11. Ceza Dairesi 2008/11820 E. , 2009/5010 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2005 gün, 2002/52 esas ve 2005/71 sayılı kararı ile dolandırıcılık suçu nedeniyle hükmedilen 1 yıl hapis ve 252 YTL adli para cezasının, 5237 sayılı TCK kapsamında değerlendirildiğinde lehe durum arzettiğinden dolayı 1 yıl hapis ve 100 YTL adli para cezasına çevrilmesine dair karar Mahkemenin 18.07.2005 gün ve 2002/52 Esas, 2005/…
**11. Ceza Dairesi 2008/11820 E. , 2009/5010 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2005 gün, 2002/52 esas ve 2005/71 sayılı kararı ile dolandırıcılık suçu nedeniyle hükmedilen 1 yıl hapis ve 252 YTL adli para cezasının, 5237 sayılı TCK kapsamında değerlendirildiğinde lehe durum arzettiğinden dolayı 1 yıl hapis ve 100 YTL adli para cezasına çevrilmesine dair karar Mahkemenin 18.07.2005 gün ve 2002/52 Esas, 2005/71 Karar sayılı hükmü usulüne uygun olarak tebligat yapılmaması nedeniyle kesinleşmediğinden, sonradan verilen 30.05.2007 tarihli karar yok hükmünde sayılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü; Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda 17.02.2005 gün ve 2002/52 Esas, 2005/71 Karar sayılı hükmün 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine uygun şekilde tebliğ edilerek 24.03.2005 tarihinde kesinleştiği, sanığın süresinden sonra vaki 01.04.2005 tarihli temyiz isteminin Dairemizin 07.06.2006 gün, 2005/4305 Esas ve 2006/5225 Karar sayılı ilamı ile reddedildiği, hükmün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı Yasanın 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesini müteakip yeniden değerlendirilmesi sonucu aynı mahkemece evrak üzerinden verilen 18.07.2005 gün ve 2002/52 Esas, 2005/71 sayılı kararın hükümlüye 19.04.2006 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine aykırı biçimde tebliği üzerine infaz savcılığınca 15.08.2006 tarihli yazı ile 5237 sayılı TCK. nun eylemi suç olmaktan çıkardığı ve zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle ilamın infazına yer olmadığına ve ertelenmesine karar verilmesinin talep edildiği, bu talep üzerine mahkemece duruşma açılarak ve hükümlü de dinlenildikten sonra 30.05.2007 gün, 2006/ 567 Esas ve 2007/453 sayılı Karar ile 5252 sayılı Yasanın 9. maddesine aykırı olarak 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddesi gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, bu karar aleyhine yapılan kanun yararına bozma talebinin Adalet Bakanlığınca, 18.07.2005 günlü ek kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği gerekçesiyle geri çevrilmesi üzerine anılan ek kararın 27.02.2008 tarihinde hükümlüye tebliğinden sonra müdafii tarafından 03.03.2008 tarihinde ilk hükümle birlikte temyiz edildiği anlaşılmakta ise de; 17.02.2005 günlü ilk kararın 24.03.2005 günü tebliğ edilmesi ve süresinden sonra vaki temyiz isteminin Dairemizin 07.06.2006 günlü ilamı ile reddine karar verilmesi karşısında yasal süresinden sonra yeniden yapılan temyiz istemi ile hükümlünün 18.07.2005 günlü ek karara 30.05.2007 tarihinde katıldığı duruşmada muttali olduğu cihetle Tebligat Kanununun 32. maddesi uyarınca temyiz süresinin başladığı, sonradan yapılan tebligatın temyize hak kazandırmayacağı anlaşılmakla, hükümlü müdafiinin yasal süresi geçtikten sonra vaki temyiz istemlerinin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 29.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.