Ceza Genel Kurulu 2017/99 E. , 2019/264 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi :Çocuk Ağır Ceza Sayısı : 466-2 Sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle Kartal (Kapatılan) 1. Çocuk Mahkemesince verilen 10.02.2010 tarihli ve 553-31 sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Üsküdar (Kapatılan) Çocuk Ağır Ceza Mahkemesin…
**Ceza Genel Kurulu 2017/99 E. , 2019/264 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi :Çocuk Ağır Ceza Sayısı : 466-2 Sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle Kartal (Kapatılan) 1. Çocuk Mahkemesince verilen 10.02.2010 tarihli ve 553-31 sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Üsküdar (Kapatılan) Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince 03.02.2011 tarih ve 114-41 sayı ile sanığın, nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-a-h, 168/3, 31/3, 62 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin kurulan hükmün sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 26.10.2015 tarih ve 6908-44362 sayı ile; "İddianamede suçun neden ibaret bulunduğu daha doğrusu yüklenen eylemin neler olduğu açıklanmalıdır. Esas olan iddianamede yazılı sevk maddesi olmayıp, iddianamede olayın anlatılış biçimidir. Açılmış dava olup olmadığı, sevk maddesine göre değil, eylemin açıklanış ve yasal unsurlarını gösteriş biçimine göre belirlenmelidir. Eğer açıklık yok ise, iddianame iade edilerek, yeniden düzenlenmeden hüküm kurulmamalıdır. (CMK. 170. maddesi) Cumhuriyet savcısı soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasına ya da kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin iki karardan birini verir. Kovuşturmaya yer olmadığına kararları kesin hüküm niteliğinde değillerdir. Kovuşturmama kararına karşı; a-) Suçtan zarar gören, kovuşturmasızlık kararının kendisine bildirilmesinden başlayarak 15 gün içinde bu karara itiraz eder ve itirazı inceleyen makam itiraz dilekçesinde kamu davasını haklı gösterecek olaylar ve deliller görür ise, kamu davasının açılmasına karar verir. Cumhuriyet savcısı bu halde kamu davası açar. Hakimin Cumhuriyet savcısının yerine geçerek dava açması dahi söz konusu olamaz. Kovuşturmaya yer olmadığına dair Cumhuriyet savcısının kararına itiraz CMK'nın 173. maddesinde düzenlenmiştir. b-) Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve/veya şüphelilere karşı yeni delillerin çıkması durumunda da yeniden değerlendirme yaparak daha önce kovuşturmasızlık verdiği konuda dava açabilir. (CMK. 172/2.) Ancak; kovuşturmama kararı sanık veya/sanıklar için bir baskı aracı da olamaz, o halde gelişi güzel bu karar kaldırılıp dava açılamaz. CMK'nın 171. maddesinde Cumhuriyet savcısının kamu davasını açıp açmayabileceği hususuna yer verilmiştir. Yani her durumda dava açma yetkisi Cumhuriyet savcısında bulunmaktadır. CMK'nın 225.maddesine göre, 'Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.' Özetle, hükmün konusu, duruşma sonucuna göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir. İddianamede anlatılan olay, hükmün konusudur. Dava konusu yapılmayan bir eylem nedeniyle yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Somut olayımıza gelince;