T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2026/151 KARAR NO : 2026/311 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2025 NUM…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2026/151 KARAR NO : 2026/311 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2025 NUMARASI : 2022/44 Esas - 2025/916 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 02/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/04/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirketlerin kurmuş olduğu ortak girişim arasında 19/07/2012 tarihli taşeron sözleşmesi ile TMO’nun 300.000,00 Ton kapasiteli Hububat Depoları yapım işi 3. Kısım Kızılırmak, Çorum, Mucur, Babaeski isimli işinin yapımının kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından sözleşmeye konu işlerin tam ve eksiksiz teslim edildiğini, bu konuda çeşitli hakediş ve ödemelerin iş sahibi TMO tarafından davalı ortak girişime yapıldığını, geçici kabul işlemleri yapılıp bitirilmesine karşı müvekkiline ödeme yapılmaması nedeni ile bakiye alacaklar için ihtarname çekildiğini, faturalar gönderildiğini, son kesilen faturaların iade edilip ödeme yapılmayacağının bildirilmesi üzerine, Ankara 16. İcra Dairesinin 2015/4039 esas sayılı icra takibine başlatıldığını, ancak borçlu tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu ileri sürerek, öncelikli olarak ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalıların ve ortak girişimin TMO dan alacakları ve açığa çıkacak teminatları üzerine ihtiyatide bir haciz konulmasını, davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmışını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalılar vekili; davacı tarafından müvekkili şirketler aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz etmeleri sonucunda takibin durdurulduğunu, açılan bu davanın da hukuki dayanaktan yoksun , haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın işi tamamladığı iddiasının doğru olmadığını, yüklenici davacı şirketin birçok eksik ve kusurlu işlerinin bulunduğunu ve uyarılmalarına rağmen eksik işlerin tamamlanmadığının , davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği geçici kabullerin yapıldığı ve idareden müvekkil şirketin hakkedişlerin tamamını aldığı hususunun doğru olmadığını, davacının ihtarnamelerinde belirttikleri üzere teminat yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, alacağın likit alacak olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, davacı tarafın eser sözleşmesi kapsamında alacağı tahsil etmek için başlattığı icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan vaki itirazın iptali davasına ilişkindir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen en son 18/11/2025 tarihli Ek raporda: Dosya içerisinde tespit edilmiş hususlar ile yukarıda yapılmış olan incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda; Davacının üstlendiği davaya konu Kırklareli/ Babaeski, Çankırı/ Kızılırmak, Kırşehir/ Mucur ve Çorum'daki işlerle ilgili olarak dava dışı TMO tarafından kesin kabul işlemlerinin yapılmış olduğu, TMO tarafından gönderilen bilgi ve belgelere göre İlave Mekanik İşler bedelinin hakediş (08/07/2014) tarihi itibariyle Toplam 70.800,00 TL olduğu, Buna göre davacının icra takip tarihi itibarı ile 233.331,10 TL (KDV dahil) alacaklı olduğu belirtilmiş olup bilirkişi kurulunun bu ek raporu denetime açık olup karar ve hüküm kurmaya elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davacı tarafın iş ortaklığını oluşturan davalılardan eser sözleşmesi kapsamında 233.331,10 TL (KDV dahil) alacaklı olduğu tespit edildiği" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davalıların Ankara 16. İcra Dairesinin 2015/4039 Esas sayılı ( Yeni: Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 2021/5865 esas sayılı ) ilamsız icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca kısmen iptali ile, 233.331,10 TL asıl alacak üzerinden icra takibinde belirtilen şekilde faizi ile birlikte tahsili ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının Bölge Adliye Mahkemesi kararında işaret edilen tespitlere aykırı olduğunu, müvekkilinin yaptığı ilave işlere ilişkin alacak miktarının dava dışı TMO'nun davalı yükleniciye ödediği 70.800,00 TL ile sınırlı tutulmasının maddi olaya ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla sözleşme dışı işlerin ise yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanmasının gerektiğini, müvekkilince ilave iş bedellerine ilişkin olarak birim/fiyat cetveli de sunulmuş olmasına rağmen, bilirkişi heyetince bu hususların dikkate alınmadan yapılan hesaplamanın hükme esas alınamayacağını, yine BAM kararında gösterilen mekanik tesisat işleri içerisinde yer alan eksik işlerin tamamı müvekkilinin sorumluluğu altında olduğuna ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, müvekkilinin işi kapsamında olmayan çelik silo imalatının dahi müvekkilinin işi kapsamında gösterilerek, hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, 3. geçici kabul eksiklerinin davacı tarafından tamamlanmış olması gözetilmeden, alacaktan düşüm yapılması hatalı olduğunu, yine hükme esas alınan raporda eksik ve kusurlu imalat başlığı altında yer alan elektro mekanik işlerinin müvekkilinin iş kalemlerinde yer almadığı gibi ilave işler listesinde de olmadığını, geçici kabul eksiklerinin 155.600,00 TL ve 209.000,00 TL olarak tespit edildiğini ancak, dosya kapsamından bu eksiklerin müvekkil tarafından sonradan tamamlandığını, 23 