11. Hukuk Dairesi 2010/16279 E. , 2012/20447 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.09.2010 tarih ve 2006/333-2010/540 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.12.2012 günü hazır bulunan davacı Asil ... ile davalı vekili Av.....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağ…
**11. Hukuk Dairesi 2010/16279 E. , 2012/20447 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.09.2010 tarih ve 2006/333-2010/540 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.12.2012 günü hazır bulunan davacı Asil ... ile davalı vekili Av.....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıya işyeri poliçesi ile sigortalı müvekkiline ait Yüksekova/Hakkari adresindeki eczanesinde iki ayrı hırsızlık olayının yaşandığını, her iki olayda da çok miktarda ilaç, demirbaş eşyaları ile küpürleri yapıştırılmış reçetelerin çalındığını,bu olaylar nedeni ile müvekkilinin 7 ay kadar işine devam edemediğini, birinci olaydan dolayı 40.000,00 TL, ikinci olaydan dolayı 120.000,00 TL olmak üzere toplam 160.000,00 TL zarar oluşmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 160.000,00 TL'nın yasal faize ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hırsızlık klozu kapsamında emtia hasarının ödenebilmesi için işyerine ait mali kayıtlarının birbirleriyle ve sigortalı beyanı uyumlu olmasının yasal zorunluluk olduğunu, işyerinde hırsızlık olayının meydana gelmediğinin kanıtladığını, talep olunan hasar bedelinin teminat dışında olduğunu savunarak, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacıya ait iş yerinde 23/11/2005 ve 23/12/2005 tarihinde hırsızlık meydana geldiği, poliçe özel şartına göre sigortalının beyanının kanuni defter ve kayıtları ile uyumlu olması gerektiği, davacının işyerinde 23/11/2005 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayının bu poliçe kapsamı içerisinde olduğu, 23/12/2005 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayının ise teşebbüs aşamasında kaldığı, 23/12/2005 tarihindeki hırsızlık olayı ile ilgili davacının herhangi bir zararının oluşmadığı, ancak 23/11/2005 tarihinde davacının işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeni ile davacının zararının 8.059,58 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin her iki yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 359,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 98,85 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine,11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.