21. Hukuk Dairesi 2019/5305 E. , 2019/7061 K. MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : . İş Mahkemesi A)Davacı İstemi; Davacı vekili, malulen emeklilik talebinin reddine dair kurum işleminin iptali ile 05.05.2014 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. B)Davalıların Cevapları; Davalı vekili; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C)İlk Der…
**21. Hukuk Dairesi 2019/5305 E. , 2019/7061 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : . İş Mahkemesi A)Davacı İstemi; Davacı vekili, malulen emeklilik talebinin reddine dair kurum işleminin iptali ile 05.05.2014 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. B)Davalıların Cevapları; Davalı vekili; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C)İlk Derece Mahkemesi Kararı; Bölge Çalışma Müdürlüğü yazıları, Kurum kayıtları incelenmiştir. Davacının tüm tıbbi evrakları celp edilmiş dosya Adli Tıp İhtisas Kuruluna gönderilmiş, Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporuna göre davacının meslekte kazanma gücününün 2/3"ünü kaybettiğini mevcut belgelere göre maluliyetinin ...Kuvvetleri Komutanlığı Kasımpaşa ...Hastanesince düzenlendiği bildirilen 08/11/2002 tarih 5077 sayılı sevk geciktirmesi raporundan başladığının bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili ...Genel Kurulundan rapor alınmasını talep etmişse de dosyada ki YSK ve ...3. İhtisas Daireleri raporları arasında çelişki bulunmadığından ...Genel Kurulundan rapor alınmasını talebinin reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonunda davacı vekilinin davacının kurum tarafından tespit edilen maluliyet oranına itirazla maluliyet oranının tespiti için dava açtığı davacının maluliyetinin askerliğe başladığı tarihte oluşmadığını belirterek malulen emeklilik talebine ilişkin kurum işleminin iptali ile malulen emekliliğe hak kazandığının tespitini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacının tıbbi evrakları Adli tıp ihtisas dairesi ve tüm dosya kapsamı birlikte dğeerlendirilerek davacının 11/10/2008 tarih 27021 sayılı resmî gazatede yayımlanan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre beden çalışma gücünün %60'ını kaybettiği ancak 1978 doğumlu davacının mevcut psikotik bozukluk hastalığı nedeniyle 85/925 sayılı sosyal sigortalar işlemler tüzüğünün 3 bölüm 10. Maddesi 14/b bendi kapsamında bu hususun tespit edildiğini mevcut belgelere göre deniz kuvvetleri komutanlığı kasımpaşa ...hastanesince düzenlendiği belirtilen 08/11/2002 tarih 5077 sayılı sevk geciktirme raporu ile hastalığının başladığı tespit edildiğinden sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte maluliyeti var olduğundan malullük sigortasından yararlanamayacağı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar vermiştir. D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı; Somut olayda davacının malul sayılamayacağına ilişkin Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve bu karara itiraz üzerine açılan (istinafa konu) eldeki davada yerel mahkemece aldırılan ...raporunun birbirini teyit ettikleri anlaşıldığından, davacının sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte maluliyetinin var olduğu, bu nedenle maluliyet sigortasından yararlanamayacağı sonucuna varılarak yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusunda davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermiştir. E) Temyiz Nedenleri, Davacı vekili, Müvekkilin rahatsızlığı ilk kez, 2000 yılında ortaya çıkmış olmakla birlikte hastalığın seyri, uzun bir süre yavaş ilerlemiş, müvekkilin gündelik hayatını idame ettirmesi, çalışması ve özbakımını yapması bakımından bir engel teşkil etmemiştir. Nitekim, müvekkilin rahatsızlığına başlangıçta bir tanı konulmamıştır. ...Kuvvetleri Komutanlığı Kasımpaşa ...Hastanesince düzenlenen 08.11.2002 tarih ve 5077 sayılı sevk geciktirmesi raporunda müvekkile ilişkin olarak ''askerliğe elverişli değildir'' raporu verilmeyip '' Bir yıl sevk geciktirmesi'' yönünde rapor verilmiş olması da müvekkilin rahatsızlığının çok ileri aşamada olmadığını göstermektedir. Müvekkilin rahatsızlığına ilişkin olarak ilk kez 20 Ocak 2004 tarihli ‘’askerliğe elverişli değildir’’ raporu ile ‘’bir hecmeden fazla tekrarlayan psikotik bozukluk (farklılaşmamış tip)’’ tanısı koyulmuştur. Bu tanıya rağmen, müvekkilin rahatsızlığının derecesi, ilk tanı koyulduğu tarih ile bugün aynı değildir. İlk tanı koyulduğu tarihten itibaren uzun bir süre, düzenli ve sürekli ilaç tedavisi sayesinde rahatsızlığının müvekkilin normal gündelik hayatımı idame ettirmesine hiçbir olumsuz etkisi olmamıştır. Nitekim, bu sayede müvekkil, 2008 yılında SGK’lı bir işe girip çalışmış ve kendi geçimini sağlamıştır. Ancak, müvekkilin zaman zaman atak dönemleri yaşadığı ve hastanede yatarak tedavi gördüğü de olmuştur. Kayıtlar incelendiğinde görüleceği üzere, müvekkil, ilk olarak 2008 yılı Kasım ayında Özel Surp Pırgiç Ermeni Hastanesinde yatarak tedavi görmüştür. Bu tedavinin olumlu sonuç vermesi sayesinde müvekkil, 2011 Temmuz ayına kadar normal gündelik yaşantısına ve çalışmasına devam etmiştir. Müvekkil, 2011 yılı Temmuz ve Eylül aylarında, her defasında yaklaşık 1 ay olmak üzere 2 kez Bakırköy Prof.Dr.... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yatarak tedavi görmüştür. Bu tedavilerin olumlu sonuç vermesi sayesinde müvekkil, 2014 yılı başlarına kadar, yani 2 yılı aşkın bir süre, düzenli ilaç tedavisine devam ederek, normal hayatını sürdürmüş, işine devam etmiştir. Ancak, 2014 yılı başlarında müvekkilin rahatsızlığında ani bir ilerleme meydana gelmiş ve tekrar hastaneye yatış yapılmak durumunda kalınmıştır. Ocak ve Mayıs (2014) ayları arasında 3 kez yatarak tedavi görmesine rağmen müvekkilin sağlığı, tam olarak düzelmemiş, bu nedenle müvekkil, eski sağlığına tam olarak kavuşamamıştır. Müvekkilin rahatsızlığının bu seyri, hastane kayıtlarıyla da sabittir. Nitekim, çalışmakta olduğu işvereni de sık sık hastaneye yatması nedeniyle, işlerin aksadığını belirtip artık müvekkille çalışmak istemediklerini söyleyerek müvekkilin iş akdini sonlandırmıştır. Dolayısıyla, müvekkilin ...Kuvvetleri Komutanlığı Kasımpaşa ...Hastanesince düzenlenen 08.11.2002 tarih ve 5077 sayılı sevk geciktirmesi raporunun verildiği tarihte çalışma gücünün 2/3'ünü kaybetmiş olduğu tespiti kesinlikle doğru değildir. Müvekkilin işe ilk başladığı tarihlerde var olan rahatsızlığı, çalışmasını ve normal hayatını idame ettirmesini engelleyecek derece/düzeyde olmayıp zamanla, özellikle son 3 yılda artmış ve 2014 yılı itibariyle çalışmasını engelleyecek ve malul kabul edilmesini gerektirecek dereceye ulaşmıştır. Nitekim, müvekkilin rahatsızlığının artması ve gündelik yaşantısını dahi kendi başına sürdüremeyecek aşamaya gelmesi nedeniyle, müvekkilin vesayet altına alınması ihtiyacı da 2014 yılında ortaya çıkmış olup Bakırköy 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/3557 E.sayılı dosyası ile müvekkilin vesayet altına alınmasına karar verilmiştir. Müvekkilin genel sağlık durumunun iyi olduğu ve bu sayede çalışıp günlük hayatını idame ettirebildiği dönem