Ekim 2023 tarihli dilekçe ekinde tekrar sunulan ve ilk bilirkişi raporunda ticari defter ve kayıtların yerinde inceleme sırasında görülen taraflar arasındaki ilave iş bedellerine ilişkin resmi belgelerin yok sayılmasının kabul edilemez olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece alınan 18/11/2025 tarihli beşinci bilirkişi raporunun sonuç kısmında yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, sehven eksik imalat bedellerinin toplam tutardan düşülmediğini, ANKARA BAM 31. H.D.'nin 03/01/2022 tarih, 2021/602 e. - 2021/120 k. sayılı kararında bozma sebebi yapılan ilave imalat yönünden de eksik inceleme yapıldığını, bu kapsamda davacının iddialarını ispatlanamamış olmasına rağmen, davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, 18/11/2025 tarihli beşinci raporda; önceki, 02/01/2023 tarihli ilk, 27/05/2024 tarihli üçüncü ve 28/01/2025 tarihli dördüncü raporlarda olduğu gibi idare tarafından nefaset kesinsi yapıldığının bilirkişi raporunda belirtildiğini, ancak söz konusu nefaset kesintisinin toplam miktardan düşülmediğini, bilirkişi raporunda eksik yapılan mekanik tesisat işleri için idare tarafından nefaset kesintisi yapıldığını, sonradan sadece bir kısım iş kalemine ilişkin imalatlar için yapılan kesintinin kaldırıldığını ancak, ilk derece mahkemesince sanki bütün eksik imalatlar giderilmişcesine, rapor aldırma gereği duymadan, tamamı ile, varsayımlar ile davanının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesince, sonradan kaldırılan nefaset kesintilerin neler olduğunun bilirkişiler marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, sonradan nefaset kesintileri kaldırılan birtakım imalatlardan kastedilen imalat bedeli toplamının 18.100,00 TL olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği üzere, sözleşme dışı ilave işlerin neler olduğu ve bu doğrultuda da her ilave işin ne kadar olduğu kalem kalem tespit edilmeden davacının ilave iş yaptığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, sonradan tamamlanan birtakım imalatlardan kastedilen imalat bedeli toplamının 18.100,00 TL olduğunu, bu tutarın kırklareli/babaeski, kırşehir/mucur ve çorum için mekanik işlerden kaynaklı olarak tespit edilen 156.000,00 TL eksik imlalat bedelinden ve yine, Çankırı/Kızılırmak için mekanik işlerden kaynaklı olarak tespit edilen 209.000,00 TL eksik imalat bedelinden çıkarılması durumunda dahi; eksik imalat bedelinin (156.000,00 TL + 209.000,00 TL - 18.100,00 TL) 346.900 TL olarak tespit edileceğini, yine davacının icra inkar tazminatının kabul edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taşeron davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 233.331,10 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiş olup, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı taşeron, davalılar yüklenicidir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Davacı 19/07/2012 tarihli sözleşme ile davalıların yükleniminde bulunan işin mekanik tesisat işlerini yapmayı üstlenmiştir. Davacı işi yapıp teslim etmesine rağmen davalıların iş bedelinin tamamını ödemediklerini iddia ederken, davalılar davacının eksik ve hatalı işleri bulunduğunu savunarak davanın reddini istemektedir. Mahkemece önceden davanın kabulüne karar verilmiş, Dairemizin 2021/602 E. - 1260 K. Sayılı kararı ile hükmün HMK. 253/1-a-4,6 maddeleri uyarınca kaldırılması sonrasında davanın kısmen kabulü ile, 233.331,10 TL'nin davalılardan tahsiline yönelik hüküm kurulmuştur. 1-Mahkemece Dairemizin kaldırma kararı sonrasında ek raporlar alınarak davanın kısmen kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; hesap hatası olduğu, son ek rapora da tarafların gerekçeli ve dayanaklı itirazlarının olduğu, diğer yandan alınan bilirkişi raporunun da uyuşmazlığı çözecek mahiyette olmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece eser sözleşmeleri konusunda uzman bir Hukukçu, bir İnşaat Mühendisi, bir Makine Mühendisi ve bir Mali Müşavir bilirkişiden yeni bir bilirkişi heyeti kurulmalı, bilirkişi heyetince tarafların iddia ve savunmaları, mahkemece hükme esas alınan ek rapor ve bu ek rapora yapılan itirazlar bilirkişi heyetince incelenmeli, mahkeme ve yasa yolu denetimine elverişli hüküm kurmaya esas olabilecek uzlaştırıcı bir bilirkişi raporu alınmalıdır. 2-Davalılar vekilinin icra inkar tazminatı verilmesine yönelik istinaf nedeninin incelenmesinde; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07.06.2006 tarihli ve 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı) Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayda davacı taşeron, iş bedelinden bakiye alacağının tahsili amacıyla davalılar aleyhine başlattığı ilâmsız icra takibine davalı yüklenici borçlunun haksız itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili talebinde bulunmuştur. Davalılar ise, işin eksik ve kusurlu ifa edildiğini, davacının sözleşme uyarınca vermesi gereken teminatları da vermediğini savunmuştur. Yapılan yargılama sürecinde icra takip dosyası getirilmiş, tarafların göstermiş oldukları kanıtlar toplanıp, bilirkişiden raporlar alınmış, alacak-borç durumu yargılama sonucu alınan bilirkişi raporuna göre belirlenmiştir. Bu durumda dava, konusu itibariyle yargılamayı gerektirir özellik arzetmektedir. Takibe konu edilen alacak likit değildir. Bu nedenle mahkeme kabulüne göre, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/44 Esas, 2025/916 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır