Başvuru, boşanma davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi ve temyiz incelemesinde duruşma yapılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, boşanma davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi ve temyiz incelemesinde duruşma yapılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 8/7/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun eski eşi Devrek Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin (Mahkeme) E.2008/363 sayılı dosyasında açtığı davada başvurucu ile 15/8/2007 tarihinde evlendiklerini, başvurucunun alkol bağımlısı, davranış bozukluğu olan, sürekli kendisine hakaret ve kötü söz söyleyen birisi olduğunu, psikolojik rahatsızlıklarının bulunduğunu, kendisini evden çıkarmadığını, anne babasıyla görüştürmediğini, apartmandaki komşularıyla dahi selamlaşmasına izin vermediğini, hapis hayatı yaşattığını, ayrıca evliliklerinde cinsel birlikteliğin gerçekleşmediğini, geçimsizliğe neden olan olaylarda davalının kusurlu olduğunu belirterek boşanmaya karar verilmesini talep etmiştir. Bu arada başvurucu Devrek Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin E.2012/9 sayılı dosyasında açtığı davada, davalının haklı bir nedeni olmaksızın evi terkettiğini, cinsel birlikteliğin gerçekleşmeme nedeninin davalının anatomik yapısı ve tedaviye yanaşmamasından kaynaklandığını, bu durumun doktor raporuyla sabit olduğunu, kendisinin bu durumu anlayışla karşıladığını ancak davalının evi terketmesiyle gerçek niyetinin ortaya çıktığını, boşanmaya neden olan olayların daha çok davalının yanlış tutumundan ve sorumsuzluğundan kaynaklandığını belirterek boşanmaya karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme 12/1/2012 tarihli kararıyla dosyayı E.2008/363 sayılı dosyada birleştirmiştir. Mahkeme 22/2/2013 tarihli kararında, dinlenen taraf beyanları, tanık beyanları ve dosya kapsamına göre; davacı ile davalının 15/8/2007 tarihinde evlendiklerini, beş yılı aşkın bir süredir evli olduklarını, evliliklerinden çocuklarının olmadığını, davacı ile davalının yaklaşık dört yıldır ayrı yaşadıklarını, birlikte yaşadıkları dönemde aralarında sık sık tartışmalar yaşandığını, hatta davalının davacıya karşı şiddetuyguladığını, hakaret ettiğini, ayrı kaldıkları bu dönemdedavacınınmaddi ihtiyaçlarını ile ilgilenmediğini, geçimsizliğe neden olan olaylarda davalının ağır kusurlu olduğunu belirterek asıl davayı kabul etmiş, birleşen davayı reddetmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 18/11/2013 tarihli kararıyla hüküm onanmıştır. Karar düzeltme talebi ise aynı Dairenin 8/4/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Ret kararı bireysel başvuru tarihinden sonra 18/3/2015 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş, başvurucu ret kararını 25/6/2014 tarihinde öğrendiğini beyan etmiş ve 8/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.