ödenen miktarın indirilmesi sonucu kalan bakiye bedelin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 22.05.2007 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bozma gereği yerine getirilmemiştir. Zira, mahkemenin ilk kararı" şartnamenin 16.maddesi tam veya kısmi hasar halinde zarar gören şeydeki eski/yeni farkı, yıpranmanın dikkate alınmayacağı yönünde bir anlaşmanın varlığına işaret etmekte olup, varsa sigortalı silonun ayıbından doğan zararları da kapsama aldığı şeklinde bir hüküm içermemektedir. Mahkemece, YSGŞ’nın A.4 “Teminat Dışında kalan Haller” başlıklı maddesinin 4/4.bendinde yer alan sigorta konusu emtianın kendi ayıbından kaynaklanan bir hasarın mı, yoksa yağan yağmur sularının etkisiyle oluşan bir zararın mevcut olup, olmadığının teknik bilirkişiler marifetiyle değerlendirildikten sonra, eğer yağmur sularının etkisiyle meydana gelen bir hasarın varlığının belirlenmesi halinde, bu durumun sigorta poliçesi ile teminat kapsamına alınan sel veya su baskını klozu kapsamında kalıp, kalmadığı belirlenerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur. Oysa mahkemece alınan bilirkişi raporunda, Dairemizin kararının aksine şartnamenin 16.maddesi hükmü gereğince ayıptan kaynaklanan zararların da sigorta güvencesi kapsamında olduğu kabul edilmiş, ancak, seylap klozu kapsamı tartışılmadan hasarın sürekli ve şiddetli yağışların etkisi ile oluştuğu belirtilerek hasarın sigorta güvencesi kapsamında olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, Dairemizin bozma kararında belirtildiği üzere şartnamenin 16.maddesinin sigortalı silonun ayıbından doğan zararları kapsamadığı dikkate alınarak dava konusu çatıdaki hasarın kendi ayıbından mı yoksa yağan yağmur sularının etkisiyle mi oluştuğunun teknik bilirkişiler marifetiyle değerlendirilmesi, eğer yağmur sularının etkisiyle meydana gelen bir hasar ise bu durumun sigorta poliçesi ile teminat kapsamına alınan sel veya su baskını klozu kapsamında kalıp, kalmadığı belirlenerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 2.838,80 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.