Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/278 E. , 2024/3119 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/278 Karar No:2024/3119 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Ürünleri Gıda Elektrik Taşımacılık ve İletişim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : D…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/278 E. , 2024/3119 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/278 Karar No:2024/3119 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Ürünleri Gıda Elektrik Taşımacılık ve İletişim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının, LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait istasyonda darbe teşebbüsünün yaşandığı 16/07/2016 tarihinde, LPG otogaz satış fiyatını artırarak yüksek fiyattan otogaz satışı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 442.596,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Hatay ili için Kurum'a bildirilen LPG tavan fiyatının 2,53-TL olduğu, davacıya ait otogaz istasyonunda otogaz satış fiyatı 1,99-TL iken 16/07/2016 tarihinde 00.57-02.48 saatleri arasında 2,45-TL'den satış yapıldığının tespit edildiği, davacının savunmasında farkın pompa arızasından kaynaklandığı, servis çağrılarak arızanın giderildiği belirtilerek servis fişi sunulduğu, davalı idare tarafından davacının savunması yeterli görülmeyerek, idari para cezası uygulandığı, davacının eyleminin fiyata ilişkin yükümlülüklere aykırılık teşkil edip etmediği yönünden değerlendirilmesi ve davacının iddiaları her yönüyle araştırılması gerekirken, fiyat arttırmak suretiyle satış yapılmasının sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi olarak değerlendirildiği, dolayısıyla fiil ile uygulanan cezanın örtüşmediği, bu itibarla, idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının fiilinin sabit olduğu, arızaya ilişkin açıklamaların gerçekle bağdaşmadığı, davacının darbe teşebbüsünü fırsat bilerek fiyat artışı yaptığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 16/07/2016 tarihinde LPG'nin 1,99-TL'den satılmakta olduğu, ancak darbe girişimi başladıktan sonra 00.57-02.48 saatleri arasında LPG otogaz litre fiyatının 2,54-TL'ye çıkarılak bu fiyat üzerinden satış yapıldığı tespit edilmiştir. Anılan tarihe mahsus olarak fiyat artışı yapılmasının mevzuata aykırılık oluşturduğundan bahisle davalı idare tarafından soruşturma açılarak davacının savunması istenmiş, savunmada ileri sürülen hususlar yeterli görülmeyerek bayilik lisansının iptaline ve 442.596,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararı alınmıştır. Anılan Kurul kararının idari para cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasında; "Bu Kanunun amacı, yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan sıvılaştırılmış petrol gazlarının güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için gerekli düzenleme, yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin yapılmasını sağlamaktır." kuralına yer verilmiş, 4. maddesinin brinci fıkrasında, lisansın sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verdiği; ikinci fıkrasında, lisans ile tanınan hakların bu Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağı; işlem tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde, sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi hâlinde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. 16/09/2005 tarih ve 25938 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin fiil tarihindeki haliyle 45. Maddesinde "Kuruma ulaşan bilgi, duyum, ihbar ve şikâyetlerden; a) LPG temin ve/veya satışı ile LPG’ye ilişkin hizmet ifalarının sürekli ve düzenli yapılmadığı, yapılmasının engellendiği veya engellenmeye teşebbüs edilmesi, b) Haksız rekabete ve rekabetin korunmasına ilişkin mevzuatın ihlâline sebebiyet verildiği, hususlarında belirgin emarelerin oluştuğu ve bunların ulusal güvenliği veya kamu düzenini tehdit eder boyuta eriştiğine kanaat getirilmesi, hâlinde gerekli girişimler Kurul kararıyla Kurum tarafından başlatılır. Bu kapsamda, Kurum talimatlarının yerine getirilmediğinin anlaşılması hâlinde, yetkili merciler nezdinde gerekli işlemlerin başlatılmasıyla birlikte, soruşturma da açılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Öte yandan, 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesi yeniden düzenlenmiş ve birinci fıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt bendinde, otogaz bayilik lisansı sahiplerince lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi hâlinde yüzbin Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onbiri oranında idarî para cezası uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 7164 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'a eklenen geçici 8. maddenin ikinci fıkrasında, "bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idarî para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idarî para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgarî maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idarî para cezaları iade edilmez." kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında ise suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 16/07/2016 tarihinde otogaz satış fiyatının (litre) 1,99-TL'den 2,45-TL'ye çıkarıldığı, anılan tarihte dağıtıcı tavan fiyatının 2,53-TL olduğu, her ne kadar söz konusu fiyat artışıyla dağıtıcı tavan fiyatı aşılmamış ise de, fiyat artışının darbe teşebbüsünün yaşandığı gece saat 00.57'de yapıldığı görülmüştür. Bu kapsamda, söz konusu fiyat artışının ekonomik gerekçelerle izah edilemeyeceği ve 5307 sayılı Kanun'un amacı da göz önünde bulundurulduğunda, darbe teşebbüsünün yaşandığı bir gecede fiyat arttırmak suretiyle satış yapılmasının kamu düzenini olumsuz yönde etkileyecek sonuçlara yol açabileceği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, Kanun koyucu, Kurul tarafından karara bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarının, işlenen fiil için 5307 sayılı Kanun'un 7164 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 16. maddesinde daha düşük bir idarî para cezası uygulanması öngörülmüş ise asgarî maktu hadden tahsil edilmesini vergi dairesine bir görev olarak vermiştir. İlgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan husus, idarî para cezasının keşinleşmesi değil, tahsilatının tamamlanmamış olmasıdır. Dolayısıyla söz konusu düzenleme, tamamen tahsilat aşamasına özgü bir kural niteliğindedir. İdarî para cezasının iptali istemiyle dava açılsın veya açılmasın, bu kuralın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarına uygulanması vergi dairesi açısından bir zorunluluktur. İlgili vergi dairesi, dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezasının miktarında lehe bir değişiklik varsa bunu tespit etmekle ve uygulamakla yükümlü bulunduğundan, tahsilat aşamasına özgü olan anılan kuralın, idari para cezasının iptali istemiyle açılan davalarda dikkate alınmasına gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, idarî para cezasına konu olan fiilin sübûta ermiş olması ve idarî para cezasının miktarında lehe olan değişikliğin tahsilat aşamasında vergi dairesince dikkate alınacak olması sebebiyle dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan istemi hâlinde temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın davalı idareye iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 04/07/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.