T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1079 KARAR NO : 2025/1778 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/09/2024 NUMARASI : 2023/597 E. 2024/489 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 11.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11.12.2025 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.09.2024 tarih 2023/597 E. 2024/489 K. sayılı kararın Daire…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1079 KARAR NO : 2025/1778 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/09/2024 NUMARASI : 2023/597 E. 2024/489 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 11.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11.12.2025 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.09.2024 tarih 2023/597 E. 2024/489 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacı müvekkili ile dava dışı .... arasında imzalanan 31.08.2022 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin davalı şirket nezdinde bulunan %30 hissesinin dava dışı ....'a devredildiğini, bunun karşılığında davalı şirket tarafından davacıya 20.09.2022 tarihine kadar 400.000,00 TL ödeneceği ve yine davalı şirketin 15.08.2022 tarihine kadar olan alacağının %50'sinin davacıya verileceğinin düzenlendiğini, bu sözleşmeye rağmen davalı şirket tarafından davacıya hiçbir ödeme yapılmadığını, hisselerin devri karşılığında davacıya ödenmesi gereken 400.000,00 TL ve davalı şirketin 15.08.2022 tarihine kadar olan alacaklarının %50'si olan 236.485,76 TL'nin ödenmesi gerektiğini, borcunu ödemeyen davalı hakkında Nazilli İcra Müdürlüğü'nün 2022/6538 ile 2022/6539 sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, davalının açılan takiplere haksız yere itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, 31.08.2022 tarihli harici sözleşmenin tarafının müvekkili şirket olmadığını, müvekkili şirketin tarafı olmayan bir sözleşme ile borçlandırılmasının mümkün olmadığını, dava dışı ....'ın davalı şirketin sahibinin eşi olduğunu, ancak bu kişiye sözleşme yapma yetkisi verilmediğini, dava dışı ....'ın bir süre sigortalı olarak çalıştığını ve emekli olduğunu, Nazilli İcra Müd. 2022/6539 E. sayılı dosyasındaki borcun kaynağının kâr payı alacağı, 2022/6538 E. sayılı dosyasındaki borcun kaynağının hisse devrinden kaynaklanan alacak olarak belirtildiğini, müvekkili şirketin resmi kayıtlarına göre davacıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...’ın davalı şirketin yasal defter kayıtlarında bir alacağının gözükmediği, davalı şirketin 07.02.2019 tarihinde davacı ve dava dışı ...tarafından kurulduğu, 17.05.2022 tarihinde dava dışı ...'ın 70 adet payını dava dışı ...'a devrettiği, ...'ın müdürlük ve ortaklığının sona erdiği, 31.08.2022 tarihinde de davacının 30 adet payını ...'a devrederek ortaklıktan çıktığı, davacı tarafından sunulan 31.08.2022 tarihli belgede davacının devredilecek %30 hissesi karşılığında şirket tarafından 400.000,00 TL'nin 20.09.2022 tarihine kadar ödeneceğinin, şirketin alacaklı olduğu 15.08.2022 tarihine kadar olan alacağın %50'sinin davacıya verileceğinin kararlaştırıldığı, ...'ın ...'a vermiş olduğu vekaletnamede hisse devrine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi, şirket müdürü ya da temsilci sıfatı bulunmayan dava dışı ...'ın şirketi borç altına sokamayacağı gibi yine hisse devri ile zenginleşenin dava dışı ... olduğu gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, yetkisiz temsile ilişkin hükümlerin TBK'nun 46 ve 47. maddelerinde düzenlendiğini, bir hukuki işlem temsil olunan tarafından açık veya örtülü olarak onandığı takdirde temsil olunanı bağladığını, doktrinin de aynı görüşte olduğunu, ....'na göre; yetkisiz temsilcinin, üçüncü kişi ile yapmış olduğu hukuki işlemin askıda geçersiz olduğunu, temsil olunanın bu işleme onay verir ise işlemin baştan itibaren geçerli bir hale geleceğini, böyle bir durumda kural olarak artık yetkisiz temsilcinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, sözleşme tarihi olan 31.08.2022 tarihi ile aynı gün yapılan şirket devrine ...'ın zımni olarak onay verdiğini, şirketi bu sebeple borçlandırdığını, ...'ın hala ve şirketin kurulmasından bu yana tüm ticari çevreye şirket sahibi olarak kendini tanıttığını, bu minvalde işlem yaptığını ve sözleşme imzaladığını, ...'ın yaptığı tüm sözleşmelerin şirket tarafından bugüne kadar ödendiğini, ticari çevrede eşi ...'ın tanınmadığını, davacının da bu güven duygusu kullanılarak acze düşürüldüğünü, dava konusu sözleşmede ...'ın, ...'ı ya da kendisini borçlandırmayıp şirket adına işlem tesis edip şirketi borçlandırdığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, limited şirket hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli, dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olmasına, ilk derece mahkemesinin davacı tarafça dayanılan ve davacı ile dava dışı ...arasında imzalanmış adi yazılı sözleşmenin davalı şirketi bağlamayacağına yönelik gerekçesinin yerinde olmasına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, davacı vekilinin istinaf itirazları reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmektedir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025