4. Hukuk Dairesi 2011/15249 E. , 2012/19557 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/04/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/09/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/12/2…
**4. Hukuk Dairesi 2011/15249 E. , 2012/19557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/04/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/09/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/12/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur. Davacı vekili, davalının üniversite 2007 öğrenci yıllığına yazdığı yazıda, üniversitenin bazı üyelerine gönderdiği 12/09/2007 tarihli e-mailde ve noterden üniversiteye çektiği ihtarnamede, kullandığı ölçüsüz ifadelerin müvekkilinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu iddia ederek manevi tazminat istemli eldeki bu davayı açmıştır. Davalı vekili, müvekkilinin davacıyı hedef almadığını, hukuka aykırılık teşkil eden bir eylemi bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Yerel mahkemece, davalının davacının kişilik haklarına saldırıda bulunduğu benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar ... Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde öğretim üyesi olup, fakülte bünyesindeki çalışma ekibi ile yapılan bilimsel çalışmalarda ... adlı bir ürün geliştirdikleri, bu ürün için 19/01/2006 tarihinde Türk Patent Enstitüsü'ne (TPE) başvurularak, 22/12/2008 tarihinde formülün ... Üniversitesi Eczacılık Fakültesi (YÜEF) adına tescilinin sağlandığı, tescil kaydına göre patent sahibinin YÜEF olduğu, buluş sahiplerinin öğretim üyeleri Prof. Dr. ... (davacı), ... (davalı) ve ... olduğu, patentin tescil edilmesi aşamasında davalının üniversiteden ayrılmak zorunda kaldığı ve bu sebeble taraflar arasında anlaşmazlık çıktığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalının fakülteden ayrıldıktan sonra 2007 öğrenci yıllığında yayınlanmak üzere “...Dört yıl yaşadığımız balayı bitti, yani BAL bitti, geriye AYI kaldı... Ne de olsa AYI'nın karşınıza ne zaman, ne kılıkta, hangi ortamda geleceği bilinemezdi... Tanrıdan tek dileğim sizleri kötü insanlara (AYI'lara) muhatap etmemesi olacaktır….” şeklinde yazı gönderdiği, bu yazının yıllıkta yayınlanmadığı, yine bazı öğretim üyesi arkadaşlarına mail olarak gönderdiği 12/09/2007 tarihli "Yeni Ders Yılı Başlarken" başlıklı yazıda “...Ürünümün patentinde birdenbire bu ürüne tek damla teri akmamışlar da sahip çıkıverdi... Yıllıkta çıkan resmim ve yazım iptal edilerek yıllık tekrar bastırıldı. Sadece ürünüme değil, aynı zamanda öğrencilerime de unutturmak istiyordu. Böylesi bir olay belki Japonya'da olsaydı, Fakülte dekanı belki bugün harakiri yapacağından aramızda olmazdı, ama bu onuru, bu şerefli yaşamı herkesten beklemek safdillik olmalı. Entrika doktorasını Bizans'ta yapan, Bizans'ı dahi hayrete düşürecek ve kıskandıracak bir entrika ile işime son verip...” şeklinde ibarelere yer verdiği görülmüştür. ... Noterliğinin 02/01/2009 tarih, 00026 yevmiye nolu ihtarnamesinde ise " YÜEF Dekanı Prof. ...'un buluşu yapanların arasında 1. sırada yer alması, bir üniversitede olmaması gereken bir olaydır. Buluşun hiçbir noktasında yer almamasına rağmen dekanlığın forsunu kullanarak adını belgeye koyduran Prof. ... ile adımın aynı belgede anılmasını istemiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Dava konusu edilen yıllık yazısında davacıya yönelik bir matufiyet bulunmadığı, gönderilen maillerde yıllık yazısının yayınlanmaması ve resminin yıllıktan çıkarılması nedeniyle davalının sitemlerinin yer aldığı, ihtarname içeriğinde ise hakaret içeren ibarenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığının kabulü mümkün değildir. Mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 900.00 TL duruşma avukatlık ücretinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.