11. Hukuk Dairesi 2011/3327 E. , 2012/10243 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/11/2010 tarih ve 2010/111-2010/642 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2011/3327 E. , 2012/10243 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/11/2010 tarih ve 2010/111-2010/642 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinden faturalı mallara konu emtiayı alan ...'nin, karşılığında davalı bankaya ait ...tarafından keşide edilen 30.12.2005 tarihli 8.955,00 TL bedelli çeki verdiğini, çeki tahsil etmek istediğinde, çek hesabının sahte nüfus cüzdanıyla açıldığından bahisle ödeme yapılmadığını, ... hakkında başlatılan takipte aciz vesikası alındığını, davalı bankanın zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 8.955,00 TL’nin 30.12.2005 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın bir yıllık zaman aşımına uğradığını, bankanın çek karnesi verirken kendisine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, aciz vesikası düzenlenmesinden sonra bir yıl içinde açılan davanın süresinde olduğu, bankanın çek hesabı açarken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, nüfus cüzdanının sahteliğini araştırmadan çek karnesini düzenlediği, karşılıksız çıkan çekten dolayı hamil olan davacının zarara uğradığı, çek keşidecisi ile kambiyo ilişkisine girmemiş olan davacının kusursuz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Davalı bankanın, nüfus cüzdanının sahteliğini araştırmadan ...adına hesap açarak çek karnesi verdiği sabit olduğundan 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2,2. ve TTK.nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurlu olduğunun ve bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğinin kabulü icap eder. Ancak, çekin hamili de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, özenli davranmak durumundadır. Somut olayda, davacının bu çeki kabul ederken ödeme gücü bulunmayan kişiye mal vermek suretiyle karşı tarafın güvenilirliği ve ödeme gücü hususlarında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden, müterafik kusurlu olduğu sonucuna varılmaktadır. Davacının çeki keşideciden almaması, cirantadan alması da kusurlu olmadığı anlamına gelmez. Bu durumda davacının uğradığı zarardan çek hesabı açarken ve çek karnesi verirken gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın tamamen sorumlu tutulması doğru değildir. O halde, oluşan zararda davacının da çeki kabul ederken gereken dikkat ve özeni göstermemesi etkili bulunduğundan, somut olay koşulları değerlendirilmek suretiyle davacının kusur oranının belirlenerek buna göre davalının sorumlu olduğu miktarın hüküm altına alınması gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak oluşan zarardan tamamen davalının sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı banka yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.