10. Hukuk Dairesi 2023/13746 E. , 2024/553 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/325 E., 2023/2019 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Küre Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/8 E., 2022/60 K. Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf
**10. Hukuk Dairesi 2023/13746 E. , 2024/553 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/325 E., 2023/2019 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Küre Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/8 E., 2022/60 K. Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; iş kazası sonucu vefat eden sigortalı hak sahiplerine bağlanan gelirin 5510 sayılı Kanun'un 21/1 inci madde hükmü uyarınca rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının yahut değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin imkânsız olduğu hâllerde, belirsiz alacak davası açılabileceğini, oysa davacı tarafından hak sahiplerine yapılan ödeme miktarının tam ve kesin olduğunu, dolayısıyla eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, kurum sigortalısı ...’un, 29.03.2017 tarihinde saat 01.15 sıralarında, dava dışı işçi ... ile birlikte göçertmenin ağız kısmındaki maden atıkları ve pasayı temizlemek maksadıyla kullanmakta olduğu kepçe ile ileriye doğru gitmesi gerekirken geriye doğru giderek göçertmeye düşmesi şeklinde gerçekleşen iş kazasında, müvekkil şirkete izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, dikkatsiz ve tedbirsiz hareketleri ile iş kazasına sebebiyet veren sigortalının asli kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; işveren davalının %90 sigortalının %10 kusurlu olduğunu bildiren kusur raporunu hükme esas alınarak; " davanın kabulü ile 335.672,73 TL peşin sermaye değerli gelirin 155.158,69 TL'sine gelir bağlama onay tarihi olan 06.06.2017 tarihinden, 180.514,04 TL'sine gelir bağlama tarihi olan 20.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1-Davacı vekili istinaf başvurusunda; işverenin ağır kusurlu olduğunu, yeniden kusur raporu alınması gerektiğini ileri sürmüş ve hesap raporu alınmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili istinaf başvurusunda; davanın belirsiz alacak türünde açılabilmesi için davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi gerektiğini, oysa ki davacı Kurumun vefat eden işçinin hak sahiplerine yapmış olduğu ödemenin tam ve kesin olduğunu, bu sebeple işbu davanın belirsiz alacak olarak açılmasının mümkün olmadığını, sigortalının ağır kusurlu olduğunu, müvekkil Şirkete herhangi bir kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, yeniden kusur raporu alınması gerektiğini, müteveffa ...’a ait özlük dosyası incelendiğinde müvekkili şirketin iş sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili alabileceği bütün tedbirleri almış olduğu ve gerekli eğitimleri vermiş olduğunu, sigortalının hak sahiplerine Allianze Sigorta tarafından 150.000 TL, müvekkili tarafından 6.050 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemelerin gerçek zarardan tenzil edilmesi gerektğini, sigortalının 50 yaşına kadar yer altında, 60 yaşına kadar 10 yıl yer üstünde çalışacağının yanlış bir faraziye olduğunu ileri sürmüş ve mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, alınan kusur raporu, hesap raporu doğrultusunda verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası sonucu vefat eden sigortalı hak sahiplerine bağlanan gelir ile sigortalıya yapılan tedavi giderinin 5510 sayılı Kanun'un 21/1 inci madde hükmü uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkindir 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 21 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz eden davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.