T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/553 - 2026/340 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/553 KARAR NO : 2026/340 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2021 NUMARASI : 2020/227 E. - 2021/418 K. DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Hakl…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/553 - 2026/340 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/553 KARAR NO : 2026/340 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2021 NUMARASI : 2020/227 E. - 2021/418 K. DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2021 tarih ve 2020/227 E. - 2021/418 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı Şirketin 2019/26268 sayılı "‘..." ibareli marka başvurusuna, müvekkilince adına tescilli "..." ibareli markalara dayalı olarak yapılan itirazın, diğer davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun, müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu başvurunun sonunda yer verilen "..." ibaresinin, başvuruya herhangi bir ayırt edicilik katmadığını, bu ibarenin, "..." kelimesinin kısaltması olup, tescil talebinde bulunulan mal ve hizmetler için tanımlayıcı bulunduğunu ve ayırt ediciliğinin olmadığını, dava konusu başvuruyu müvekkili markalarından farklılaştırmadığını, "..." ibaresinin ise "..." kelimesinin İngilizcesi olduğunu, iki kelime arasındaki tek farkın, birinin "C" birinin "K" ile yazılmasından kaynaklandığını, "C" harfinin ise "K" olarak okunduğu dikkate alındığında bu işaretlerin birebir aynı olduğunu, "..." markasının 2007’den bu yana tanınmış marka statüsünde korunduğunu, "..." markasının uzun yıllardan bu yana tescilli olması ve fiilen ülkemiz sınırlarını aşmış tanınmışlık düzeyi, kazandığı itibar ve ayırt edicilik karşısında, üçüncü şahıslarca yapılacak aynı veya benzer ibareli tescil taleplerinin, müvekkili markalarının itibar ve tanınmışlığından haksız kazanç sağlayabileceğini, başvuru markasının davalı Şirket adına, müvekkili markaları ile birebir aynı, ilişkili ve tanınmış olduğu sektörde tescilinin ve varlığının, ilk kez müvekkili tarafından kullanılmış ve tanınmış markaların ayırt ediciliğini zedeleyeceğini ve markanın sulanmasına yol açacağını, davalının kötü niyetli olduğunu, davalı yanın önceden tescilli bulunan markalarının esas unsurunun dava konusu markadan tamamen farklı olması ve farklı mal ve hizmetleri içermesi nedeniyle müktesap hak savunmasının yerinde olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-4065 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkilinin 1994’den beri ihracat yapan köklü bir kumaş üreticisi ve "..." markasının 2006 yılından beri sahibi olduğunu, dava konusu başvurunun da müvekkilinin ana firması "... TEKSTİL" adına 2006 yılından bu yana tescilli bulunduğunu, logo farklılığı sebebiyle görsel manada markaların karıştırılması ihtimalinin olmadığını, "..." ibaresinin, İngilizce’de pamuk anlamına geldiğini ve ülkemizde özellikle tekstil sektöründe marka, ticaret unvanı ve işletme adı gibi ibarelerde yaygın olarak kullanıldığını, dolayısıyla düşük derecede ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, marka kapsamlarının da benzer olmadığı gibi davacı ile müvekkilinin farklı müşteri kitlelerine hitap ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının kullanım ispatına tabi olmayan 2011/43340, 2014/105646, 2015/03350, 2005/09422, 2006/62367 ve 2013/23440 sayılı "..." ibareli markaları arasında, ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacının belirtilen markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşabileceği, bu açıdan SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların oluştuğu, diğer yönden "..." ibareli başvuru markasının, davacının "..." markalarının tescili kapsamında olup ayniyet taşıdığı gibi "..." markasının yüksek derecede ayırt edicilik ve bilinirlik kazandığı "hazır giyim/tekstil sektörü" ile yakın ilişki içerisinde olan 24. sınıf "Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüler. Kampçılar için uyku tulumlar" ve 27. sınıf "Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum). Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları” malları ile 35. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular, Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler.-Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum). Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. Bebekler için kundak örtüleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” ve 40. sınıf "Kumaş işleme hizmetleri, yün işleme hizmetleri” bakımından tescil ve kullanımı halinde potansiyel alıcıların "..." markasının tanınmışlık düzeyinin yaratacağı olumlu izlenim ve çağrışımla satın alma tercihlerine yön vermeleri, davacı markasının temsil ettiği imaj ve güvenin davalı markasına transferi ve böylece haksız menfaat sağlanması, alıcı kitlesinin davalı markası altında sağlanan mal ve hizmetlerde beklediği kaliteyi bulamaması halinde ise olumsuz düşünce ve algısının "... markasına mal etmesi/tahmil etmesi, davacı markasının çekim//ayırt edici gücü ve etkileme alanının zayıflaması, giderek sıradanlaşması, itibar ve ayırt edici niteliğine zarar verilmesi durum ve sonuçlarının da ortaya çıkması hallerinden birinin oluşabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2020-M-4065 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2019/26268 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili, mahkeme kararının aksine kuruma itiraz aşamasında ileri sürülen ve mesnet olduğu iddia edilen markalar ile başvuru konusu marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan bir benzerlik bulunmadığını, davacının tüm markalarında “pamuk, pamuklu” anlamına gelen ve zayıf ibare olan “...” ibaresinin esas unsur olarak yer aldığını, “...” ibaresinin başta tekstil ürünlerinde olmak üzere ülkemizde çok fazla kullanılan zayıf bir ibare olduğunu, davacıya ait mesnet markaların SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddeleri kapsamında tanınmış olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkili adına başvurusu yapılan "..." markası ile davacı tarafın ileri sürdüğü markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili markası kapsamındaki mal ve hizmetler ile davacı markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığını, ayrıca davacı ile müvekkilinin, birbirlerinin müşterilerine temas etmediğini, müvekkilinin hitap ettiği kitlenin iş sahipleri olduğunu, bu kişilerin ortalamanın üzerinde dikkate sahip, daha bilinçli ve seçici bulunduklarını, "..." ibaresinin İngilizce'de pamuk anlamına geldiğini ve sektörel olarak yaygın biçimde kullanıldığını, dolayısıyla ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, "..." ve "..." markalarının görsel, fonetik ve kavramsal bakımdan birbirleri ile karıştırılma ihtimali olmadığını, kullanım ispatı bakımından hatalı tespitler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacının markalarını kullanmadığı mal ve hizmet sınıflarında sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunamayacağını, müvekkilinin kazanılmış hakkının ve marka haklarını genişletme imkanının mahkemece gözetilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davalı Şirketin 2019/26268 sayılı "..." ibareli başvurusuna, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itirazın, dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddine karar verilmesi üzerine, davacı taraf bahsi geçen YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece de dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, ayrıca başvuru kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden tanınmışlıktan kaynaklanan tescil engeli de olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dava konusu başvuru sahibi davalı Şirket, gerek davalı Kurum nezdindeki itiraza karşı görüşünde gerekse de davaya cevap dilekçesinde, dava konusu başvuru üzerinde, ana firma adına tescilli 2006/22497 sayılı "..." ibareli markadan kaynaklı olarak müktesep hakkının bulunduğunu savunmasına rağmen ilk derece mahkemesince, bu hususta olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmamış, belirtilen markadan dolayı davalı yararına müktesep hak koşullarının oluşup oluşmadığı incelenmemiştir. Oysa davalı Şirket yararına müktesep hak koşullarının oluşması halinde, müktesep hak doğan mal ve hizmetler yönünden davacı markalarının, davalı Şirketin marka tesciline engel olamayacağı açıktır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Şirketin müktesep hak savunması değerlendirilmek suretiyle somut uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu gerekliliğe uyulmaması, 6100 sayılı HMK’nın 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 353/1-a-6. maddesi uyarınca "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halini oluşturduğundan, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 08/12/2021 gün ve 2020/227 E. - 2021/418 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalılar vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/02/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.