ile genel sağlık durumunun kötüye gittiği ve çalışamaz ve günlük hayatını idame ettiremez hale geldiği ve vesayet altına alındığı dönemler arasında hiç fark yokmuş gibi kabul edilerek hüküm kurulmasının hukuki bir açıklaması yoktur. Açıklanan nedenlerle, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'nun 24.09.2018 tarih ve 16928 No.lu raporuna yaptığımız itiraz doğrultusunda, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan yeni bir rapor alınması gerekirken, itirazımızın reddedilerek, yeni bir rapor alınmaksızın davamızın reddine karar verilmesi, akabinde aynı gerekçelerle istinaf talebimizin reddedilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararının bozulmasını neticede davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Dava malulen emeklilik talebinin reddine dair kurum işleminin iptali ile 05.05.2014 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Davacının 13.08.2008 tarihinde ilk kez çalışmaya başladığı, 28.05.2014 tarihine kadar 1827 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu, Zeytinburnu 100. Yıl Ticaret Lisesi ünvanlı 183204893973214 sicil numaralı işyerinden 01.10.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin mevcut olduğu, Zeytinburnu vergi dairesi yazısına göre 05.04.99 işe başlama ve 31.12.2001 terk tarihli plastik ve tarım ürünleri toptan alım satım işi yaptığı, İstanbul Sosyal Güvenlik il müdürlüğünün bölge sağlık kurulunun 30/12/2014 tarih 19745 sayılı raporunda 506 sayılı yasa 53. maddesinin A fıkrasına göre malul durumda sayıldığı aynı maddesnin B fıkrasına göre aynı kanuna tabi işyerine maluliyetini gerektiren hastalık ve arızasıyla girmesi nedeniyle malulluk sigortası yardımından yararlanamayacağı, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 24/10/2014 tarih ve 80/13573 karar sayılı kararında; Mevcut belgelere göre sigortalı 506 sayılı Kanuna tabi işyerine maluliyetini gerektiren hastalık ve arızası ile işe girdiğinden aynı Kanunun 53üncü maddesinin (B) fıkrası hükmünce maluliyet sigortası yardımlarından yararlanamayacağına, (5510 sayılı Kanunun geçici 10uncu maddesi gereği) karar verildiği, ...3. İhtisas kurulu 24.09.2018 tarih ve 16928 karar sayılı mütalaasında Mustafa oğlu 1978 doğumlu ...’nun mevcut psikotik bozukluk hastalığı nedeniyle 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü 3. Bölüm 10. Maddesi 14/B bendi kapsamında kapsamında çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmiş olduğu, Mevcut belgelere göre maluliyetinin ...Kuvvetleri Komutanlığı Kasımpaşa ...Hastanesince düzenlendiği bildirilen 08/11/2002 tarih 5077 sayılı sevk geciktirmesi raporundan başladığının rapor edildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacıya ait Zeytinburnu 100. Yıl Ticaret Lisesi ünvanlı 183204893973214 sicil numaralı işyerinden verilen 01.10.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin mevcut olduğu, öncelikle davacıya sigorta başlangıcı için Kuruma başvurması için süre verilmesi ve Kurumca başvuru reddedilirse, sigorta başlangıç tespiti davası açması için süre verilerek o dava sonucu beklendikten sonra hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Yapılacak iş, öncelikle davacıya sigorta başlangıcı için Kuruma başvurması için süre verilmesi ve Kurumca başvuru reddedilirse, sigorta başlangıç tespiti davası açması için süre verilerek o dava sonucu beklendikten sonra karar vermekten ibarettir. O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davacılardan ...'ya iadesine, 20/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.