(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11291 E. , 2009/11782 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.03.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki büt…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11291 E. , 2009/11782 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.03.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, dava konusu 97 ada 10 parsel sayılı taşınmazda hissedarı "... "nın yazılı olmayan baba adının eklenmesi ve yanlış yazılan soyadının düzeltilmesi ile 887 ada 1 parsel ve 1210 ada 2 parsel sayılı taşınmazların hissedarları ... oğlu ... ve ... kızı ...'nin eksik yazılan baba adlarının düzeltilmesi ve yazılı olmayan soyadlarının eklenmesi ile bu parsellerde hissedar olan "... kızı ..."nin baba adının "... ..." olarak düzeltilmesi ve bu kişinin murisleri ... kızı ... ile aynı kişi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davalı idare vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır. Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. 2- a) Kaydında düzeltme yapılması istenen her üç parseldeki paydaş "..."nin ... mahallesi 652 haneden gelen nüfus kaydına göre, baba adı " ..."dir. Dava dilekçesinde böyle bir açıklama yapılmayıp baba adının sadece ... olarak yazılı olduğu ya da hiç yazılmadığı belirtilmiştir. Düzeltme yapılırken de dava dilekçesindeki açıklamaya bağlı biçimde hüküm kurulmuştur. ...'nin nüfus kaydında yazılı olan baba adı " ..." biçiminde tashih edilmedikçe bu paydaşa ait tapu kaydında isteme bağlı biçimde baba adı düzeltilmesi yapılması mümkün değildir. Durum davacı tarafa açıklanarak nüfus sicilinde gerekli düzeltmeyi yaptıracağı yolunda beyanda bulunması halinde adı geçene o yolda bir davayı açıp yürütmek için yeterli sürenin verilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirdi. b) Yine paydaşlardan "..." ye ilişkin talep baba isminin "..." olarak düzeltilmesinden sonra tespit hükmü kurulması yolunda iken tapu kaydında paydaşın baba adına "..." isminin eklenmesine karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı idare vekilin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca her iki taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.