5. Hukuk Dairesi 2024/2812 E. , 2024/7406 K. MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4997 Esas, 2024/33 Karar DAVA TARİHİ: 09.03.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/310 Esas, 2023/540 Karar Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaşt…
**5. Hukuk Dairesi 2024/2812 E. , 2024/7406 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4997 Esas, 2024/33 Karar DAVA TARİHİ: 09.03.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/310 Esas, 2023/540 Karar Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın bedel depo edilmediğinden usulden reddine karar verilmiş, karar İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin dördüncü maddesi uyarınca temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Dairemizce bozulmasına karar verilen karar, Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.04.2022 tarihli ve 2021/168 Esas, 2022/271 Karar sayılı kararı olup Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Dairemizce bozulduğundan, bozmaya uyularak İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca temyiz yolu açık olduğundan doğrudan Dairemize gönderilmesi gerekirken, maddi hataya dayalı olarak davacı idarenin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği ve Bölge Adliye Mahkemesince karar verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, yetkisiz Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 05.01.2024 tarihli ve 2023/4997 Esas, 2024/33 Karar sayılı kararı, "yok hükmünde olduğunun tespitiyle; kararın ortadan kaldırılmasına" ve Dairemizin 12.04.2023 tarihli ve 2022/14936 Esas, 2023/3749 Karar sayılı bozma kararına uyularak verilen İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2023 tarihli ve 2023/310 Esas, 2023/540 Karar sayılı kararının incelenmesinde; Davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... 1312 ada 74 parsel (eski 8019 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini ve yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ne kadarlık kısmının kamulaştırılacağının net olarak belirlenemediğini, taşınmazın nitelikleri dikkate alındığında arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, arazi olarak değerlendirilmesi durumunda en az %500 objektif değer artışının uygulanması gerektiğini, acele el koyma dosyasında belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, kalan kısımla ilgili değer azalışı hesaplaması yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 22.04.2022 tarihli ve 2021/168 Esas, 2022/271 Karar sayılı kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli ve 2022/2347 Esas, 2022/2373 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğunu, bu hususta davacı idarenin istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususların yerinde görülmediğini, böylece Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden sonra 05.01.2023 tarihinde depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediği yönünde beyanı da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yeniden inceleme sonucunda fark kamulaştırma bedeli depo edilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar Mahkemece verilen kesin süre içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de ödenek temin edilerek depo kararının yerine getirildiğini, usul ekonomisi ilkesi gereği dosyanın gelmiş olduğu aşama da gözetilerek kamu hizmetinin aksamaması ve kamu yararı amacıyla davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği hâlde, davacı idarece fark bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmakla birlikte, her ne kadar davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının yerine getirildiği anlaşılmışsa da davalı vekilinin 27.02.2024 tarihli temyize cevap dilekçesi ile davacı tarafa verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmediğinden İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine karar vermesinin yerinde olduğunu belirterek davacının temyiz talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının usul ekonomisi kapsamında bozulmasına gerek olmadığı sonucuna varılmıştır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.