1. Hukuk Dairesi 2025/4110 E. , 2026/1924 K. "" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/620 E., 2025/106 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Savur Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/305 E., 2021/485 K. Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 68... ve 28 parsel sayılı taşınmazların yapılan kadastro çalışması neticesinde 16.07.2009 tarihinde Maliye Hazines…
1. Hukuk Dairesi 2025/4110 E. , 2026/1924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/620 E., 2025/106 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Savur Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/305 E., 2021/485 K. Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 68... ve 28 parsel sayılı taşınmazların yapılan kadastro çalışması neticesinde 16.07.2009 tarihinde Maliye Hazinesi adına tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı; dava konusu taşınmazların dedesinden babasına, babasından da kendisine kaldığını, ancak kadastro tespiti esnasında Hazine adına tescilinin yapıldığını ileri sürerek taşınmazların tapusunun iptali ile adına tescilini istemiştir. Asli müdahale talebinde bulunanlar; dava konusu taşınmaz üzerinde su kuyuları ve su kanalları bulunduğunu, bunların kendilerine ait olduğunu, bunun dışında aşağıda kalan yerlerin davacıya ait olduğunu savunmuşlardır. Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. Savur Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; imar-ihyanın tamamlandıktan sonra 20 yıl zilyet olma şartının sağlanmadığından davanın reddine, asli müdahiller yönünden ise Hazineye ait taşınmaz üzerine işgal suretiyle herhangi bir yapı yapılmasının yapıyı yapanlara herhangi bir tescil hakkı tanımayacağı, taşınmazlar üzerindeki kuyuların köy kurulmadan evvel yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 1 68... parselde 1952, 19 73... yıllarına ait hava fotoğraflarında tarımsal faaliyetin bulunmadığı, 2002, 20 12... yıllarına ait hava fotoğraflarında ise tarımsal faaliyetin bulunduğu; 1 68... parselde 1952, 1973, 1984, 2002, 20 12... yıllarına ait hava fotoğraflarında tarımsal faaliyetin bulunmadığı, ziraat bilirkişi raporuna göre keşif tarihi itibariyle taşınmazların taşlık-kayalık olduğu, tarımsal faaliyetin yapılmadığı, ayrıca uzun süredir kullanılmadığı, teraslama yapılmadığı yani imar-ihya yapılmadığı, zirai olarak tarım yapılacak arazi olmadığı belirtildiğinden taşınmazların tespit tarihi olan 2009 yılından önceki tarihlerde kullanım ve tasarrufa konu olmadığı, bu haliyle bilimsel verilerle desteklenmeyen mahalli bilirkişi beyanlarına itibar etmenin mümkün bulunmadığı, tespit tarihi itibariyle davacı lehine kazanım koşulları oluşmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle kadastro tespitinin 16.07.2009 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 16.09.2019 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmakla, sonucu itibariyle doğru bulunduğuna göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.