11. Hukuk Dairesi 2022/5417 E. , 2023/7404 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1862 Esas, 2022/854 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/101 E., 2019/584 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Ad
**11. Hukuk Dairesi 2022/5417 E. , 2023/7404 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1862 Esas, 2022/854 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/101 E., 2019/584 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.12.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının dava dışı ecza deposunda satış elemanı olarak çalıştığı sırada mal verilebilmesi için müvekkilinden teminat senedi istendiğini, müvekkiline eczane işletme protokolü imzalatıldığını, protokolde de senetlerin teminat senedi olduğunun yazılı olduğunu, kendisine mal verilmediği gibi senetlerin doldurularak takibe konu edildiğini ileri sürerek takibe konu senedin iadesini ve yapılan ödemelerin istirdatını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalıya borç para verdiğini, durumun prokolle sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava dışı ...'e teslim edilmek üzere davalıya verilen bononun davalı tarafından kötü niyetli olarak doldurularak takibe konulduğunu, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari alışveriş ve kambiyo ilişkisinin hukuki temelini oluşturan bir sebep bulunmadığını, müvekkilinin protokolü ... ile imzaladığını, davalının soruşturma dosyasındaki ifadesinde dava konusu senedin teminat senedi olduğunu kabul ettiğini, mahkemece davalının bu kabulü dikkate alınmadan, ilaç tesliminin sağlanıp sağlanmadığı araştırılmadan, ilgili fatura ve banka kayıtları ispat edilmeden karar verildiğini, davalının İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/436 E. sayılı dosyasında müvekkili tarafından yapılan şikayet üzerine tefecilik suçundan sanık olarak yargılandığını, ancak mahkemece bu dosyanın sonucu beklenmeksizin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yine bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verilmesinin de hatalı olduğunu, davalı delili olarak gösterilen İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/199 E. sayılı dosyasının dosya ile ilgisinin bulunmadığını, dava konusu olay ile bağlantısı olmayan dosyaların gerekçeli karara konu edilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının borçları nedeniyle eczanesine ilaç alamaz duruma düştüğü, davacının kendi beyanına göre aylık 90.000,00 TL tutarında ilaç alımı yaptığı, ecza depoları peşin satış yaptığından davacının davalıdan aldığı bedellerle eczanesini işlettiği, davacının bütün beyanlarının bu şekilde olduğu, davalının elindeki kambiyo senedinin borç ikrarı mahiyetinde olduğu, aksinin yazılı delille ispatının gerektiği, davacı tarafça elindeki senedin bedelsiz temelsiz olduğu ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamı deliller ile bu hususun ispatlanamadığı, davacının yemin deliline dayanmadığı, dayanmış olsa dahi 6098 sayılı Kanun'un 158 inci maddesi gereği suç teşkil ettiğinden yemin deliline başvurulamayacağı, senedin davacının aldığı borca karşılık verildiğinin kabulü gerektiği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonodan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72 nci madde. 3. Değerlendirme 1. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının Galenos Ecza Deposunda satış sorumlusu olarak çalıştığını, müvekkilinin ödeme güçlüğü içerisinde olduğunu bilen davalı ve davalının arkadaşı olup müvekkilinin yanında çalışan ...'ün kardeşi olan ...'ün müvekkiline mal temin edebileceklerini belirterek bunun karşılığında 500.000,00 USD tutarında iki adet teminat senedi istediklerini, ancak mal teslimi yapılmadığını, davalı tarafından müvekkili aleyhine 250.000,00 USD'lik senede dayalı olarak icra takibi başlatıldığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili yanıt dilekçesinde müvekkilinin davacıya borç para verdiğini ve nakden kaydı bulunan bononun bu sebeple alındığını savunmuş ise de; davalı soruşturma aşamasında alınan beyanında ecza deposu müdürü olduğunu beyan eden davalı, kendisine 250.000,00 USD'lik senet borcunun doğuş sebebinin sorulması üzerine de ''ilaç teslim edilmesi, satılması dolayısıyla teminat olarak alınmıştır'' şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. Bu itibarla, tarafların dava konusu senedin davacıya mal temininin sağlanması için avans olarak davalıya verildiği noktasında mutabık kaldıkları ve bu senet karşılığında davacıya mal teslim edildiğini ispat yükünün davalıda olduğu kabul edilerek bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.