1. Hukuk Dairesi 2010/1323 E. , 2010/5958 K. MAHKEMESİ : KARTAL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 13/03/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları S.K.'ın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı şekilde çekişme konusu taşınmazları davalı oğlu B.ve kızı R.'ye temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptali ile eski hale getirilmesi ve tazminat olmadığı takdirde tenkis isteğinde bulunmuşlardır. Davalı B., miras bırakana sürekli kendisinin baktığın…
**1. Hukuk Dairesi 2010/1323 E. , 2010/5958 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARTAL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 13/03/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları S.K.'ın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı şekilde çekişme konusu taşınmazları davalı oğlu B.ve kızı R.'ye temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptali ile eski hale getirilmesi ve tazminat olmadığı takdirde tenkis isteğinde bulunmuşlardır. Davalı B., miras bırakana sürekli kendisinin baktığını, çekişme konusu 64 parsel sayılı taşınmazın parasını ödediği halde muris adına tescil edilmesi sebebiyle murisin bu taşınmazı kendisi ve diğer davalı R.'ye devrettiğini, bir kısım taşınmazların miras bırakan adına halen kayıtlı olduğunu, diğer taşınmazlar bakımından ise iddianın doğru olmadığını belirtip, davanın reddini savunmuş, davalı R. ise savunmada bulunmamıştır. Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece;" ... muris tarafından davalılara temlik edilen taşınmazların temlik biçimi ve niteliklerinin saptanması, muvazaalı olarak temlik edilip edilmediğinin açıkça belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili ile tazminat isteklerine ilişkin olup, Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı çerçevesinde yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, miras bırakanın, davalılara satış suretiyle yapmış olduğu temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek suretiyle, davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalıların, bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde değildir, reddine. Ancak, miras bırakanın maliki olduğu 64 parsel sayılı taşınmazını 29.4.1982 tarihinde 1/2'şer paylarla davalı çocukları B. ve R.'ye satış yoluyla temlik ettiği, temlikten sonra davalılar adına kayıtlı 64 sayılı parsel ile dava dışı İ. A.'a ait 63 nolu parselin tevhit edilerek çekişme konusu 74 sayılı parselin oluştuğu, bu şekilde davalılar ve dava dışı İ. paydaş haline geldikleri 74 sayılı parsel üzerine inşaat yapılması için Borçlar Kanununun 355 ve müteakip maddelerinde öngörüldüğü üzere dava dışı yüklenici ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıkları ve davalıların 64 sayılı parselden gelen paylarına karşılık olmak üzere, 2 nolu 93/1554 arsa paylı bağımsız bölümün 48/1554 payının 24/1554'şer pay oranında; 7 nolu bağımsız bölümün tamamının 1/2'şer pay oranında davalılar B.ve R.'ye; 8 nolu bağımsız bölümün davalı R.'ye, 14 nolu bağımsız bölümün davalı B.'a; diğer bağımsız bölümlerin ise dava dışı arsa sahibi İbrahim ile yükleniciye özgülendiği ve adlarına sicil kaydının oluştuğu; davalılar B. ve R.'nin adlarına kayıt oluştuktan sonra, 7 nolu bağımsız bölümü üzerlerinde bırakarak, diğerlerini satış suretiyle dava dışı kişilere devrettikleri dosya kapsamıyla sabittir. O halde, bu belirlemeler karşısında, davalıların üzerinde bıraktıkları 7 nolu bağımsız bölüme tahsis edilen arsa payının, davacı S.'nın miras payı olan 1/9 oranında iptal ve tesciline; davalılara kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile özgülenen diğer bağımsız bölümler elden çıkartılmış olduğundan, bu bağımsız bölümler bakımından değer belirlenerek, davacı Seniha'nın miras payı oranında bedelin hüküm altına alınması gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin, davalıların satış suretiyle ahara temlik ettikleri bağımsız bölümler yönünden de iptal ve tescil hükmü kurulması doğru olmadığı gibi, davalılar dışında taşınmaz maliki olan İbrahim ve yüklenici ile bunların temlik ettikleri kişilere ait bağımsız bölümleri de kabul kapsamına almak suretiyle HUMK.'nun 74.maddesi hükmü gözardı edilerek, istek dışına çıkılarak karar verilmiş olması da isabetsizdir. Diğer taraftan; miras bırakanın, çekişme konusu 438 ada 1 ve 439 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardaki 70/504'er payını eşit hisselerle ve davaya konu edilmeyen 454 ada 7 parsel sayılı taşınmazının tam mülkiyet olarak aynı şekilde eşit hisselerle 1.10.1981 tarihinde satış suretiyle davalılara temlik ettiği kayden sabittir. O halde, yapılan temliki işlemin muvazaalı olduğu belirlendiğine göre, çekişme konusu 438 ada 1 ve 439 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardaki davalıların maliki oldukları 35/504'er paydan davacı S.'nın miras payı oranında ayrı ayrı iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde 70/4536 payın iptal ve tesciline karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi; yukarıda sözü edilen aynı akitle temlik edilen 454 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin bir dava açılmadığı halde bu parselinde kabul kapsamına alınarak bu parsel yönünden de iptal ve tescile hükmedilmiş olması da doğru değildir. Hal böyle olunca, yukarıda değinilen hususlar yönünden davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.