T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/2843 KARAR NO:2026/68 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/03/2022 NUMARASI:2020/159 Esas, 2022/206 Karar DAVANIN KONUSU:Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:15/01/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dilekçesinde özet…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/2843 KARAR NO:2026/68 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/03/2022 NUMARASI:2020/159 Esas, 2022/206 Karar DAVANIN KONUSU:Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:15/01/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı ile davalılar arasında 21.12.2015 tarihli Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin akdedilmiş olduğunu; bu sözleşmeyle davacının, davalı şirketlere ait reklamları sözleşmede tanımlanan mecralarda (gazete, tv. radyo, internet sitesi vb.) yayınlanması için davalılara 1.750.000 TL değerinde reklam yeri tahsis etmeyi ve reklamların 01.03.2015 -31.12.2016 tarihleri arasında söz konusu mecralarda yayınlanmasını sağlamayı borçlandığını; davalıların ise bunun karşılığında; sözleşmenin 4 nolu maddesinde belirtilen 3 adet taşınmazı davacıya en geç 31.12.2017 tarihinde, takyidattan ari olarak, tapuda satıp mülkiyetine devretmeyi (ve fiilen teslim etmeyi) taahhüt ettiklerini; davacının sözleşmeden kaynaklanan borçlarını tamamen yerinde getirdiğini; fakat davalıların sözleşme konusu taşınmazları davacıya satıp mülkiyetini devretmediklerini (ve fiilen teslim etmediklerini), dolayısıyla da sözleşmeden kaynaklanan borçlarını yerine getirmediklerini; davacı tarafından davalı/... Şirketine keşide edilen 22.03.2018 tarihli ve 11.05.2018 tarihli ihtarnameler ile borcun ifa edilmesi için 2 kez 15 günlük teslim süresi verildiğini, fakat bu süreler içinde de borcun ifa edilmediğini, yani sözleşme konusu taşınmazların tapuda davacıya satılıp mülkiyetlerinin devredilmediğini ve teslim edilmediğini, sözleşme konusu taşınmazların takyidatsız olması halinde , tapu kayıtlarının iptal edilerek tapu kayıtlarının davacı adına tesciline, sözleşmeye istinaden davacı tarafından davalılar için yapılmış olan reklam yayınlarının bedelinin (1.750.000 TL) temerrüt tarihi olan 31.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş İle Müvekkil Şirket ... ve ... A.Ş. (...) arasında, Müvekkil Şirket tarafından inşa edilen İstanbul İli Kartal İlçesi ... Mahallesi 2386 Ada 222 Parselde yer alan "..." projesinin .... Nolu, ... Nolu ve ... Blok ... Kat... Nolu Bağımsız Bölümlerin Davacı'nın vereceği reklam hizmetleri karşılığında satışı hususunda Kartal .. Noterliği'nin 21.12.2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Konut Satış Vaadi Sözleşmesi" (Sözleşme) imza altına alındığı, gerçekleşen birtakım mücbir sebepler ile teslim gerçekleşememiş olduğu işbu hususta müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu bağlamda taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince ilgili sürelerin teslim tarihine eklendiği takdirde müvekkil şirket'in teslim tarihinde herhangi bir gecikme yaşamadığı, bir takım yargı ve resmi kurum kararları ile şantiyede yaşanan birtakım mücbir sebep halleri, olumsuz hava koşulları nedeniyle aşağıda detayları yer alan ve şantiye günlük raporlarında da görüldüğü üzere 15 gün Sözleşme konusu İş ifa edilemediğini, dini bayramlar nedeniyle şantiye günlük raporlarında da görüldüğü üzere 18 gün Sözleşme konusu iş ifa edilemediği, ülkemiz için son derece önemli olan bu günlerde mevzuat ve insani ihtiyaç olması gerekliliği uyarınca işçiler çalıştırılamadığı, ülkemizin içinden geçtiği darbe girişimi nedeniyle yaşanan süreçte tüm ülkede olduğu gibi Müvekkil Şirket’in şantiyelerinde de iş yapılamamış ve işler tamamen durduğunu, müvekkil Şirket, her ne kadar geçmişin ve tanınmışlığı ile ayakta kalabildiyse de mali krizden Müvekkil Şirket'te ağır şekilde etkilendiğini, Müvekkil Şirket, arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat yapım işi ile ilgili anlaşma sağladığında günün koşullarına göre arsa sahiplerine bir takım taahhütlerde bulunmadığını, bu taahhütleri yerine getirme anında ülkemizde ekonomik koşullar değişmiş ve Müvekkil Şirket'in taahhütleri ağır sonuçlar doğurduğu, bu taahhütleri icra etmekten başka bir seçeneği bulunmayan Müvekkil Şirket, mali olarak ağır bir yükün altından kaldığını, hal böyle iken bu mali krizden Müvekkil Şirket'in etkilendiği mücbir sebep süresinin dikkate alınması gerektiğinden mücbir sebeplere yönelik açıklamalarımız göz önünde bulundurulduğunda sözleşmede taahhüt edilen tapu devir tarihinin henüz gelmediği, bu sebeple davacı'nın henüz vadesi gelmemiş bir edimin ifasını talep etme hakkı bulunmadığını, davacı tarafından dava dilekçesinde, tapu iptali ve tescile ilişkin talebin yanı sıra tescilin mümkün olmaması halinde 1.750.000 TL'nin ticari faiz oranı esas alınarak 31.12.2017 tarihinden itibaren işletilmesine yönelik faiz talebinin de reddi gerektiğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Şti vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalılar ile davacı arasında akdedilmiş olan Taşınmaz Satım Vaadi sözleşmesinde, sözleşme konusu 3 adet taşınmazı davacıya satıp mülkiyetini devretme borcunun davalı/... Şirketi'ne yüklenmiş bir borç olduğunu, dolayısıyla