11. Ceza Dairesi 2023/4862 E. , 2023/8160 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/684 E., 2023/213 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü…
**11. Ceza Dairesi 2023/4862 E. , 2023/8160 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/684 E., 2023/213 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ... ... yönünden 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden kanun yolu bildiriminde temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifade kullanılmış olması nedeniyle; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2015 tarihli ve 2015/11-120 Esas, 2015/313 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, avukatlar da dahil olmak üzere başvurucuların kanun yolunda yanılmalarına sebep olunduğu gibi Anayasa Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli kararına göre de bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde bulunması karşısında, sanık ... müdafinin temyiz isteğinin de süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2014/655 Esas, 2015/759 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) bendi uyarınca mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. 2. ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2014/655 Esas, 2015/759 Karar sayılı kararının sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 08.06.2022 tarihli ve 2021/773 Esas, 2022/11986 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2022/684 Esas, 2023/213 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'un temyiz isteği; suçlamaları kabul etmediğine, sigortalı işe başlayacağını söyleyerek kendisine imza attırıldığına, maddi bir menfaat sağlamadığına, bu nedenle hakkında kurulan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; yapılandırma süreci beklenmeden cezaları ödemediği şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın sahte fatura düzenleme eylemlerinden haberdar olmadığına, herhangi bir maddi menfaat elde etmediğine, suç kastının olmadığına, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, bu nedenle hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Ihlara Metal.. Ltd. Şti'nin 2011 yılındaki yetkilisi olan sanık ... ile 2012 yılındaki yetkilisi sanık ...'un sahte fatura düzenledikleri iddiası ile haklarında kamu davası açılmştır. 2.Sanıkların üzerine atılı suça ilişkin vergi inceleme raporu ve vergi tekniği raporu dosya arasındadır. 3.Mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna göre 2011 yılında 566 belge ile 45.927.447,00 TL tutarında, 2012 yılında 366 belge ile 72.307.757,00 TL tutarında sahte fatura düzenlendiğinin tespit edildiği bildirilmiştir. 4.Sanık ... savunmalarında; Özdemir Bolat ve ... isimli kişilerin yanına gelerek iflas ettikleri için kendi adlarına şirket kuramadıklarını, kendisinin ortak olmasını istediklerini, kendisinin de işsiz olduğu için kabul ettiğini, ancak şirketle ilgili kendisine hiçbir bilgi verilmediğini, bu nedenle kendisinin 2011 yılı sonunda ortaklıktan ayrıldığını, düzenlenen faturalardan haberdar olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 5.Sanık ... savunmalarında; ... isimli kişinin ofisine arkadaşının kendisini götürerek sigortalı işte çalışacağını söylediğini, ...'ın kendisini notere götürdüğünü, sahte faturadan haberdar olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 6.Dosya arasında bulunan bilirkişi raporuna göre; incelemesi yapılan faturalar üzerindeki imza ve yazıların sanıkların eli ürünü olmadığı belirlenmiştir. 7.Şirketin muhasebeciliğini yapan ve tanık olarak beyanı alınan ..., sanık ...'i yalnızca bir kere gördüğünü, sanık ... Artuk'u görüp görmediğini hatırlamadığını, belgeleri ...'ın getirdiğini söylemiş,...ise belgeleri ... olduğunu beyan eden şahsın getirdiğini söylemiş, ancak mahkeme aşamasında dinlenmemiştir. 8. Mahkemece sanıkların üzerilerine atılı suçu işledikleri kabulü ile haklarında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuş, zarar ödenmediği için etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı bildirilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanıkların savunmalarında atılı suçlamaları kabul etmemeleri, elde edilen faturalar üzerindeki imza ve yazıların sanıkların eli ürünü çıkmaması ve tanık beyanları dikkate alındığında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, d) Mali müşavir ...'in ifadesinin yeniden alınarak ve sanık ... ile gerekirse yüzleştirme yaptırılarak belgeleri getiren kişinin bu sanık olup olmadığının sorulması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hükümler kurulması, 2.Kabule göre ise; 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen fıkralarla vergi kaçakçılığı suçu için etkin pişmanlık imkânı getirilmiş, 7394 sayılı Kanun’un yayımı tarihinde soruşturma, kovuşturma veya infaz evresinde bulunan dosyalara uygulanmak üzere benzer düzenlemelere de 213 sayılı Kanun'un geçici 34 üncü maddesinde yer verilmiştir. Somut olayda, bozma ilamından sonra, Mahkemece Aliağa Vergi Dairesi Müdürlüğüne 22.07.2022 tarihli müzekkere ile " 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddede yazılı fiillerle ilgili olarak verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının tespit edilerek" gönderilmesi istenilmiş, sanık ... ve müdafisi, duruşmalara katılarak vergi ziyaını ödeyeceğini söyleyerek süre talep etmiş, son celsede, yeniden yapılandırma taleplerinin henüz vergi daireleri tarafından değerlendirilmediğini, vergi borcunu yapılandırarak ödeyeceğini, bu nedenle süre talep ettiğini beyan etmiş, sanık ... ile ilgili olarak 2012 yılında mükellefi olduğu ...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 13.02.2023 tarihli yazısı ile " vergi ziyaına ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığının görüldüğü" belirtilmiş olduğundan, sanık ...'in zararı ödeyerek etkin pişmanlıktan yararlanma iradesi göstermesine karşın, kendisine süre verilmemesi, sanık ... hakkında ise herhangi bir zarar tespit edilemediği belirtilmesine karşın hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2022/684 Esas, 2023/213 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.