davalı/ ... Şirketi'ne bu borcun yüklenmemiş olduğunu, bu nedenle de davalı/ ... Şirketi'nden söz konusu taşınmazların satılıp mülkiyetlerinin devredilmesinin talep edilemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, taraflar arasında düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu üç adet taşınmazın takyidattan ari olarak davacı adına tescili, aynen ifa mümkün olmazsa 1.750.000 TL'nin 31/12/2017 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince "taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının hizmet edimini ifa ettiği, davalı ... şirketinin ise 31/12/2017 tarihinde sözleşme konusu üç adet taşınmazı devretmesi gerektiği halde dava tarihi itibariyle dahi bu devrin gerçekleşmemiş olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte sözleşmede, taşınmaz devrinin hukuki takyidattan ari olarak yapılacağı kararlaştırılmış, davacı tarafça da terditli isteminin ilki, takyidattan ari olarak tapu iptali ve tescil istemi olarak açıklanmış, bunun mümkün olmaması halinde taşınmaz bedeli olarak sözleşmede kararlaştırılan 1.750.000 TL'nin tahsili talep olunmuştur.Mahkememizce celp edilen tapu kayıtlarının tetkiki ile, sözleşme konusu taşınmazlarda haciz ve tedbir kayıtlarının bulunduğu belirlenmiş, talep gibi takyidattan ari tescilin mümkün bulunmadığı değerlendirilmiş, aynen ifaya imkan olmadığından, taşınmaz bedelinin davalı ... şirketinden tahsiline dair karar vermek gerekmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmede tescil edimi yönünden 31/12/2017 tarihi belirlenmiş olmakla birlikte, davacı tarafça ihtiyaren ilave süre tanınarak, davalı ... şirketine önce 22/03/2018 tarihli ihtarname gönderilerek 15 gün içinde devir işlemlerinin yapılmasının talep edildiği, sonrasında 11/05/2018 tarihli ihtar gönderilerek yine 15 gün içinde sözleşme gereği devrin tamamlanmasının ihtar edildiği, anılan ihtarın 14/05/2018 tarihinde tebliği ile davalının 30/05/2018 günü itibariyle temerrüdünün oluştuğu belirlenmiş, faiz başlangıcı olarak Mahkememizce esas alındığını, 1-Davalı ...Şti yönünden davanın reddine, 2-Davalı...A.Ş yönünden açılan davanın kabulü ile; terditli taleplerden takyidattan ari olarak tapu iptali ve tescili istemi yönünden imkan bulunmadığından, 1.750.000 TL'nin 30/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte Davalı...A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı ... A.Ş. Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirket sözleşmesel edimini yerine getirmiş olmasına rağmen davalıların borçlarının ödemediğini, yerel mahkemenin davanın metropolist yönünden reddine ilişkin kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece faiz başlangıç tarihi hatalı olarak belirlediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesine dayalı takyidattan ari tapu iptal tescil yada reklam yayım bedelinin iadesi istemine ilişkindir. 1-Kaynağını sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 706 ve Noterlik Kanununun 89. maddeleri hükmü uyarınca, noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan ve tam iki tarafa borç yükleyen kişisel hak doğuran sözleşmelerdendir.Davacı, davalı ...A.Ş ye ait taşınmazları noterde düzenlenen senetle almış bulunduğundan ortada geçerli sözleşme bulunduğu çekişmesizdir.Taraflar arasındaki çekişme sözleşmenin ifa imkanı bulunup bulunmadığı noktasındadır. 2- Dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak davacı tarafça takyidatsız tescil talep edildiği, ancak bağımsız bölümlerde mevcut takyidatlar nedeniyle talebin terditli olarak tazminat istemine dönüştürüldüğü görülmüştür.HMK' nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Davacının, bedel yönünden verilen kabul kararına ilişkin olarak faiz başlangıç tarihine ve diğer davalı yönünden davanın reddine dair kararlara itiraz ettiği görülmüştür.Taraflar arasında düzenlenen noter satış vaadi sözleşmesinin 2. maddesi ve diğer hükümleri incelendiğinde; reklam hizmetinin ...’a verileceği, taşınmazların ...’a ait olduğu, diğer davalı .... Şti. yetkilisinin sözleşmeyi imzalamadığı, adi ortaklık adına imza atıldığı anlaşılmış olup, bu davalı yönünden herhangi bir edim yükümlülüğü bulunmadığından davanın reddine ilişkin karar isabetli bulunmuştur.Davacının bedele ilişkin dava dilekçesindeki talebi ve istinaf nedenleri nazara alınarak yapılan incelemede; bilindiği üzere sözleşmelerde faiz, borçlunun temerrüde düşürülmesiyle işlemeye başlar. Somut olayda mahkemece temerrüt tarihi esas alınmış olup, davacı tarafça sözleşmede yer alan teslim tarihinin esas alınması gerektiği yönünde istinaf itirazında bulunulmuştur. Ancak borçlu temerrüde düşürülmeden faiz işletilemeyeceğinden, bu talep yerinde görülmemiştir.İlk derece mahkemesince tüm delillerin toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, kabul ve reddediliş sebeplerinin gerekçeleriyle açıklandığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine temyiz yasayolu açık olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2022 tarih ve 2020/159 Esas, 2022/206 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 istinaf maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. bendi ile aynı Kanun'un 361 ve 362. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak olmak üzere oy birliği ile karar verildi... 15/01/2026